32-Hayal kırıklığı

En başından başla

"Ben diyorum ki bu işin adını hemen koyalım. En yakın zamanda nişan yapalım."

Evet işte bu! Babamı seviyorum. Halimden anlıyor. Ahh Korkut Gülen bir tanesin sen, bir tane!

Ama Tolga pek memnun olmadı. Gerildi hissedebiliyorum. Neyse babam bu konuda da ikna eder onu. Güvenim tam ona.

Buğra'ya baktım ne tepki verecek diye, hiç umursamadı, Kumsal ile oynuyor. Onu cidden boşa kıskanıyorum galiba. Yani Tuğba'ya aşık olsaydı şuan kudurması gerekirdi. Neyse bunu sonra düşünebilirim.

"Erken değil mi? Yani Tuğba'nın okulu var daha."

"Bu konuda anlaşmıştık diye hatırlıyorum."

Dedi babam. Sonra tatlı tatlı gülümsedi. Korku Gülen kuralı 1:İstediğini tatlılıkla yaptır.

"Peki bunu konuşuruz. Ama önce İzmir'den Nazenin annemle Ahmet babam gelsin. Onlar Buğra'nın anne babası. Bizimde manevi anne babamız. Görüşlerini almamız lazım. Kıvanç onlarla bir gün yemek yer, sonra sizle tanışırlar. Sonrada istemeye gelirsiniz."

Sonra da şaha kalkayım, havada takla atıyım, cambaz gibi iplerde yürüyeyim falan değil mi Tolga? Hayır alan almış, satan satmış yeniden bunlara ne gerek var? İlla abiliğini ortaya koyacaksın değil mi? Neyse işin ucunda prenses var mecbur katlanacağım bu uzuuuun yolculuğa. Ahh prenses gör halimi de acı bana.

"Ee Tuğba okulun bitecekmiş bu yıl ne yapacaksın mezun olunca."

Dedi abim konuyu değiştirdi ya neyse.

"Aslında ben master için başvuru yapmıştım..."

Dedi prenses önce Buğra'ya sonra Tolga'ya en son bana baktı ve üçümüz de gözlerimizden ateş çıkararak bakıyoruz ona. Derin bir nefes aldı.

"Yaklaşık altı ay önce!"

Dedi bir çırpıda.

"Gideceksin yani?"

Deyince abim derin bir nefes aldık aynı anda. Üçümüzün de sinirleri yatıştırmak için yaptığı bir şeydi bu. Hadi bakalım, bu gecenin olayına hoş geldiniz. Sakin bir gün dileyerek hata yaptım!

"Aslında başvuru yaparken emindim ama şuan değilim. Yani göründüğü üzere üçününde hoşuna gitmedi."

Deyip tereddütle gülümsedi Tuğba. Abim onun aksine koca bir kahkaha patlattı.

"2 iken 3 oldular, başım belada diyorsun yani?"

Deyince abim, prenses yaramaz çocuklar gibi gülümseyip başını salladı. Ahh sinirim anında uçtu.

"Zaten o artık nişanlı sayılır."

"Okulu bitince buradan bir iş bulur."

Tolga'nın başladığını Buğra bitirdi. Ben Buğra'yı sevmeye başlıyorum sanırım. Evet, evet çok iyi anlaştığımız konular var. Daha sıcak davranabilirim.

"Sen ne diyorsun küçük bey?"

"Valla bana pek söz kalmadı. Abileri gitmesin diyor."

Deyip sırıttım. 'Ben biliyorum seni, pislik!' bakışı attı prenses.

"Bende seni seviyorum."

Dedim dudaklarım sadece oynarken. Ses çıkmadı ama prenses anladı, anında yumuşadı.

"O zaman ilk iş teklifin benden olsun küçük hanım, okulun bitince seni bizim yanımızda görmek isterim."

Ahh bu aile bugün beni fazlasıyla anlıyor. İçimden geçeni prensese şıp diye söyleyiverdi abim. İnşallah prenseste kabul eder.

CAN SUYU'M (Tamamlandı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin