27 "Hazırlık"

121K 5K 1.1K

ASYA

"Sinem!" Diye gürledi Yiğit.

"Sakin ol Yiğit!" Dedim.

Sinem Yiğit'in karşısında durdu, yüzünde şaşkın bir ifade vardı. Çok geçmeden Selma ve Aylin de gelmişti.

"Yiğit Bey?" Dedi.

"Sen kimsin ki, kimsin ki bizi ayırmaya cesaret edebiliyorsun lan?" Dedi sertçe.

"Ş-Şey ben-" Yiğit Sinem'in sözünü kesti.

"Şu zamana kadar Asya kovma dediği için kovmadım ulan ben seni." Dedi, burnundan soluyordu. "Sırf o istedi diye kovmadım ama sen bu kadar iyi niyetli bir kızı üzmeye çalıştın." Dedi.

"Bakın ben bir şey yapmadım!" Dedi Sinem.

"Yapmadın öyle mi?!" Dedi bağırarak Yiğit. "Aylin'e ulaşmanda ki amaç neydi, açıklasana! Bizi ayırmak değil mi? Sence senin aklınca yaptığın bu basit plan bizi ayırmaya yeter mi?!" Dedi, boynunda ki damarlar belli oluyordu. Çok öfkenlenmişti, derin bir nefes aldım ve Yiğit'in yanına yaklaştım.

"Tamam Yiğit, uzatma ve sadece işine son ver." Dedim.

"Asya sizi hak etmiyordu!" Dedi Sinem, gözleri dolmuştu.

"O etmiyor da sen mi hak ediyorsun beni? Ben ona yıllardır aşığım, şimdi hemen çık git şu evden!" Dedi Yiğit.

"N-Nereye gideyim?" Dedi Sinem, gözlerinden yaşlar süzüldüğünde Yiğit'e baktım.

"Asya'ya bir daha bulaşmamak kaydıyla yakın olmadığım bir arkadaşımın evine gönderirim çalışmaya. Sadece Asya'yla değil, evde ki herkesle bağını keseceksin. Olur da bir gün hakkında bir şey duyarsam, işte o zaman seni kendi ellerimle öldürürüm. Biliyorsun şakam yok, bu sana sırf Asya için tanıdığım son şans!" Dedi bağırarak Yiğit.

"Söz bir daha bulaşmayacağım ama bu evde kalayım." Diye yalvardı, sinirle bağırdım.

"Elinde olan son şansı da kaybetme istersen!" Dediğimde Selma konuştu.

"Sakin olun, zaten kendi yaptığı plan elinde patladı." Dedi.

"Bir de aklınca ben ayıracaktım değil mi, abim bu kadar aşıkken sence beni mi dinlerdi?" Dedi Aylin.

"Tamam, susun!" Dedi sertçe Yiğit. "Kabul ediyor musun, yoksa şimdi bu evden işsiz bir şekilde çıkmak mı istiyorsun?" Dedi.

"E-Ediyorum." Dedi Sinem hıçkırarak.

"Arkadaşımın evi Adana'da, şimdi oraya yerleşeceksin ve son kez söylüyorum; Asya'yı rahatsız etmeyeceksin. Yoksa bedelini ödersin!" Dediğinde Sinem olumlu anlamda başını salladı.

"Peki." Dedi üzgünce, bana dönen gözleri nefret doluydu. Onca yaptığı şeye rağmen ona bir iş verdiğimiz için teşekkür etmesi gerekiyordu.

Yavaşça Yiğit'e sokuldum.

"Kahvaltımızı yapalım yakışıklım." Dedim.

"Tamam bebeğim." Dedi ve eğilip başımı öptü. Yiğit'in gözleri Sinem'e dönerken sinirle konuştu. "Eşyalarını topla ve git." Dediğinde Sinem ağlayarak odasına gitti.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!