30 "Tokat"

125K 4.8K 1.1K

ASYA

Çok sürmeyen bir yolculuktan sonra restorana varabilmiştik. İçeriye geçtiğimizde Yiğit benim yerime de sipariş vermişti.

"Asya?" Necdet Bey'i duymamla başımı kaldırdım.

"Efendim?" Dedim gülümseyerek.

"Kızım, dün Zümrüt adına senden çok özür diliyorum." Dediğinde derin bir nefes aldım.

"Sorun değil." Necdet Bey kaşlarını çattı.

"Sorun kızım, hatta çok büyük bir sorun!" Dedi. "Zümrüt'e her şeyi anlattım." Yiğit anlamayarak babasına baktı.

"Neyi anlattın baba?" Dedi.

"Asya'yı yıllarca psikopat gibi takip ettiğini, aslında hizmetçin olmadığını ve bunun bir oyun olduğunu." Alayla güldüm.

"Ne dedi?" Necdet Bey omuz silkti.

"Seni ısrarla istemiyor ama belki bir gün fikrinden döner." Dedi.

"Zümrüt Hanım'ın bana olan nefreti bitmeyecek, bunun farkındayım." Dedim.

"İstemezse istemesin, çokta umrumuzda olduğu söylenemez." Dedi Yiğit.

"Necdet Bey, size yalan söyleyecek değilim. Zümrüt Hanım beni ne kadar sevmiyorsa bende onu o kadar sevmiyorum." Necdet Bey güldü.

"Öncelikle güzel kızım, Necdet Bey değil baba diyeceksin." Dedi. "Birbirinizi sevmek zorunda değilsiniz sonuçta, değil mi?" Yiğit'in gözleri üstümdeydi.

"Baba demek istemeyebilir, zorlamasan iyi olur." Dedi Yiğit, hızla olumsuz anlamda başımı salladım. Bu kadar iyi niyetli bir adamı kıramazdım.

"Söylerim, gerçekten." Dedim.

"Bak gelinim söylemek istiyor, o yüzden susmalısın Yiğit." Dedi ve gözleri bana döndü. "Söyle haydi." Dediğinde zorlukla derin bir nefes aldım.

"Daha yeni babasını kaybetti sonuçta!" Diye homurdandı Yiğit.

"Kaybettiymiş, ulan aptal oğlum ölüm emrini kim verdi?" Dediğinde kalbime istemesemde bir bıçak saplanmıştı.

O adam benden nefret ediyordu, beni satmak için para aldı...

Düşüncelerimi unutmak için Yiğit'e odaklandım. Babamı öldürmüştü ve buna rağmen ona aşıktım. Sahi, babam bana hiçbir zaman babalık yapmamıştı. Hiçbir zaman onu babam gibi hissetmemiştim, gün yüzü göstermemişti bana.

Yavaşça elimin tutulmasıyla irkildim. Bakışlarım Yiğit'e dönerken bana kaşlarını çatmış bakıyordu. Eli elimi sıkıca kavradı.

"Güzelim, iyi misin?" Dedi, gözlerine baktım. Yiğit katildi, bu büyük bir gerçekti. Bir katile aşıktım, kim bilir daha önce kaç kişiyi öldürmüştü?

"Daha önce kaç kişiyi öldürdün?" Sesimin çok soğuk çıkmasına ben bile şaşırmıştım. Necdet Bey şaşkınlıkla bana bakıyordu. Yiğit ise bir o kadar tepkisiz bakmıştı.

Garsonun gelip masaya yemekleri bırakmasıyla sustuk.

"Afiyet olsun." Diyen garsonu umursamadım.

Gözlerim Yiğit'in gözlerindeydi, masa da sessizlik hakimdi. Garson çoktan gitmişti, boğazımı temizledim ve tekrar sordum.

"Kaç kişiyi öldürdün?" Dedim.

"Bu konulara girmeyeceksin." Dedi sertçe Yiğit, önüne döndü ve yemeğini yemeye başladı.

"Sana bir soru sordum!" Dediğimde sinirle bana baktı.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!