Eve geldiğimizde, yorgunlukla kendimi koltuğa attım. Hiç uyumamış gibi hissediyordum. Tek istediğim 24 saat süren deliksiz bir uykuydu. Zayn de içeri girip, kendini diğer koltuğa attı. Kafamı ona çevirdim. Gülümsedim.

"Karnın aç mı ? Çünkü ben açlıktan ölüyorum" dedim ona bakmamı sürdürerek.

"Pizza söyleyelim ?" Düşündüm. Pizza geleseye kadar açlıktan ölebilirdim.

"Pizza geleseye kadaar"

"O zaman mutfak orada bayan Malik" diyerek işaret parmağıyla mutfağı işaret etti.

"Zayn. Yorgunluktan ölüyorum" dedim hafif sitemle.

"Ama diğer çalışan kadınlar, hem evini hem işini bir arada götürebiyor. Sen neden yapamayasın ki ?"

"Çünkü.. Dur biraz, bu da ne demek şimdi"

"Çalışmak istiyorsan, çalış. Ama evinle de ilgilenmelisin, yoksa ilgili bir eş olarak; eh, yapmam gerekeni yaparım" dedi. Bana bakarak gülümsedi. Ne demek istediğini anlayınca, içimden saydırarak tüm yorgunluğumla mutfağa doğru ilerledim. İçten içe güldüğünü biliyordum. Onu tanıyordum.

Mutfakta ki küçük maceram sona erince, Zayn'e seslendim.

"Zayn, yemek hazır. Hadi gel" Ses gelmeyince, tekrar seslendim. "Zayn, hadi bebeğim" Kendi kendime gözlerimi devirip, salona geçtim. Zayn az önce ki koltukta, aynı pozisyonda yatıyordu.

Hadi ama şaka mı bu ! O kadar yemek hazırlıyorum ama beyefendi uyumuş ! Aklıma gelen haince plana sırıttım. Koşarak mutfağa gittim. Bir bardağa su doldurarak, tekrar salona geçtim.

Bir, iki, üç...

Bardağı Zayn'in kafasından aşağı döktüm.

Zayn aynı anda birden çığlık attı. Gözleri açılmıştı.

"Brooke !" diye bağırdığında dudağımı ısırıp, merdivenlere doğru koştum. Zayn koltuktan kalktı ve peşimden koşmaya başladı.

Ao, Zayn'in uykuyu ne kadar çok sevdiği aklımdan çıkmış olmalıydı. Hemen odaya doğru koştum.

"Bu evde nereye kadar kaçabilirsin ?" diye seslendi arkamdan Zayn. Arkama dönmeden odaya girdim.

"Kaçabildiğim yere kadar"

Yatağın pencere tarafında kalan tarafına geçtim. Zayn, yatağın önünde durdu. Şuan aramızda yatak vardı sadece. Sırıttı.

"E, yolun sonu Brooke Hanım" Yataktan aldığım yastığı Zayn'e doğru fırlattım. Zayn yastığı yakalayıp, yere attı.

"Yastık savaşı mı ? Hadi ama. Aklıma çok daha güzel şeyler geliyor" dedi sırıtmasının arasından. Mükemmel dişlerini görmek içimde birşeyleri harekete geçiriyordu. Gözlerimi küçülttüm.

"Ne demek istiyorsun ?" diye sordum. Zayn yatağa çıktı ve yanıma geldi. Karşı çıkamadan beni kucağına aldı. "Ne yapıyorsun ?" diye sordum merakla. Beni banyoya soktu. Kucağında çırpınmama aldırmadan beni küvete yatırdı. Hissettiğim duygularla salakça gülümsedim. Suyu açtığında, ilk başta hissettiğim soğuklukla titredim. Zayn de küvete girerek bana sarıldı. Suyun altında birbirimize sarılarak ıslanıyorduk.

"Bunu yağmurda da yapmalıyız" dedi. Olumlu anlamda kafa salladım. Zayn çenemi tutup kaldırdı ve beni öptü. "Ve bunu da" diye ekledi. Üşümeye başladığımı farkettiğimde birşey yapmadım. Böyle güzel bir anı bozmak istemiyordum. Ama titremeye başladığımda, Zayn bunu farketti ve suyu kesti. Hemen bir havlu aldı ve üzerimi çıkarttı. Evet, o. Zaten şuan titremekten başka birşey yapamıyordum. Çıplak vücudumu havluya sardı. Kendi üzerini de çıkartıp kendine de bir havlu aldı. Havlularımızla birlikte odaya geçtik. Kurulandıktan sonra, kabaran saçlarıma şekil vermek için oldukça büyük bir çaba gösterdim. Saçlarıma en kısa sürede bir uzman el atmalıydı.

Mrs. Malik (Zayn Malik Fan Fiction)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!