For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

78 - Hakikat ve Yalan (V)

56 33 0

Babasının yazdığı satırlar burada bitiyordu. Defteri didik didik arasa da ona ait başka bir yazı göremedi Uras. Bunu ilk fark ettiğinde hayal kırıklığına uğramıştı. Sadece bir sayfa mıydı? Söyleyebileceği o kadar şey varken hem de. Babasına bu konuda için için kızgın olduğunu fark etti Uras. Yapabileceği bir şey yoktu; elindekiyle yetinmeliydi. Özellikle son paragrafı Uras'ın kafasını epey karıştırmıştı. Aynı mısraları üst üste kaç defa okuduğunu hatırlamıyordu. Buna rağmen babasının bu iki yol ile nereye gelmeye çalıştığını tam olarak idrak edememişti. Üstelik "Seninle benzer satırlarda tekrar buluşacağız." en çok ilgisini çeken cümle olmuştu. Üzerine baya kafa yordu; yine bir sonuca ulaşamadı Uras. Belki bu yollardan birine çoktan ayak basmıştı, belki de önünde daha yılları vardı.

Uras için hiçbir sayfa bu kadar değerli olmasa da defterin geri kalanı da okumaya değerdi; cisim hakkında Bay Lambert'a ait birçok çizim, grafik ve yazılar içeren bilgiler ile doluydu. Yazıların ve çizimlerin profesyonel bir ele ait olduğu aşikârdı. Öncelikle bugüne kadar cisim hakkında elde edilen bilgileri okuyup, harfi harfine öğrenmesi gerekiyordu. Eline bir fırsat geçmişti ve bunu değerlendirmeliydi. Gölge Adam'ın -her kimse- bu defteri Uras'a göstermesinin mutlaka bir önemi olmalıydı diye düşündü Uras.

Defterin ilk yaprağının köşesinden tutarak sayfayı çevirdi ve cismin temsili bir çizimi ile karşı karşıya geldi. Belli ki Bay Lambert'in çizim yeteneği bir hayli iyiydi; cismi neredeyse bire bir benzetmişti. Doğal olarak her şeyi İngilizce yazmıştı. Uras'ın İngilizce bilgisi hepsini anlamak için yeterli olmasa da bilgisayarındaki sözlükten yardım alabilirdi. Çizimin üzerinde büyük harflerle "USO" yazıyordu. Yanında parantez içinde açıklaması da verilmişti: "USO (Unknown Space Object)". Uras bunun ne anlama geldiğini biliyordu: "Bilinmeyen Uzay Cismi".

"Uzay mı?" dedi Uras kendi kendine. Demek Bay Lambert, cismin uzaydan geldiğini düşünüyordu. Uras gözlerini masasının üzerinde ışıldayan cisme doğru çevirdi. Daha önce aklından geçse de bilinmeyen bir uzay cismine babasının nasıl ulaşmış olabileceğine bir anlam verememişti.

Sayfada sadece resim yoktu. Resmin üzerinden çıkan birkaç ok, sayfa kenarlarında küçük yazılara çıkıyordu. Cismin boyutlarını ve ağırlığı belirten rakamsal değerler de vardı. Resmin altında ise bir paragraflık el yazısı bulunuyordu. Lambert kısaca şundan bahsediyordu:

"USO 20,5 cm çapında ve 52,34 Kg ağırlığındadır. Koyu altın renkli yamuk küre şeklinde bir görünüme sahiptir. Cismin denge noktası resimde A2 ile belirtilmiştir. Ağırlık merkezinin normal bir nesnede tek bir noktada olması gerekirken, cismin eğime göre ağırlık merkezi değişmekte ve cisim böylece devrilmeden durabilmektedir; nedeni bilinmiyor. Yüzeyinde 1298 adet eş çaplı gözenek mevcut. Oyuklar ve çıkıntılar bir simetri izlemiyor. C4 ile gösterilen oyuğu sıfır noktası var sayar isek, D4 en yüksek nokta olur; fark: 2,3 Cm."

Uras, diğer yaprağa geçti. Bu yaprakta üzerine yapıştırılmış bir takım rakamsal değerlerin olduğu belgeler ile doluydu. Birinin başlığında: "Kuzey Amerika Araştırma Merkezi" yazıyordu, diğerlerinde ise farklı kurum isimleri vardı. Anlaşılan Bay Lambert, cismi bir süreliğine babasından ödünç almıştı. Uras sayfaları çevirmeye devam etti; her çevirdiğinde başka test sonuçları ile karşılaşıyordu. Cisim farklı yerlerde birçok teste tabi tutulmuştu. Her ne kadar Uras test sonuçlarını anlamak için kafa yormaya çalışsa da her satır farklı rakam ve kısaltmalar ile doluydu; bu yüzden birkaç sayfa daha çevirerek test sonuçlarını atladı ve bu sayfaların bitiminde Bay Lambert'in el yazısı ile karşılaştı. Başlıkta "Özet" yazıyordu. Bunu gördüğüne sevindi Uras, yoksa hiç bir şey öğrenemeyecekti. Yazıda genel olarak şunlardan bahsediyordu:

"Radyo karbon yaş testi başarısız oldu. Dendrokronoloji, TL-OSL, ESR, Fizyon, Obsidiyen Hidrasyon, Potasyum-Argon ve amino asit testleri başarısız oldu: Yaşı bilinmiyor ya da 2 milyonun üzerinde. Organik maddeye rastlanmadı. Hacmine göre hissedilen ağırlık anormal seviyelerde. Elektron mikroskop taraması ile 3000X değerinde yapılan incelemeler sonucu maddenin yapısında eksik ve zayıf detay saptanamadı. Maddenin kristal haritası bilinen metallerle uyuşmuyor. Kristal dokusunun elektron gaz basıncı olağanüstü seviyelerde olduğu gözlendi. Darbe testlerinin başarısızlığını buna yoruyorum. Ezilip bükülemiyor, fakat ileri düzey bilgisayarlar ile yapılan gözlemlerde cismin önemsiz seviyede hasar aldığı ve kendini sürekli iyileştirdiği tespit edildi. Termal incelemelerde cismin merkezindeki ısının, kabuğuna göre daha yüksek olduğu görüldü. Çevresindeki potansiyel enerjiyi içine çektiğini düşünüyorum. Işığının kaynağa ihtiyaç duymadan sürekli yanmasının nedeni bu olabilir..."

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!