"Başlangıç"

561 88 65
                                        

Bu benim içinde Asel içinde bir başlangıç.Sizden isteğim bu başlangıca ortak olup arda kalan bölümlerde bizi yalnız bırakmamanız. Asel'e bir şans verin.O güçlü bir kız olsada bunu tek başına yapamaz.Size ihtiyacı var.Size ihtiyacımız var.

Not:   Asel'in anlamı : Cennetteki dört ırmaktan biridir,Bal ırmağı.

Dipnot:Karakterler bu kadarla sınırlı değil.Bu bölüm sadece ufak bir başlangıç ;)

Sandalyede oturuyordum.Önümde bir masa eski püskü haliyle duruyordu.Sadece masayı aydınlatan sarı lambadan başka ışık yoktu.Etrafı iyi göremiyordum.Ama bu odanın her karışını ezbere biliyordum.

Oturduğum masanın karşısında salona açılan bir kapı vardı.Kapının yanında küçük bir sehpa üstünde de her sabah sulanan bir çiçek.Sağ ve sol tarafımda büyük raflar ve onları dolduran koca koca ciltli kitaplar vardı.Önümdeki masanın çekmecelerinde babamın gizli dosyaları dururdu.Her zaman kitlerdi ve anahtarlarını yanında taşırdı.Elimdeki parlak metale bakıp bakışlarımı tekrar masaya çevirdim.Dosyaları oradan kaldırmam ve yakmam gerektiğini biliyordum.Babamın talimatıydı.Eğer ona...Eğer ona bir şey olursa.Onları yakmamı istemişti.Derin bir nefes alıp kollarımı masaya dayadım.

Yaklaşık bir hafta önceydi.Babamın hastanede olduğuyla ilgili bir telefon almıştım.Hastaneye nasıl gittiğimi bile hatırlamıyordum.Ama ben varmadan..çoktan ölmüştü. Ağlıyamamıştım. Ağlamam gerekirdi.Bağırmam.Hatta onu suçlamam gerekirdi.Beni tek başıma bırakmıştı.Bu lanet boş evde tek başıma bırakmıştı!Yumruğu masaya indirip sakinleşmem için kendimi sandalyede geriye attım.

Daha küçük bir kızken annem birisi tarafından öldürülmüştü.Babam çılgına dönmüş katili bulmak için her türlü pisliğe girer olmuştu.Polise güvenmiyordu.Belkide suçluyu bulamadıkları için onlara kızgındı.Bilmiyordum.Aradan aylar,yıllar geçtikçe babam annemin katilini bulmasa da bir çok davayı çözmüştü.Bu yüzden polislere güvenmese de -benim için,ya da daha doğrusu babam her şeyi bırakıp bir katilin peşine düştüğü ve beş kuruş parası olmadığı için-onlarla çalışmaya başlamış ve onlar için danışmanlık yapar olmuştu.Tek isteği polislerin işine karışmamasıydı.Çünkü o kendini koruyabilirdi.Korunmaya ihtiyacı yoktu.Bu güne kadar...

Kapının vurulmasıyla eğdiğim başımı hafifçe yukarı kaldırdım.
"Asel benim,Fatih! İçeridesin biliyorum."

Yerimden kıpırdamayıp kapının tekrar vurulmasını dinledim.Biraz daha gürültü çıkarırsa bütün apartmanı ayağa kaldıracaktı.Ama pekte umurumda değildi. Birazdan gideceğini biliyordum.Babamın cenazesinden sonraki günlerde her gün gelip kapımı bir süre çalıp gidiyordu.Ona haksızlık ediyordum belkide.Ama ona söyleyecek kelimem yoktu.Yanımda olmak istemesini anlıyordum ama ben bana sarılıp beni avutmasını isteyecek bir kız değildim.Evet ,onun dostuydum.Bu yüzden beni tanıyor elinde sonunda dayanamayıp kapıyı açacağımı biliyordu.Ama o gün bugün müydü pek emin değildim.

"Lütfen! Aç şu kapıyı.Sana söylemem gereken önemli şeyler var.Babanla ilgili."

Kaşlarımı çatıp boş boş karanlık duvara baktım.Blöf yapıyor olabilirdi ama blöfse bile bunu riske atamazdım.Babamla ilgili her şeyi duymaya hazırdım. Vurulduğundan beri polisten bir şeyler duymayı beklesem de hala bir şey bulamamışlardı.Babam belkide onlara güvenmemekte haklıydı.Belkide işleri aile usulü yöntemlerle halletmek gerekirdi.

Oturduğum sandalyeden kalkıp odanın kapısına yöneldim.Elimde tuttuğum metal anahtarları cebime attım.Onlar hakkında konuşmak istemiyordum.Evet,Fatih e güvenirdim ama babam onları bana bile okutmamışsa bir bildiği vardır.

AselHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin