Bölüm2

316 132 70
                                    

Medyada Aybars var . İyi okumalar 😊

Tansu

Aybars denilen adam tek kaşını kaldırmış şekilde bana doğru yürümeye başladı. birden bağırarak

"Herkes dışarı çıksın!"
dedi.

Odadaki herkes birbirine şaşırarak baktığında teker teker toplantı salonundan ayrıldılar. Aybars bana doğru yavaş yavaş yaklaştı. Ondan korkmadığımı göstermek için inadına gözlerinin içine baktım. Siyah gözlerinin zifiri karanlığında kaybolurken bir anda

"Sen" dedi

"Ben?"

Birden saçıma asıldığında acıdan küçük bir çığlık attım

"Seni küçük sıçan, benden kaçabileceğini mi sandın? "
Bana sıçan dediği için gülmeye başladım. Bu onu sinirlendirmiş olacak ki boğazımdan tutup duvara yasladı. Nefes almak için ellerini uzaklaştırmaya çalışıyordum. Ellerini boğazımdan çektiğinde  derin derin nefes aldım.

"Hemen benden özür dileyeceksin"

"Ne münasebet ben mi adam öldürmeye teşebbüs ettim? "

"Benim  ne yaptığım seni ilgilendirmez küçük şeytan. Eğer o gördüklerini herhangi birinin ağzından duyarsam o adamın yerinde sen olursun" dediğinde geri çekildim.

Aslında bu tür şeylerden korkmazdim, kendimi korurdum fakat başımı belaya sokmak istemiyordum.

"İstemiyorum işini falan hatta al  sunduğum projem senin olsun. Birdaha karşılaşmayalım" Deyip masada duran eşyalarımı toplamaya başladım.

Bu sözüm ona zafer kazandırmış olacak ki alaycı bir şekilde kahkaha attı.
Eşyalarımı topladığımda hızlıca kapıya doğru yürürken birden önümü kesti

"Benden böyle kolay kaçabileceğini mi sanıyorsun? Yanılıyorsun. " Deyip kolumdan çekiştirmeye başladı.

Toplantı odasından çıktığımızda tüm gözler bizim üzerimizdeydi. Dikkat çekmemek için etrafa yalandan gülücükler atıyordum. Önünde durduğumuz  odanın  kapısını açtığında beni içeriye savurdu. Etrafı süzmeye başladım. Baştan aşağı siyah olan bu odanın sadece duvarları beyaz renkteydi. Aybars'ın odası olduğunu tahmin ettiğimde ona göre fazla düzenli olduğunu düşündüm.

"Ne diye getirdin beni buraya?" diye bağırdım.
Yüzüne ukâlâ bir gülüş takınıp

"Eğleniriz diye düşündüm" dedi.

Tam elimi kaldırıp yüzüne çarpacaktım ki elimi havada yakaladı. Bileğimi sıkarken kahkaha atmaya başladı. Aklımda bu adamın deli olduğuna dair çanlar çalarken kapıyı kırarcasına içeri giren adama kaydı gözlerim.
Aybars ona ters ters bakıp

"Siktir git savaş seninle uğraşamam şuanda" dedi.

Adının Savaş olduğunu öğrendiğim kıvırcık saçlı adam ise

"Açım bana şu afet sekreterini çağırda pizza söylettiriyim" dedi.
Birden beni yeni görmüş gibi

"Merhaba fıstık aç olunca gözüm birşey görmüyor da ancak senin gibi bi güzelliği görmeme açlığım bile engel olamadı " dedi. Kendini bilmez , gereksiz samimiyet gösteren adama göz devirerek ofladım.
Aybars alaycı tavırla

" Açsın ama benim yemeğime dokunma Savaş " diyerek gözlerimin içine baktı.
İyice sinirlenmeye başladığımda
"Bu kadar yeter konuşmanız bittiyse ben gitmek istiyorum !" diye bağırdım.
Aybars deri koltuklara yayılırken bana bakıp

KUTUPHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin