Uyandığımda Jamie hala uyuyordu, kalkıp yüzümü yıkamaya karar verdim, banyoya ilerledim, ev nedensizce sessizdi, Matt'in bu saate kadar kalkmış olması gerekiyordu ama belli ki uyanmamışlardı. Elimi yüzümü yıkayıp kapıdan çıktığımda Jamie'de uyanmıştı. Yatakta gerinip gülümsedi, yatağın kenarına oturup onu öptüm.
'Günaydınlar beyefendi'
'Günaydın Jess'
Gülümsüyordu, güldüm ve onu elinden tutarak kaldırdım.
'Aşağı inip kahvaltı hazırlamalıyız'
'Millet nerde'
'Uyuyorlar sanırım, hadi'
Elinden tuttum ve birlikte aşağı indik, mutfağa ilerlediğimizde tezgahta bi not vardı.
"Biraz işimiz çıktı, bize küfür etmemeniz için arabayı size bıraktık otostopla şehre döneceğiz, iyi eğlenceler xoxo
-Matt,Anne . "
Güldüm ve kenara koydum, Jamie'de güldü ardından belime sarıldı.
'Demek yalnızız'
'Öyleyiz'
Kalçalarımı ona sürttüm. Gülümsedi ve boynumdan öptü
'Sen az değilsin'
Hızla beni tezgaha dayadı ve arkamdan kendini bedenime bastırdı. Ona dönmeye çalıştım ama izin vermedi ve kollarımın etrafından kollarını doladı ve beni sıkıca sarmalayıp hareketsiz bıraktı, hafif hafif sürtünüyordu, inledim ama çok sessizdi. Beni yavaşca serbest bıraktığında ona döndüm ve sarıldım.
'Neden devam etmedin, neden bana istediğimi vermedin'
'Kendimi dizginliyordum, canını acıtırım Jess, şimdi değil'
'Hadi ama lütfen, seni istiyorum artık'
'Bende kahvaltı istiyorum, hadi yardım et'
Derince nefes alıp verdim ardından birlikte kahvaltı hazırladık. Hiç konuşmamıştık, yüksek sandalyelere oturup yemeye başladık, suratım asıktı oysa gülümsüyordu.
'Ne zaman eve dönmek istersin'
Cevap vermedim suratıma anlamsızca baktı ve derince nefes aldı.
'Küstün mü bana'
Yine cevap vermedim
'Buraya gel'
Beni kucağına çağırdı, gitmedim, sinirlendi ve sert bir şekilde tekrar etti. Biraz korktum ve gidip kucağına oturdum, sandalyesini iyice yaklaştırıp beni kendisi ve masa arasında sıkıştırdı.
'Neden kızgınsın bana, lütfen çocukluk etme ve konuş'
'Sana seni istiyorum istiyorum diyorum, sen diyorsun ki kahvaltı istiyorum, artık gerçekten beni istemediğini düşünüyorum Jamie'
'Kahvaltı istiyorum dedim çünkü açtım ve istediğin şeyi yapmanın sırası değildi'
'Ne zaman sırası olacak gerçekten merak ediyorum'
Ofladı ve suratını yüzüme dikti
'Gerçekten sence seni istemesem şu anda altında hiç olmadığım kadar sert olur muydum?'
'Bilmem artık'
'Jessica, şu an seni istemesem bir dakika yanında durmazdım, ve bunu çok iyi biliyorsun, gözüm döner ve canını acıtırım diye korkuyorum, yoksa vücudum deli gibi seni istiyor, bana inan.'
Boynuna sarıldım o da belime sıkıca sarıldı.
'Bir daha böyle düşünme beni çok üzüyorsun, anlaştık mı Jessica?'
'Anlaştık'
Anlımdan öptü ve gülümsedi, bende yanağından öptüm. Bi süre bakıştık ardından gülümsedik. Yavaşca tişörtümü çıkarırken konuştu
'Söyle bakalım, ne yapmamızı istedin'
'Sevişmek istedim'
'Ee başka'
O sırada südyenimin askısıyla oynuyordu
'Tenini tenimde hissetmek istedim'
'Devam et'
'Seni istedim işte, seni içimde istedim'
Südyenimi çıkardı ve başparmaklarını göğüs uçlarıma koydu.
'Başka ne istedin bebeğim, anlat bana utanma'
'Beni ellemeni istedim'
Bu sefer baş parmaklarını hareket ettirmeye ve oynamaya başladı.
'Dilini vajinamda hissetmek istedim.'
'Sürtün bana'
Kendimi ona sürtmeye başladım ve omuzlarına ellerimi koydum.
'Penisini yalamak istedim, ahh Jamie'
İnledim, göğüs uçlarımı yalamaya başladı hala sürtünmeye devam ediyordum.
'İçime girmeni istedim ve beni becermeni'
Masadan çikolata sosuna uzandı, durdum ama yeniden sürtünmemi sağladı, bende devam ettim. Sosu yavaşça göğüslerimde gezdirdi ardından yalamaya başladı.
'Ah bebeğim, vajinamda seni istiyorum'
'Devam et'
'Becer beni, tam şu anda beni parçala'
Emmeye başladı ve dişliyordu, delirmek üzereydim.
'Ah Jamie, senin için boşalmak istiyorum'
'Sakın boşalma ve sürtünmeye devam et'
'Lütfen gelmeme izin ver lütfen'
Boşalmak üzereydim ve kendimi zor tutuyordum, ona sıkıca tutundum.
'Daha sert sürtün ve sakın boşalmaya cesaret etme'
Dediğini yaptım, ama dayanamıyordum.
'Jamie tutamıyorum kendimi'
'Hayır tutacaksın'
'Ahh bebeğim yalvarırım izin ver'
'Hayır, boşalırsan seni cezalandırırım, devam et'
'Lütfen Jamie, ah lütfen yalvarırım dayanamıyorum'
Durdum ve kendimi ona bastırdım yoksa boşalacaktım, izin vermedi ve yeniden hareket etmemi sağladı.
'Jamie izin ver bebeğim nolursun'
'Dayan az kaldı'
Bağırdım, zor dayanıyordum.
'Ah geliyorum, lütfen'
Beni durdurdu, hayır boşalmam gerekiyordu lütfen. Ona sarıldım o da bana sarıldı.
'Şimdi git yerine otur ve kahvaltına devam et'
Onun suratına anlamsızca baktım, cidden mi?
'Sakın bana trip atmaya kalkışma ve gidip yerine otur, tekrar etmeyeceğim.'
Kucağından indim ve yerime oturup kahvaltımı bitirdim, o da öyle.
'Tişörtümü giyebilir miyim artık?'
'Giyebilirsin'
Onu alıp bana attı, üzerime geçirdim.
'Kaçta eve gidelim'
'Gidelim birazdan'
'Yukarı çıkıp hazırlan, ben burayı toplarım'
Dediğini yaptım ve odada çantama eşyalarımı doldurdum ayrıca odayı da bulduğumuz gibi bırakmaya özen göderdim. Aşağı indiğimde Jamie mutfağı toplamıştı ve hazır görünüyordu.
'Hazır mısın'
Başımı salladım, başıyla kapıyı işaret etti birlikte çıkıp arabaya bindik. Yol biraz uzun olduğundan uyumayı düşünüyordum.
'Seni eve bırakayım, akşam almaya gelirim olur mu'
'Sen ne yapacaksın?'
'Biraz işlerim var'
'Ne işi'
'Fabrikayla ilgili şeyler, onları halledeyim sonra seni alacağım tamam mı'
'İyi peki tamam'
'Bozma moralini n'olur'
'Yıldönümümüzü ayrı geçireceğiz'
'Hayır tamamen ayrı sayılmaz, akşam birlikteyiz ve şu anda öyle'
'Tüm günü birlikte geçiririz diye düşünmüştüm'
'Özür dilerim, çabuk gelmeye çalışacağım tamam mı'
'İyi peki tamam'
Elimi alıp öptü bende eğilip yanağından öptüm. Bi kaç saat sonra varmıştık, evin önünde durdu ve bekledi.
'Dikkat et kendine Jamie'
'Merak etme bebeğim'
'Bana yazarsın'
'Yazacağım, ve sende bir şey olursa ara lütfen'
'Tamam, seni seviyorum'
'Bende seni seviyorum'
Sarıldık, yanağımdan öptü ardından indip eve ilerledim, ben gidene kadar gitmedi ve içeri girdikten sonra gitti. Bende mutfağa ilerleyip anneme ve babama selam verdim
'Hoşgeldin Jessica'
'Merhaba, ne yapıyorsunuz bakalım'
'Kahvaltı ediyorduk ister misin?'
'Hayır teşekkürler, odamda biraz ders çalışacağım'
'Nihayet'
'Evet şey, haklısınız aslında'
'Bizde annenle bu konuyu sana bahsedecektik Jessica, biraz otur lütfen'
Diğer sandalyeye oturdum, korkuyordum çünkü babam kızgındı, ders çalışmıyordum haklılardı.
'Mezun olamayacağından korkuyoruz, gerçekten hiç çalışmıyorsun ve okula da gitmiyorsun sınavların yaklaşıyor, biraz daha dişini sıkıp bu seneyi hallet, ardından istediğin kadar Jamie ile vakit geçirirsin'
'Haklısınız, bundan sonra çalışırım'
'Güzel, gerisini sana bırakıyoruz öyleyse'
Başımı salladım ve onları öpüp yukarı çıktım. Daha az Jamie, daha çok ders, harika(!). Odama kapanıp iki saat boyunca uzun süredir açmadığım kitaplarımın kapaklarını açtım ve sayfalarını karıştırım. Bir şeyler hatırlıyordum elbette ama bir çoğunu unutmuştum. Sonunda ara verip Jamie'yi aradım. Kısa süre sonra açtı.
'Bende tam seni arayacaktım, nasılsın bi tanem?'
'İyiyim Jamie, ders çalışıyordum sen nasılsın, ne yapıyorsun?'
'Hâlâ aynı şeylerle uğraşıyorum biliyorsun, mola verdim'
'Kaç gibi gelirsin'
'Bir kaç saate, uygun olur mu?'
'Evet ama bu gece sende kalabileceğime emin değilim, babam ders çalışmayıp okula gitmediğim için biraz kızgın ve haklıda'
'Yine de izin almaya çalış, senden ayrı kalmak istemiyorum'
'Denerim, bi an önce gel lütfen'
'Merak etme biter bitmez geleceğim, söz'
'Tamam, seni seviyorum'
'Bende seni, iyi çalışmalar'
'Sana da, görüşürüz'
Derince nefes aldım ve kitaplarımın başına geçerek bir nevi yeni hayatıma alışmaya çalıştım.

3 saat sonra

İçime Jamie'nin sevdiği mor iç çamaşırlarımı giydim ve üzerime de mavi etek ve beyaz dantelli bir büstiyer giydim. Çantamı alıp bugün için önceden hazırladığım hediyeyi içine koydum ve telefonumu da içine attıktan sonra aşağı indim, Jamie kapıda arabayla bekliyordu. Babama görüşürüz demek için salona ilerledim, annem arkadaşına gitmişti.
'Ben çıkıyorum baba'
'Çok geç kalma'
'Şey aslında ben soracaktım ki bu akşam Jamie'de kalabilir miyim?'
Bana gözlerini dikti ve kızgın olduğunu o an anladım.
'Tamam şey, üzgünüm, bir gibi gelirim'
Bakışları değişmedi, hadi ama lütfen saat zaten sekiz.
'On bir de evde ol'
'On iki olsun, lütfen, lütfen, lütfen'
'Tamam on iki, ama bir dakika bile gecikirsen Jamie ile bir daha zor görüşürsün'
'Tamam teşekkürler, görüşürüz'
El salladı, fazla sertti, kapıdan çıkıp derince nefes aldım ve arabaya ilerledim bindiğimde sarıldık.
'On iki de evde olmam gerekiyormuş Jamie'
'Sen ciddi misin?'
'Evet, hatta ilk on bir dedi ama bir saat daha izin alabildim'
'Peki tamam, iyi tarafından bakalım hiç yoktan iyidir'
'Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak gibi duruyor'
'Sıkma canını, birlikte olduğumuz sürece ne olursa olsun üstesinden gelebiliriz'
Ona daha sıkı sarıldım ve boynundan öptüm, o da öyle. Bir dakika kadar öyle kaldık ardından benden ayrıldı ve arabayı evine doğru sürdü...

Umarım beğenmişsinizdir, yorumlarınızı eksik etmezseniz beni mutlu edersiniz, sizi seviyorum ❤️

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!