50 - Yarge (IX)

54 32 0

"Şimdi size hedef konumu gösterebilmem için Lirgo'mu sisteme bağlıyorum." dedi Yneron ve kontrol panelinin üzerinde gerekli kodları girdi.

Panelin kenarında ışıktan beyaz bir alan belirdi. Yneron sağ elini uzatarak o alanın tam üzerine koydu. Masa ile etkileşime geçen Lirgo, beyaz alanın hemen altında şekiller ve yazılar üretmeye başladı. Bunlar Lirgo'nun masa aracılığı ile kodlayarak gönderdiği bilgiler bütünüydü. Yapılan işlemin her detayı masanın belleğine kodlanarak yazılıyordu. Yneron'un diğer eli ile kontrol panelinde yaptığı birkaç işlemin ardından, harita tekrar hareket etmeye başladı. Harita, galaksinin güneyinde belli bir noktaya doğru hızla büyüyordu. Toz bulutunu andıran milyarlarca yıldız, milyonlara ve akabinde yüz binlere doğru azalmaya başladı. Mevcut yıldız sayısı azaldıkça belirginlikleri artıyordu. Bu noktada yıldızlar bir toz bulutu gibi görünmüyorlardı artık; aksine her biri neredeyse bir mercimek büyüklüğüne ulaşıyordu.

Harita çok ölçekliydi. Yıldızların birbirlerine olan uzaklıkları ve boyutları, görünümleri ile bire bir örtüşmüyordu ve birden fazla ölçek üzerinden değerlendiriliyordu. Aksi halde en yakın yıldızların bile mesafeleri olağandışı rakamlara ulaştığından dolayı ışık yılı ile hesaplanan uzaklıkları yakın görünümde aynı kareye sığdırmak imkânsız olur, harita kullanışlılığını yitirirdi. Gerçek uzaklıkları ve boyutları öğrenmek için bilgisayarın hesapladığı detaylı verileri incelemek gerekiyordu.

Lirgo ile bağlantıya geçen terminal, haritayı her saniye büyütmeye devam ediyordu. Çok geçmeden yüz binlerce yıldızın sayısı binlere, ardından yüzlere kadar azaldı ve bu işlem, haritada sadece bir yıldız kalana devam etti. Sonunda herkes, masanın tam üstünde havada duran ve etrafına beyaz ışığını saçan ceviz büyüklüğünde bir yıldıza bakıyorlardı. Yıldızın hemen üzerinde kendi rengi ile 'Yarge' yazıyordu.

"Yarge..." dedi Zukhaan alçak sesle. Büyülenmiş gibi bir hali vardı. "Demek geceleri gökyüzüne baktığımızda önemsemediğimiz bu küçük yaramaz birilerine hayat veriyormuş." dedi.

Yneron elini beyaz alandan çekerek masanın Lirgo'yla kurduğu bağlantısını kesti. Ardından harita yönetimini kendi devralarak yıldızı o anki görünümünden daha büyük bir hale getirdi. Artık Yarge tüm detayları ile gözler önündeydi. Yıldız Yarge'nin üst düzey saray teleskopları tarafından en son kaydedilmiş hareketli görüntüsüydü ve belirli zaman aralıklarında kendini tekrar ediyordu. Yüzeyinde sayısız patlamalarıyla izleyenleri büyüleyen bu alevden top artık bir insan büyüklüğündeydi. Tüm görkemiyle füzyon alevlerini toplantıdaki herkesin yüzüne doğru gönderiyordu. Zukhaan'ın arkasında bekleyen Yüce Ak Öğretici Demyr'in ciddi yüzü de yıldızın yaratmış olduğu büyüden bir an olsun nasibini almıştı. Yarge'nin nadide bir yıldız olduğu parlaklığından ve dinamikliğinden hemen anlaşılabiliyordu.

Zukhaan, gür sesiyle Yneron'a seslendi:

"Söyle oğlum! Şimdi keşfettiğin gezegeni herkese anlat."

"Emredersiniz baba. Üzgünüm ki, büyüklerim, size anlatacağım şeyler sadece birkaç cümleyle sınırlı. Keşfettiğim adsız gezegen Yarge'ye olan ılımlı uzaklığından olsa gerek, kendine özgü bir yaşam örtüsüne ve yumuşak bir atmosfere sahiptir. Kontrolümüz altında benzer yaşam koşullarına sahip birçok gezegen olduğunu biliyoruz, fakat onlar su ve toprağa sahip olup, zekâ barındırmayan gezegenlerdir."

"Yani, Ghan Yneron, Torga ile karşılaştığın yerde zekâ belirtisi olduğunu mu söylemek istiyorsunuz?" dedi senatörlerden biri.

"Ne yazık ki buna emin değilim Senatör Bugrahayen, fakat Torga ile mücadelem sırasında size bir insan gördüğümü kesinlikle söyleyebilirim."

Bu cümle herkesin üzerinde güçlü bir etki yarattı. Bu yüzden kendi aralarında konuşmaya engel olamıyorlardı. O sırada senatörlerden biri Yneron'a seslenerek:

"Ghan Yneron... Gördüğün o insandan yola çıkacak olursak bize hangi mertebeye ulaşmış bir uygarlıktan söz edebilirsin?"

"Sayın senato üyesi Rekpektore... İncelemek için buna zamanım olmadı. Zaman kırılmasını hesap ederek, gördüğüm insanın üzerindeki kıyafetlerden ve genel yapısından anladığım kadarıyla gelişmekte olan bir uygarlıktan söz edebiliriz."

"Ghan Yneron! Torga'nın Yarge Sistem'ine neden gittiğine dair bir fikriniz var mı?" diye sordu bir diğer yaşlı senatör.

"Eğer bir uygarlık olduğunu var sayar isek, kendini o uygarlığa Ghan ilan etmek istiyor olabilir mi?" dedi bir diğeri, Yneron'un bir önceki soruyu yanıtlamasını beklemeden.

"Artık Torga'ya birisi kesin olarak dur demeyecek mi?"

"Peki, Torga'nın Zaman Şeridi yasasını ihlal etmesine ne diyeceksiniz?"

"Tina Sorre'de oradan oraya uçan bir iblis var ve biz burada yeni bir keşiften mi söz ediyoruz?"

"Torga'yı ve zırhı Lirgo Kanara'yı getirmediyse, Ghan Yneron neden geri döndü?"

"Bu Annadolle'ye bir hakaret!"

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!