75 - Hakikat ve Yalan (II)

56 35 0

"Kasabanın maceraperest prensi! Bayanların tutkulu rüyası! Asaletin ve karizmanın tek temsilcisi!"

Uras ve Melis dâhil herkes anons sesini dinliyor villanın kapısına ses çıkarmadan bakıyordu. Anons devam ediyordu:

"Yakışıklı! Becerikli! Cömert ve gerçek bir beyefendi! Ama biraz da serseri! Bayanlar ve Beyler! Sizi daha fazla sabırsızlandırmak istemiyorum. Ve size..." dedi anonsu yapan kişi ve son kelimesini olabildiğince uzattı: "Kenan Ataoğlu'nu takdim ediyorum!" diye bağırdı.

Anonsun bitmesiyle birlikte gösterişli bir müzik başladı. Yavaş yavaş aralanan villa kapısının ardında, lacivert takım elbisesi ile Kenan'ın biraz görülmesi kalabalığı heyecanlandırmaya yetti. İri camlı güneş gözlüğü ve beyaz dişleri ile Kenan, müziğin ritmine uyarak sadece sağ bacağını hareket ettiriyordu. Uras, onun adına utanarak yüzünü buruştursa da kalabalık Uras'la aynı fikirde değildi. Herkes ellerini havaya kaldırmış Kenan'a alkış ve tezahürat ile destek oluyordu.

Kenan'ın elinde bir kaykay vardı. Kaykayını ayaklarının önüne bıraktı ve üzerine zıpladı. İki elini havaya kaldırarak izleyicilerinden daha fazla coşmasını talep etti ki talebinin karşılığını hemen aldı. Yükselen seslerden doğan memnuniyetini, kafasını sallayarak belli eden Kenan, kaykayın üzerinde kendini ileri doğru itti, havuza inen kapı önü merdivenlerinden birkaçını indi, kıvrak bir hareketle sıçradı ve merdiven demirlerinin üzerinden kaymaya başladı. Her iki elini denge kurmak amacıyla gerisinde tutuyordu. Merdiven bitişine yaklaşır yaklaşmaz tam yere düşmek üzereyken kaykayla birlikte tekrar havaya sıçradı, ayaklarının altındaki kaykayı tam bir tur çevirdi ve yere kaykayın üzerinde muntazam bir iniş gerçekleşti. Bu akrobatik hareket, izleyiciler üzerinde derin bir etki yaratmış olsa gerek seyircilerin coşkusu ikiye katlandı. Yere inen Kenan, havuzun çevresinde kaykayıyla turluyor ve misafirlerine selam veriyordu. Kızlar Kenan'a dokunmak için çıldırıyor birbirlerini adeta eziyorlardı.

"Bu nasıl bir kendini beğenmişliktir?" dedi Uras dayanamayarak.

"Kenan bu... Yapar." diye cevap verdi Melis. Melis'in ışıldayan gözleri ile Kenan'ın şovunu hayranlıkla izliyor olması Uras'ın adeta içini eritiyordu.

Kenan, havuzun etrafında attığı bir turdan sonra yere indi ve kaykayı kendi haline bıraktı; böylece kaykay kendi hızıyla giderek havuzun içine düştü. Kenan duruşundan hiç taviz vermeden yürümeye devam etti; havuzun kenarında elinde içkisini tutan güzel ve çekici bir bayana doğru bir manken edası ile omuzlarını devire devire yürüyordu. Bayanın yanına vardığında onu belinden nazikçe yakalayarak kendine doğru çekti ve zarif bir dans edası ile belinden tutarak onu arkasına doğru eğdi. Genç bayan şok içinde olsa da Kenan'ın yaptığı hareketten haz duyuyor gibi görünüyordu. Dudaklarını kızın dudakları ile buluşturan Kenan, buna bir süre devam etti. Olaya tanık olanlar kısa bir şaşkınlık sessizliği oluştursalar da hemen ardından var güçleriyle alkışlamaya başladılar. Kenan dudaklarını bayandan ayırarak onu sıkıca kavrayan ellerini belinden çekti ve onu elinden tutup etrafında bir tur döndürerek serbest bıraktı. Ardından işaret parmağı ile kızı göstererek kafasını müziğin ritmi eşliğinde sallamaya başladı. Güzel bayan bu sürprizden dolayı şaşkındı ve hala Kenan'ın onu öpmüş olduğuna inanmıyordu.

"Partinin kraliçesi seçildi." dedi Nisa, üzülerek.

"Kraliçe mi?" dedi Uras şaşkınlıkla.

"Evet, Kenan her partisinde bir kraliçe seçer. Demek ki bu partinin şanslı kızı oymuş."

"Kral seçmeyecek değil mi?"

Birden müzik değişti. Başlamakta olan şarkı herkesin sevdiği popüler bir parçaydı. Kenan'ın şovuyla coşan insanlar içkilerini yenilemeye ve dans etmeye başladılar. Her şeyin ikram olduğu partide konuklar, sonuna kadar eğlenmeye niyetleri olduklarını belli ediyorlardı. Uras, Kenan'ın gösterisinden etkilenmediğini belli etmek amacıyla kayda değer bir şey olmamış gibi davranıyordu. Bora, Ceyda, Nisa ve Melis ise bulundukları yerde ufak hareketlerle dans ediyorlardı.

"Kızlar, müsaadenizle ben içkilerinizi almaya gidiyorum." dedi Uras.

"O zaman ben de sana yardım edeyim." dedi Bora. Ardından ikisi kızların yanından ayrıldılar. Havuz pistini dolduran hareketli kalabalığın arasından geçerek, havuzun hemen yanında beyaz örtü serili uzun bir masanın yanına geldiler. Masa, düzinelerce ithal şarap şişeleri ve kaliteli kadehler ile doluydu. Uras beş adet kadeh hazırlayıp, eline açık olan şişelerden birini aldı ve kadehlerin her birini teker teker doldurmaya başladı.

"Kenan hep böyle midir?" diye sordu Uras, yanında bekleyen Bora'ya dönerek.

"Gösteriş onun doğasında var. Aslında o sandığın kadar kötü bir değil. Üstelik eğlenceli bir tip. En azından okulda parti düzenleyen biri olması güzel."

"Yanlış anlama beni ama ben etrafımda bedavaya şarap içmekten haz duyan insanlardan başka kimse göremiyorum."

Bora, Uras'ın doldurduğu bardaklardan ikisini eline alarak ona yaklaştı ve:

"Artık kendine doldurduğun o kadeh ile sen de bizim gibisin." dedi ve gülümsedi.

"Galiba haklısın." demek istercesine kaçlarını kaldırdı Uras. Sonra kadehinden bir yudum aldı, gülümsedi. Ardından alt dudağını hafifçe öne doğru çıkarak Bora'yla göz göze geldi.

"Cümlemi düzelteyim. Bedava ve kaliteli(!) şarap içmekten haz duyan insanlar..." dedi Uras ve kadehleri alarak masadan uzaklaştı. Uras, Bora'yla birlikte Melis'in yanına dönmek üzereyken onu Kenan ile karşılıklı gülüşürken görünce birden başından kaynar sular döküldü. Kendini toplamaya çalıştı ve istifini bozmadan yürümeye devam etti. Galiba Melis'in güzel gözlerinin baktığı her şeyi kıskanıyordu. Bunu belli etmemesi gerekiyordu. Derin bir nefes aldı ve yanlarına yanaştı.

"İçkilerimiz geldi." dedi Uras, centilmen bir gülüşle ve ardından elindeki kadehleri sahiplerine dağıttı.

Kenan, Melis'le sürdürdüğü eğlenceli konuşmasına ara vererek:

"Vay! Şampiyon! Sen de gelmişsin." dedi ve sonra eliyle evini göstererek: "Partimi beğendin mi?" diye sordu.

"Benim adım Uras, Kenan. Şampiyon değil... Ayrıca davetin ve ikramların için teşekkür ederim." diye cevap verdi Uras.

Kenan elini yumruk yaparak Uras'ın omzuna hafifçe dokundu ve:

"Beğenmene sevindim, şampiyon. Buna alışsan iyi olur, çünkü Melis partilerimin her zaman baş konuğudur." dedi.

Uras eğlenmek üzere geldiği bu partide, özellikle Melis'in yanında bir tatsızlık çıkarmak istemezdi.

"Peki, orada öptüğün kraliçe(!) de bu baş konukların arasında mıydı?" dedi Uras.

"Hım... Onu kızı tanımıyorum. Ama... Hadi sevinsene be Uras! En azından bir kızın rüyasını gerçekleştirmiş oldum. Bunun için bana teşekkür bile etmesi lazım."

"O zaman sana önerim var. Şimdi gidip diğer kızların da rüyalarını gerçekleştirmeye ne dersin?"

"Lafımı olur dostum?" dedi Kenan ve yanında duran Melis'in ince belinden tutarak kendine doğru yavaşça çekti.

"Sakın!" diye bağırdı Uras. Sesi ortamdaki gürültüye rağmen herkes tarafından duyulmuştu. Uras sesini istemsiz bir şekilde yükselttiğine pişman oldu. Etrafına bakarak bir elini cebine koydu ve kendini toparlamaya çalıştı. Ardından sesini alçaltarak:

"Yani sakın ani bir hareket yapma. Çünkü Melis'in şarabı üzerine dökülsün istemeyiz değil mi?" dedi ve sonra kadehinden büyük bir yudum aldı.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!