For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

16 - Uyanış (II)

78 38 2

Uras ayakkabılarını giydi ve dışarı çıktı. Elini inceledi ve acıyıp acımadığını öğrenmek için yumruk yaparak sıktı. Gerçekten canı yanmıyordu. O sırada İlayda mutfakta rafta duran fincanları indiriyordu. Bir tanesini ışığa doğru tutarak inceledi. Sağlam gibi görünüyorlardı. İçinden "Ne kadar ilginç?" diye geçirdi.

Melis sırtını telefon direğine yaslamış, yol ayrımında Uras'ı bekliyordu. Uras'ı görür görmez gülümsedi ve:

"Günaydın!" dedi.

"Günaydın!" diyerek cevap verdi Uras.

Melis, beline kadar saldığı siyah düz uzun saçları ve tüm ışıltısıyla adeta göz kamaştırıyordu. Gülümseyerek Uras'ın gözlerinin en içine bakıyor, onu kendinden alıyor, başka diyarlara götürüyordu. Melis'in o büyüleyici gülümsemesini her gördüğünde 'Bunun için yaşamaya değer' diye düşünüyordu Uras. Hiçbir şey için olmasa bile bu bakışlar için yaşamaya değerdi.

Okula giden yola usulca girdiler. Dışarıda hoş bir hava hâkimdi. Kuş cıvıltıları eşliğinde havadan sudan konuşarak ağaçlı yürüyüş yolundan yavaş yavaş yürüyerek okulun önüne kadar geldiler.

Okul kapısın önünde Melis'in bir grup arkadaşı kendi aralarında konuşuyorlardı. Grubun lideri Kenan, her zamanki maiyeti ile çevriliydi: Selin, Gülçin ve Derin onun en sadık ekürileriydi. Teneffüslerde ve okul dışında daima birlikte gezerlerdi. Uras bugüne kadar onlardan herhangi birini yalnız başına görmemişti. Her birinin aileleri zengin, kasabaca tanınan kişilerdi ve bunu belli etmekten haz duyuyorlardı.

Kenan'ı fark etmemek zordu; 1.85 civarında boyu, geniş omuzları, dar bel çevresi, sportif vücut yapısı, yana doğru güzelce şekil verilmiş kahverengi saçları ve renkli gözleriyle oldukça yakışıklı biriydi. Okulun popüler öğrencisi olma ünvanını her zaman elinde tutmuştu. Burak'ın okuldan gönderilmesiyle birlikte popülerliğini ikiye katlamıştı.

Melis'i gören Kenan:

"Melis, buradayız." diye seslendi uzaktan. Melis, Uras'a dönerek:

"Gel gidelim. Şimdi gitmezsem tavır alırlar." dedi. Uras buruk bir onay ifadesi ile kafasını belirsizce salladı. Yanlarına geldiklerinde Kenan, Melis'i her iki yanağından öptü. Kenan'ın üzerine boca ettiği parfümünün kokusunu almamak neredeyse imkânsızdı. Parfüm dile geliyordu adeta: "Ey beni koklayan burunlar! Ben çok kaliteliyim ve çok pahalıyım."

"N'aber Melis?" dedi Kenan.

"İyiyim senden n'aber?"

"İyilik ya... Biz de hafta sonu vereceğimiz parti için konuşuyorduk. Gelir misin?"

"Hım..." dedi Melis gözlerini yukarı kaldırarak. "Olur. Gelirim tabi. Nasıl bir parti?"

"Havuz partisi. Benim evde olacak. Cumartesi biz bize işte... Pederleri göndereceğim. Bütün gün ev bizim."

"Tamam. Eğlenceli olur." dedi Melis, Uras'la bir anlığına göz göze gelerek. Kenan geç olsa da Melis'in yanında duran Uras'ı fark etti ve:

"Merhaba genç!" dedi.

"Merhaba." diye cevap verdi Uras, elinden geldiğince gülümsemeye çalışarak. Sabah sabah daha ilk ders bile başlamamışken parti hakkında konuşmalarına bir anlam veremiyordu. Üstelik aynı yaşta olduğu bir akranının kendisine 'genç' diye hitap etmesine hiç anlam veremiyordu.

"İstersen sen de gelebilirsin." dedi Kenan, beyaz dişleriyle kocaman gülümseyerek. Uras bu gülüşten hiç hoşlanmadı. Zaten kendisiyle sırf Melis'in yanında gezdiği için zoraki muhatap olduklarını biliyordu.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!