Kapı çaldı, gidip açtım ama kimse yoktu, yalnızca yere bir mektup bırakılmıştı. Aldım ve içeriye girdim.
'Kimmiş?'
'Kimse, bir mektup'
'Gerçekten mi, kimden peki?'
'İsim yazmıyor'
Yırtıp onu açtı ve okudu
"Sevgili Matt,
Her ay olduğu gibi bu ayda sana bu mektubu gönderiyorum. Seni özledim, evine dönmelisin bebeğim, Alex'de seni çok özlüyor, bunu biliyorsun. Lütfen dön çünkü artık dayanacak gücüm yok, seni çok seviyorum.
-Laura "
Anlamadım?
'Anne bu nedir?'
'Bilmiyorum, açmak doğru olmuş gibi gözükmüyor'
'Evet şey, bence onu geri bırak, o dönünce sorarız'
'Evet haklısın'
Onu tekrar katlayıp masanın üzerine koydu, ikimizde uzun süre sessiz kaldık, kimdi bu Laura, bilmiyorum ama ailesinden biri olabilir gibi gözüküyor..
Saatlerce bekledik ancak ne gelen vardı ne giden, endişeyle Jamie'yi defalarca aramama rağmen telefonlarımı açmıyordu ve tabii Matt'de öyle.
'Anne, birazcık korkmaya başladım'
'Bende öyle'
'Dışarı çıkıp aramalı mıyız'
'O ormana girdiğimiz anda bize tecavüz edeceklerinden hiç şüphem yok'
'Haklısın çok tehlikeli gözüküyor, ne yapacağız peki'
'Bu gece uyuyalım, eğer yarın da gelmezlerse polise haber verelim'
'Ya çok geç olursa'
'Hayır kötü düşünmeyi keser misin, belki de biraz içki içip konuşuyorlardır'
'Jamie'nin benden habersiz böyle bir şey yapacağını düşünmüyorum Anne'
'Ah tamam Jessica, uyumalıyız, sabah konuşuruz iyi geceler'
Ardından yukarı çıktı, nasıl bu kadar rahat olabiliyordu bilmiyorum.. Bende yukarı çıktım ve yere, uzun büyük camın kenarına oturup dışarıyı izledim. Kollarımı göğüsümde birleştirip bacaklarımı kendime çektim ve olabilecek en iyi ihtimali düşünerek rahatlamaya çalıştım.. Saatler geçti ve hala yoklardı. Biraz müzik dinlemeye karar verip kulaklığımı taktım ve etrafı izledim. Kendimi müziğe vermiştim ki birden kapı açıldı, Jamie'ydi. Hemen telefonu bir kenara fırlatıp koştum ve onun boynuna sıkıca sarıldım. Kokusunu derince içime çekerken o da belime sarılmıştı. Hafifçe ağladım.
'Bebeğim neden ağlıyorsun'
'Çok korktum, ben bi an sandım ki-'
Konuşamadan daha fazla ağladım, başımdan öpüp sırtımı sıvazladı ve beni birazcık kendinden ayırıp suratımı elleri arasına aldı. Elllerimle yüzümü kapattım ve başımı aşağı eğdim.
'Sana bi şey oldu sandım Jamie, dönmeyeceksin sandım, çok özledim'
Kollarıyla beni sardı, göğüsüne yaslandım ve güzel kokusunu soludum.
'Üzgünüm, ben bu kadar merak edebileceğini düşünemedim'
'Neden haber vermedin'
'Vermeye çalıştım ama telefonlarımız çekmiyordu ve dönerken kaybolduk, özür dilerim geç kalmak istemezdim'
Başımdan öptü ve suratıma bakıp eliyle göz yaşlarımı sildi.
'Ağlama, buradayım bak, kurtulamazsın benden öyle kolay kolay'
Hafifçe güldüm, o da öyle. Dudağımdan öptü ve beni elimden tutarak yatağa otutturdu.
'Yüzümü yıkayıp geleceğim, beni burda bekle olur mu'
Başımı salladım, elimi öptü ve banyoya gitti çok geçmeden geri döndü, birlikte yatağa uzandık, göğüsüne yatıp sarıldım.
'Senin günün nasıl geçti peki'
'Pek iyi değil çünkü Anne'le birlikte sizi beklemekten başka bir şey yapamadık, yani gerçi o biraz rahattı ama benim için aynı durum geçerli değildi'
'Üzgünüm, daha erken dönmeliydik'
'Sorun değil, artık burdasın'
Başımdan koklayarak öptü, bi süre ikimizde sessizliğimizi koruduk. Birden heyecanlı bi ses tonuyle sessizliği bozdu
'Benim evime taşın Jess'
'Bilmiyorum..'
'Lütfen, bak sana evde nasıl hissediyorsan öyle hissettirmeye hazırım, lütfen Jess'
'Evet şey, bundan şüphem yok elbette, ama biraz düşünmeme izin ver, olur mu'
'Tamam, bekleyeceğim'
Uzanıp yanağından öptüm ve geri yattım.
'Bu öpücük bana yetmedi Jess'
Güldüm ve tekrar eğilip bu sefer diğer yanağını öptüm.
'Ne o, artık dudaktan öpüşmüyor muyuz?'
Bana döndü ve üzerime doğru eğildi, gülümsüyordu. Hafifçe dudağına yaklaştım ve öptüm. Gözlerini gözlerime dikti ve başparmağıyla yanağımı okşadı.
'Tekrar yap'
Onu tekrar öptüm, gülümsedi.
'Öyle güzelsin ki, nasıl anlatsam bilmiyorum'
Derince nefes aldı, boynundan öptüm ve bende ona dönüp elimi yanağına koydum.
'Seninle önceden neden anlaşamıyorduk anlamıyorum'
'İnsanlarla iletişim kurmakta pek başarılı değildim ve sen de fazla çekimser davranıyordun, birbirimizi tanımaya cesaret edemedik sanırım'
'Senden utanıyordum'
'Neden utanıyordun, çocukluğundan beri tanıyordun beni'
'Evet şey, yakışıklı olduğunu düşünüyordum, sanırım bu yüzden'
Güldü ve başımdan öptü, bende gülümsedim.
'Artık düşünmüyorsun sanırım'
'Eh yani belki biraz'
'Yok ya öyle miymiş'
Başımı salladım, güldü ve sıkıca sarılıp kokladı, bende öyle. Bir süre sarmaş dolaş kaldık, bi kaç dakikanın daha ardından ondan ayrıldım ve ayağa kalkıp çantama doğru ilerledim.
'Nereye?'
'Ağrı kesici içmem gerekiyor ve sende kendi ilacını içmelisin'
Ona kutudaki ilacını attım ve bende ağrı kesiciyi aldım.
'Neren ağrıyor'
'Henüz bi yerim değil, ama sanırım dönemim geliyor'
'Aman tanrım, buna sevinmeli miyiz?'
'Neden sevineceksin ki?'
'Yani bu şey anlamına gelmiyor mu, artık çocuğumuz olabilecek'
Yatakta yatıyordu, usulca oturdum ve yanağını okşadım, hafifçe doğrulup elimi tuttu ve öptü.
'Hayır, bu düzelmeyecek bi durum Jamie'
Derince nefes aldı ve o da yanıma oturdu, bacaklarımız yataktan aşağı sallanıyordu.
'Bu konuyu kapatalım o zaman, ben su getireyim olur mu'
Başımı salladım, sırtımı sıvazlayıp aşağı indi ve çok geçmeden geri döndü, suyla birlikte ilacı içtim ve zorla da olsa ona da içirttirdim.
'İlaçlarını aksatmamalısın Jamie, lütfen'
'Tamam, ama gerçekten çok kötüler'
'Biliyorum bi tanem, ama tam kurtulacakken başa dönsün istemiyorsan içmek zorundasın, bunu biliyorsun sanırım'
Başını salladı ve derince nefes alıp öptü. Yeniden uzandık ve birbirimize döndük, gülümsedim.
'Regl olsan dahi, bu seni yalayamayacağım anlamına gelmiyor bilesin'
'Ah hayır lütfen olmaz'
'Kendimi ayarlayabilirim korkma, sadece çok kızgın ve her şeye üzülebilecek durumda oluyorsun ve bu beni biraz geriyor'
'Evet şey, elimde değil'
'E ne yapalım artık katlanacağız aldık başımıza belayı bi kere baştan'
'Yok ya'
Güldü ardından bende güldüm ve dudağından sertçe öptüm.
'Jess acaba şu sevişme isteğin hala devam ediyor mu'
'Şükürler olsun ki hayır'
Güldü ve anlımdan öptü bende gülüp dudağından öptüm
'Çok tahrik ediciydin'
'Bana evet demeliydin'
'Diyemezdim, güzel bi anda değildik Jess, seni arabada becermeyecektim elbette'
Kulağına eğildim ve mümkün olan en kısık sesimle fısıldadım
'Şimdi yap öyleyse'
Ardından kulak memesini hafifce emdim. Hızla üzerime çıktı ve kollarımı elleriyle yatağa sabitledi.
'Beni azdırırsan, sonuçlarına katlanırsın'
Kalçalarımı ona doğru yukarı kaldırdım ve dudağımı dişledim. Burnundan derince nefes aldı
'Jessica, kaşınma'
Kendini yanıma bıraktı, nedensizce ciddiydi, oysa eğlenmeye çalışıyordum.
'Beni korkutuyorsun Jamie'
'Ben mi? Neden?'
'Çok ciddisin, biraz birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum ama sen beni elinin tersiyle itiyor gibisin, ne yapacağını asla bilemiyorum ve gerçekten korkuyorum'
Derince nefes aldı ve sarıldı, bende ona sıkıca sarıldım.
'Jess surat ifademin sert olması sana karşı herhangi kötü bir duygu beslememden kaynaklanmıyor elbette, artık tanıyorsun beni, her zaman böyleyim, arada sertleşiyor arada iyimser oluyorum, bilmiyorum elimde değil, üzgünüm.'
'Tamam, alışamadım işte, bende üzgünüm'
'İki seneyi geçtik değil mi'
'Evet sanırım, uzun süre oldu'
Gülümsedik onu yanağından öptüm.
'Bi ara yıldönümü falan kutlayalım bari'
'Ne zaman çıkmaya başladığımızı biliyor musun ki Jamie'
'Hayır sen'
'Hayır'
Güldük, dudağına yapıştım ve üzerine çıktım, uzun süre öpüştük, derince nefes aldı.
'O zaman yarın diyelim mi'
'Evet tamam'
'Yani yarın üç yıl mı olmuş olacak'
'Sanırım öyle bir şeyler olacak ama bende emin değilim'
Güldük, onu yeniden öptüm ve yanına yattım.
'Senin için güzel iç çamaşırlarımı getirmiştim ancak madem durum böyle yarın giyeyim'
'Bugünde giy, yarında giy'
'Olmaz'
Gülümsedik, yanağını okşadım ve parmaklarını tutup oynadım.
'Neyi bekliyoruz'
'Bir şeyi mi bekliyoruz?'
'Sevişiriz sanmıştım'
'Ah Jess, çok yorgunum'
'Ah, beni erteleyip duruyorsunuz Bay Vincent'
'Asla Bayan Carter, ne haddime'
'Öyle hissettiriyorsunuz'
'Tek istediğiniz şey buysa seve seve lâkin yorgun olduğumu belirtmek isterim, tam verim alamayabilirsiniz demek istiyorum'
'Tam verim mi'
İkimizde güldük, onun boynuna sarıldım.
'Tamam, bekleyebilirim, zaten uzun süredir bekliyorum, biraz daha beklerim'
Gülümsedi ve beni göğüsüne yatırdı, ona sıkıca sarıldım.
'İyi geceler bi tanem'
'İyi geceler Jamie'

Uzun süredir yazamadığım için kusuruma bakmayın, umarım beğenmişsinizdir. Sizi seviyorum 💙

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!