43.Bölüm ✘ YABANCI

12.6K 1K 288

Giray'ın çalma listesi: Paramore - Decode

-

Bir insanın acısını içinde yaşaması gözüme her zamankinden daha ürkütücü görünüyordu. Fırtına öncesi sessizlik terimi bu cümle ile tam olarak uyum sağlıyordu. Almira yanımda sakin bir şekilde oturmaktan başka bir tepki göstermiyordu. Karşıda ki duvarda çok ilgi çekici bir şey varmış gibi gözlerini ayırmadan bakıyordu.

İnessa'nın İstanbul'da olması ve vurulması kesinlikle beklemediğimiz bir olaydı. Kimin yaptığı açık bir şekilde ortadaydı fakat amacını anlayamıyordum. Kurşun İnessa'nın karnına doğru nişan alınmıştı. Bir insan neden kendi çocuğunu öldürecek bir şey yapardı bir türlü aklım almıyordu.

"Hastanın durumu gayet iyi. Çok fazla kan kaybetmesinin dışında çok büyük bir sorun yok." diyen doktorun sesi ile hepimiz meraklı bir şekilde ayağa kalktık. "Maalesef bebek için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kurşun ona saplandığı için iç organlara zarar vermesini engellemiş Annesinin yaşamasına neden oldu ama onu kurtarmamız imkansızdı." Rahatlamanın yanında acı içimize serpilirken doktor yanımızdan gitti. Diğerlerine gözlerimle gitmelerini işaret ederken ilk anlayan Savaş olmuştu.

"Geçmiş olsun Almira ve başın sağ olsun." derken ergin bir şekilde elini ensesine koymuştu. Almira ona baş sallamakla yetinirken diğerlerinin bir şey demesine izin vermeden yürümeye başladı. "Sen ilgilenirsin artık. Kızı sinir edecek bir şey söyleme." dediğinde dik dik bakmakla yetindim. Savaş herkesi toplayıp götürürken Almira'nın gittiği yöne doğru gittim. Gerçekten bu kızı nasıl iyi hissettirebileceğimi bilmiyordum. Her zaman bir şeyler oluyordu ve benim elimden hiçbir şey gelmiyordu. Bu yüzden kendimi öldüreceğim.

Köşeyi döndüğümde Almira'yı merdivenlere oturmuş sigara içerken gördüm. Yasak olduğunu uyarma gereksiniminde bile hissetmeden yanına oturdum.

"Annen yaşıyor. İyi hissediyor olmalısın." Gerçekten dünyada ki en saçma giriş cümlesi ile başladığım için kendimi tebrik ediyorum.

"Evet çok iyi hissediyorum(!)" derken gözlerinin devirmişti. Tam ağzımı açmıştım ki devam ederek konuşmamı engelledi. "Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum yakışıklı." Anlayışla başımı sallarken bakışlarımı yüzünden çektim. Atlatmasının biraz zaman alacağının farkındaydım. İnessa'nın düşündüğümden daha iyi olduğunu var sayarsak şuan gelecekte ne olacağı daha büyük bir merak konusuydu.

✘ ✘ ✘

"Güneş gibi doğdu evimize,
İndi taa en derinlerimize...
Ramazanın habercisi, davulun ta kendisi,
İmsak vaktinin tinercisi
Şeviyoz seni bir tanesi." dedikten sonra bir süre kendini alkışladı ve ıslık çaldı Bora. "Hepi niv yiır Giriş! Alkış." dedikten sonra diğerleri de ona katıldı. Harika bir doğum günü şiiri ile güne başlamak gibisi yoktu.

"Kanka pasta almaya üşendiğimiz için Bora dürüm sipariş etti. Bunu üfleyip dilek tutacaksın artık." diyerek üzerinde 2 tane mum yakılmış olan dürüm tepsisini ağzıma soktu Barış.

"Romantikliğiniz ile yarışacak kelime bulamıyorum gerçekten ama önce bir elimi yüzümü mü yıkasaydım acaba?" derken esnemiştim. He zaman ki olduğu gibi doğum günü kutlamalarımız sabahın köründe ve odada olur biterdi. Yusuf'un ki hariç.

"Dilek tut önce. Deki Allah'ım Bora Harley ile evlensin amin de ama ne dilediğini bize söyleme. Gerçekleşmez sonra."

"Bence yürüyen Yusuf dile. Aksi taktirde sabahın köründe böyle bir şiir ile uyandığım için bacaklarımı keseceğim." diyerek başını yastığa gömdü Yusuf. "Niye bugün doğdun anasını satayım ne güzel uyuyordum." diye mırıldanarak arkasını döndü.

5✘1 Eşittir 1Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin