32 "His"

121K 4.8K 1.4K

ASYA

Birbirimize sımsıkı sarılıyorduk, çok mutluydum...

"Asya?!" Demesiyle yüzüne baktım. "Eline ne oldu lan?" Dedi ve elimi eline aldı.

Cama vurmuştum, dudağımı ısırdım.

"Cama vurmuş olabilirim." Dediğimde hayretle bana baktı.

"Ulan Menderes haklı, iyice bana benzemeye başladın!" Dedi, elimi daha yeni görmüştü ve kan zaten kurumuştu.

"Korktuğumdan dolayı ne yaptığımı bilmiyordum. Kızdın mı?" Dedim, elimi alıp dudaklarına götürdü.

Yüzüğü diğer elime taktığı için yeni fark etmişti.

"Bir daha böyle bir şey istemiyorum." Dedi sertçe, dudak büktüm.

"Sende yapmayacaksın." Dedim.

"Ben dayanıklıyım Asya, çok daha beterlerini de yaşadım ama sen değilsin. Bu yüzden yapmayacaksın." Dedi, kaşlarımı çattım.

"Ne demek çok daha beterlerini de yaşadım?" Dedim.

"Boşver güzelim." Dedi.

"Yiğit, söyle işte." Dediğimde omuz silkti. "Yiğit!" Dediğimde sinirle bana baktı, susmak zorunda kaldım.

Yavaşça süslenmiş masaya geldik, masaya oturduğumuzda gülümsedim. Çok güzel yemekler vardı ve masa güllerle süslenmişti.

"Teklif etmeyeceksin sanıyordum?" Dedim.

"Açıkçası bu kadar çok istemeseydin, teklif etmek aklıma bile gelmezdi." Dedi. "Sen bu kadar çok istiyorken, ne yapsaydım?" Dedi, gülümsedim.

"Bende beklemiyordum, hatta hiç beklemiyordum. Umudum bile yoktu, gerçekten çok şaşkınım." Dedim. "Ama bir o kadar da kızgın!" Yiğit kaşlarını çattı.

"Ne yaptım ki?" Dedi.

"Salak, ödüm koptu sana bir şey oldu diye! Ömrümden ömür gitti, kaza yaptın diye nasıl dua ettim. Bir daha sakın böyle bir şey yapma, ciddiyim çok korktum!" Dedim, alayla güldü.

"Kıyamam." Dediğinde göz devirdim.

"Sana Asya kaza yaptı deseler ne yapardın acaba-" Sözümü kesti.

"Asya!" Dedi kaşlarını çatarak.

"Düşüncesine bile katlanamıyorsun! Yiğit, sevgilim gerçekten çok korktum." Dediğimde önünde ki yemeği yemeye başladı.

"Üzgünüm ama planın bir parçasıydı." Dediğinde telaşla yüzüne baktım.

"Makyajım akmış mı?" Dediğimde güldü.

"Makyaj denen bir şey kalmış mı diye sormalıydın." Dediğinde hızla elime telefonumu aldım, kamerayı açtığımda çığlık attım.

Cidden makyaj denen bir şey kalmamıştı, her şey akmıştı! Şu an cidden korkunç duruyordum.

"Yiğit, neden hiç çaktırmadın?!" Dedim.

"Makyaj önemli değil, otur da ye şu yemeği sen." Dedi.

"Ay bütün kemancılar da beni böyle rezil gördü, tipime bak." Dedim.

Yiğit ıslak mendil kutusunu yüzüme attı. Göz devirdim ve hızla bütün makyajı silmek zorunda kaldım.

"O kadar makyaj boşa gitti." Diye mırıldandım.

"Sen makyaja ihtiyacı olan bir kadın değilsin." Dediğinde gülümsedim.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!