Bölüm 12

172 27 8
                                    


Yarım saat sonra:

"Baba korkuyorum."

Sessizliği bozan haykırışın sahibine şaşkınlıkla bakan Boran koltukta doğruldu. Gözlerini kıstı ve genç kıza yutkunarak baktı. Kız dizlerini bedenine çekerken eliyle sağ ayak bileğini sıktı.

"Yapma baba istemiyorum."

Her hareketini itinayla izleyen Boran kızın ayak bileğini sıkışını görünce kaşlarını çattı. Büşra ayağa kalktı ve genç kızı uyandırmak için:

"Ceylin kalk!"

Tüm öfkesiyle Büşra'ya bakan Boran derin bir nefes aldı ve sağ elinin işaret parmağını dudaklarına götürdü. Bakışlarını tekrardan genç kıza yönlendirirken yavaş adımlarla yanına yaklaştı. Sağ dizini yere koydu ve sol ayağını yerde tuttu. Başını hafifçe genç kızın sağ ayak bileğine eğdi.

Genç kız daha da büzülürken derin derin nefesler alıyordu. Rüyanın şiddetiyle terlemeye başlamış olması Büşra'yı geriyordu.

"İstemiyorum, istemiyorum."

Gözlerinden yanaklarına inen taneleri görünce çatık olan kaşları gevşedi. Bakışlarını sağ ayağına tekrardan yönlendirirken gözlerini kapattı ve ayağa kalktı.

"Uyandırın ben odama geçiyorum."

Büşra sinirinin etkisiyle gözlerini belertti ve :"Pislik!"dedi. Duymamışlığa gelerek cebinde ki telefonu çıkardı ve Elrod'u aradı:

"Otelin yerini biliyorsun. Daha önce geldiğimiz yer bulamam diyorsan gelebilir."

"Yok, dostum geldim zaten. İşi sana bıkacak olursak ohooo..."

"Mızmızlanmada hadi gel."

Kahkaha atan siyahî otelin danışmanına geldi ve Boran'ın ismini verdi. Ahmet Bey daireye çıkarken Elrod'a eşlik etti. Dairenin kapısını açan Bilal şaşkınlık yaşasa da karşısında ki kişiyi daha önce gördüğünden dolayı çaktırmadan içeriye davet etti. O esnada Boran' a seslendi.

"Boran, misafirin var!"

Elrod Bilal'e sarıldıktan sonra Büşra'yla da tokalaştı. Koltukta yarı uyanık genç kızı görünce kaşlarını yukarıya kaldırdı. Boran, Elrod'un arkasından sessizce gelip omzuna bir yumruk geçirdi.

"Oo adamım ne yapıyorsun? Utanmaz herif çağırıp da ayağına kadar getirtiyorsun ha?"

"Yabancı mısın, Elrod buradasın işte."

Sımsıkı birbirlerine sarılırken Ceylin ayağa kalktı ve siyahîye şaşkınlıkla baktı.

"İngilizce biliyor mu küçük hanım?"

Nefesini hırsla dışarıya veren Boran ellerini cebine koydu ve omuzlarını bilmem anlamında havaya kaldırdı.

Ceylin tek kelime etmeden tekrardan koltukta uyuma pozisyonuna geçti. Büşra Ceylin'in yanına gitti ve:

"Hadi gel canım seni odana götürelim."

Tamam dercesine başını salladı. Koltukların arkasında kalan odalardan birisine giren kızlara bakan Bilal tekrar önünü döndü.

"Hadi gel oturalım."

Başını onaylarcasına sallayan siyahî, Boran'ı takip etti ve yan yana oturdular.

İlk Davam: Kuyu PrensesiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin