Bölüm 3 | Cafê Loitte

19 1 0



Slide

Hoden Hills'in ara sokaklarına aykırı olan bir kalabalık söz konusu olsa da güzel görünüyor, değişik bir hava katıyor ve çevrenin enerjisini değiştiriyordu. İlk gördüğüm mağazadan üzerime kıyafet ve pantolon almıştım. Ayakkabılarımı bir süre daha böyle giymem gerekecekti, cebimde ki param tükenmişti. Yeni aldığım kıyafetlerin üzerime oturmaları için değişik şekillere giriyordum.

Islak kıyafetlerimi çöpe mi atsam, kuru temizlemeye mi bıraksam diye düşünürken, çoktan kuru temizlemecinin önüne gelmiştim. İçeriye girmeden önce Tikbay'in deri ceketinin ceplerinde bir şey olup olmadığına baktım. İç cebinden ufak bir kavanoz çıktı. İçinde mavi renkte parlayan toz görünümlü bir şey vardı. İnşaat alanında gördüğüm garip görünümlü bitkilerden dökülen toza benziyordu. Tikbay'in çantasının içerisine atarak kuru temizlemeciye girdim. Islak kıyafetleri buraya bıraktım ve ev adresimi verdim. Kıyafetler hazır olduktan sonra eve gönderilecekti.

Buradan gidebileceğim tek bir mekân vardı; Cafê Loitte. Kendine has yiyecekleri, içecekleri ve tatlıları ile gayet güzel ve hoş bir mekândı. Etrafında başka bir işletme olmaması ise kafenin daha göz alıcı ve müşteri çekme potansiyelinin artmasını sağlıyordu. Gece geç saatlere kadar açık olan kafe, gündüzleri öğlene doğru açılıyordu. Öğlen yemeği için ideal bir yerdi. Öğlen saatinde yeni açıldığı içinde her şey daha taze ve güzel oluyordu. Dolayısıyla da kalabalık oluyordu. Saate bakmaktansa güneşe baktım. Tam tepemde duruyordu. Öğlen saatlerindeydik ve kafe yoğun olmalıydı diyerek salaş mekânın tahta kapılarını açarak içeriye girdim.

Cafê Loitte, salaş görünümlü, eski bir mekân görünümündeydi. Masaları, duvarları, barı ve çoğu sandalyesi ahşaptandı. Sadece duvar dibi koltukları kumaş kaplamadan ve iki kişilik genişlikteydi. Tam yayılıp yatmalık bir rahatlığa sahiplerdi.

Masaların arasında bulunan mesafeler tatmin edici düzeydeydi. Yan masayla komşu olmadan, rahat bir şekilde oturup konuşabiliyordunuz. Duvar dibinde toplamda üç masa vardı. Boydan boya tamamen camla kaplı olan ve masa genişliğinde bulunan üç parça camın her birisinin önünde ise birer masa vardı. Orta alanda ise birbirinden farklı şekillerde konulmuş olan beş masa vardı. Alt katta toplamda on bir masa bulunuyordu.

Mekânın girişinin tam karşısında boydan boya genişlikte bar bulunuyordu. Bu barın arka tarafı depo ve mutfak amaçlı kullanıyordu. Geniş bir alanı kapsayan bu çalışma alanını kullanmayı iyi akıl eden işletme sahibi; bar, mutfak ve deponun üst katını da, asma kat gibi müşteriler için kullanılabilir hale getirmişti.

Üst katı genelde eğlence amaçlı kullanılıyordu; doğum günleri, toplantılar, karaoke gibi etkinlerde... Üst katın bütün alanı kapsamaması, alt katı da görünebilir kılıyordu. Üst kattan içerisinin manzarası çok hoş ve geniş görünüyordu.

Mekânda çalışan kişi sayısı fazla değildi. Müşterilere yetişmekte zorlansalar da sadece on kişilerdi. Gittikçe sayıları artıyordu.

Mekânın işletmesini, Kopta Grone adında birisi yapıyordu.

Kasa ile, Jane Perns adında biraz yaşlıca bir bayan yapıyordu, çok garip birisiydi.

Depo, mutfak ve bar işlerinde ise; Trevor Monack, Jerto Vonmu ve Marten Bark ilgileniyordu. İşleri kendi aralarında paylaşarak ve değiştirerek hallediyorlardı. Kopta'nın da bu konuda bir sıkıntısı olmuyordu.

Garson olarak; Luos Trips, Angie Legard, Zoey Cerns, Layla Trot ve Fundro Lonke ilgileniyordu. Bütün garsonlar kendi aralarında çok güzel anlaşıyor ve iş birliği yapıyorlardı. İşleri herhangi bir aksilik olmadan yetiştirebiliyorlardı.

Garip Bir Hikâye | Dionogard - Kaçaklar ŞehriHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin