12. Bölüm

3K 186 17

Umarım hoşunuza gider. Oy ve yorumlarınız için teşekkür ediyor ve devamını bekliyorum. Keyifli okumalar.:)

**** bu arada Multimedia da başka bir Carter videosu var:))

Öğleden sonrayı sadace tavana bakarak düşüncelerimin içinde kaybolmuş bir vaziyette geçirmiştim. Onu düşünüyordum.

Beni kollarıyla sardığı o anı...
Bu öyle yanlıştı ki.

Ama o bunu umursamamıştı.

Demiş ti ki:

Annen ve baban bunu umursamamıştılar.

Onunla yaşamak istediğim bir sürü hayalim vardı. Ama hiçbiri asla gerçekleşemeyecekti.

Bu gün yaptığım şey çok tehlikeliydi.

Ya zamanında dersten çıkıp kendimi o salona kilitleyemeseydim? Ya o mankenin yerinde Carter olsaydı?

Her şey bir riskti. Ben çevrelerindeysem bütün canlılar tehtid altında sayılırdı. Bu yanlıştı. Ben Logan gibi değildim. O gücüne hükmedebiliyordu bense ondan kat ve kat daha güçlü olmama rağmen bunu kontrol edemiyordum. Akaşa ihtiyaç anında resmen kayboluyor ama en olmadık yerde coşuyordu.

Artık bu riskle yaşayamazdım.

Yataktan kalktım ve önceden hazırladığım çantamı bir kez daha kontrol ettim.

Gazlı bez, birkaç konserve yiyecek ve çikolata, Yedek kıyafet, uyku tulumu, su, ip ve çalışma salonlarının birinden yürüttüğüm, orak ağızlı iki hançer.

Bütün herşeyi kontrol edip tekrar çantama koydum.

Yanımdaki saati gece saat üçe kurdum. Akitte ki bütün herkesten uzak durmalıydım. Ve eğer kaçacaksam bu baya yorucu bir iş olacaktı bu yüzden biraz uyumalıydım. Ama önce veda etmem gereken kişiler vardı.

Odamdan çıkıp doğruca batı kampüsüne yürüdüm. Seth'in evi pahalı güzel ve lüks bir evdi. Kapıya gelene kadar nefes nefese kalmıştım. Hem hava çok sıcaktı hem de bir sürü basamak tırmanmak zorunda kalmıştım. Sonunda nefes nefese kapısını çaldım.

Seth kapıyı yarı çıplak vaziyette açtı. Altında kareli bir pijama altı vardı. Güçlü ve şekilli vücudu gözümü kamaştırıyordu. Kollarını göğüsünde birleştirince kol adeleleri gerildi.

"Ne o küçük Alex bu saatlerde gelmezdin sen?"

Hiç birşey söylemeden ona sarıldım.

Afalladı ama o da yavaşça kollarını bana doladı.

Geri ondan ayrıldığımda gözlerim dolmuştu. Ağlamamak için kendimle mücadele ediyordum. Lanet olsun.
Onu çok özleyecektim.

Afallamış bana bakan Seth'den gözlerimi aşağı çevirdiğimde söyleyecek bir yalan düşünüyordum.

"B_ben sadece seni görmek istedim." dedim.

Seth'in daha çok soru sormasından korkuyordum çünkü verecek cevabım yoktu. Öğlen Marcus'a, Logan'a ve Wren'e de veda etmeye gitmiştim ama onlar beni soru yağmuruna tutunca epey zorlanmıştım. İçten içe Marcus'un bişeyler çevirdiğimi anlamaması için dua ediyordum.

Ancak Seth hiç beklemediğim bir şekilde bana tek soru dahi sormadı. Tek söylediği şey;

"Ben de seni seviyorum, küçük Alex." olmuştu.

Melezin GölgesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!