Melezin Gölgesi.

10.2K 273 62

Mrb! Hikayemi okumadan önce küçük bir bilgilendirme yapayım. Hikayem Melez Sözleşmeleri serisinden uyarlanmıştır. Ancak Melez Sözleşmelerini okumayanlarda hikayemi okurlarsa rahatça anlayabilirler. Oy ve Yorum bırakırsanız çok mutlu olurum.:D

Multimedia da hikayenin tanıtım videosu var.:)))

Gittikçe kum torbası daha da içine çöküyor ve sallanırken gıcırdıyordu.
Sert bir yumruk daha vurdum. Sonra bir daha, sonra tekrar. Neredeyse iki saattir bu kum torbasını yumrukluyordum.
Marcus öfkemi ve gücümü kontrol etmem için her gün iki saatimi bu antremana ayırmamı zorunlu tutuyordu. Yine ter içinde kalmıştım. Üzerimdeki yarım siyah spor atleti ve tayt şort iyice yapışmıştı.

En sonunda havaya sırçayıp kendi etrafımda döndüm ve kum torbasına canlı olsa muhtemelen onu öldürecek kadar sert bir tekme attım. Vuruşumla çıkan ses antreman salonunda yankılandı.

Kum torbası büyük bir gürültüyle patladı ve antreman salonunun parlak yüzeyine düştü. Hemen ardından arkamdan gelen ayak sesi,tempolu ve alaycı bir alkış sesiyle birbirine karıştı. Yüzümdeki zafer sırıtmamla arkama döndüm.

Marcus alaycı alkışını bir kaç saniye daha sürdürdü. Yüzündeki büyük dikiş izi olmasa annemin dayısı yakışıklı adamdı aslında. Onunla konuşurken ne kadar bakmamaya çalışsamda gözüm hep o dikiş izine kayıyordu.Yine siyah takım elbisesini giymiş ve yakasına da kırmızı bir karanfil tutturmuştu.

Marcus alkışına bir son verdi ve aramızda az mesafe kalana kadar yaklaştı.

Çevresinde kırışıklıklar oluşan, parlak zümrüt yeşili gözlerini bana dikti. Yüzü asıktı.

"Gittikçe daha da kötüleşiyor ,Mia"

Marcus' un alçak ve itinalı sesi salonda yankılandı. Suratımdaki zafer sırıtması anında silindi.

"Neden böyle düşünüyorsun? Bence gittikçe daha da iyi oluyorum. Akitte ki bütün avcılardan daha iyiyim ben."

Gerçekten de öyleydim.

"Anladığını sanmıyorum, Mia. İki haftada tam üç kum torbası patlattın. Bu normal değil tatlım."

Yüzümde mahcup bir ifadeyle;

"Verdiğim hasar yüzünden üzgünüm, Marcus."  diyebilmiştim.

Marcus sanki ben çok aptalmışım da bana laf anlatmak çok zormuş gibi iç geçirdi.

"Sorun kum torbaları değil, Mia. Sorun senin gücünü kontrol edememende."

Buna verecek bir cevabım yoktu. Başımı öne eğdim ve konuşmadım. Bana sonsuzluk gibi gelen bir süre sonunda Marcus konuştu.

"Peki durumunun iyiye gittiğini söyledin. Gerçektende iyiye mi gidiyor? Yoksa kendini savunmak için öylesine söylediğin bir laf mıydı bu?"

Biraz durup düşündükten sonra cevap verdim.

"Şey evet......Mesela geçenlerde Logan bana derslerde uyuduğum için biraz bağırdı ama eskiden olduğu gibi öfkelenmedim ya da duygu değişimi yaşamadım. Akaşayı, kanımda ya da bedenimde hissetmedim...Sonra dün bir grup safkan, yanlarından geçerken biraz benle uğraştılar ama hiçbir şey olmadı. Aslında Akaşa'yı kanımda hissettim ama hemen bastırdım."

Melezin GölgesiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!