Zayn mektubu okumayı bitirdiginde, birşey söylemedi. Belki uygun kelimeleri bulamamıştı. Düşünceli bir şekilde:

"Sence nereye gitti ?" diye sordum. Zayn elindeki mektubu yatağa bıraktı. Ayağa kalkıp, çekmecemin yanına gitti. Çekmecenin içinden kolyemi çıkartıp, arkama geçti. Saçlarımı sol omzumda birleştirdi ve nazik bir şekilde kolyeyi boynuma taktı. Elimle kolyeyi inceledim. Kolyenin boynumda olmasından oldukça memnundum. Gülümsedim. Zayn beni kendine döndürdü ve elini çeneme koydu.  Dudaklarıma minik bir öpücük kondurdu. Çenemde ki elini, kolyedeki elimin üzerine yerleştirdi.

"Benden vazgeçene kadar, bu kolyeyi asla ama asla çıkarma.." Yüzünde gevşek bir gülümseme oluştu "...banyo da dahi olsan" Boşta kalan elimi yumruk yaparak omzuna vurdum. Pis sapık ! Sapık Malik ! Dudakları tekrar dudaklarıma dokundu. Aklıma gelen ani fikirle, Zayn'den ayrılıp diğer çekmecenin yanına gittim. Büyükbabamın bana hediye ettiği yüzüğü elime alıp, Zayn'in anlam çıkarmaya çalışan bakışları arasında, Zayn'in parmağına taktım.

"Benden vazgeçene kadar bu yüzüğü asla ama asla çıkarma" Yüzümde Zayn'inkine benzer bir gülümseme oluştu. Bu sefer ben Zayn'in dudaklarına küçük bir öpücük kondurdum. Geri çekildiğimde, Zayn beni kendine daha çok çekerek uzun bir şekilde öptü. Ve elimden tutarak yatağa doğru bir adım attı. Bu hızlı adım sonucu dengemizi kaybederek, yatağa düştük. Zayn sırtüstü düşmüştü. Ben ise tam onun üzerine yüzüstü. Tekrar öpmek için bir hamle yaptığında, izin vermedim. Kaşlarını hafifçe çatmış ve soran gözlerle bana bakıyordu.

"Beni her istediğinde öpemezsin" dedim. Sesimden tatlılık akıyordu. Zayn kaşlarını kaldırdı

"Niye ? Sen benim karım değil misin ?"

"Karın olmam, beni her zaman öpebileceğin anlamına gelmiyor"

"Yani nazımı çekmek zorundasın diyorsun" dedi ûkala bir şekilde.

"Hayır ! Hiç de bile!" dedim kaşlarımı çatarak

"Pekala, konuşmadığımız zamanların açığını kapatmam gerekiyor" diyerek tekrar öptü. Uzun bir şekilde.

Geri çekildiğinde, yanına uzandım. Zayn de bunu fırsat bilerek üzerime çıktı. Tekrar uzun bir şekilde öptü. Ve eski yerine döndü. Bir saniye boyunca sustuk.

"Zayn, evimize dönsek olmaz mı ?" Zayn kafasını bana çevirmeden, cevapladı

"Maalesef hayır. Biliyorsun, eve biraz hasar vermiştim. Hasar giderilene kadar, gidemeyiz. Yani gideriz ama işte.. bilirsin" Zayn'in yapmaya çalıştığı açıklama karşısında kahkahamı tutamadım.

"O kadar komik olduğunu sanmıyorum" dedi bana bakarak.

"Değil tabii ki" dedim yataktan kalkarak.

"Peki ne yapacağız ?"

"Gelin, yemek yiyin" diye seslendi aşağıdan annem. Zayn ile birbirimize bakarak kahkaha attık. Üzerimi değiştirmek için dolabıma yöneldim. Dantelli sarı bir üst, pantolon askıları ve kot şort çıkardım. Arkamı döndüğümde kapıya yaslanmış beni izleyen Zayn ile karşılaştım.

"Ihım..çıkar mısın ?"

"Hayır"

"Üzerimi değiştireceğim"

"Değiştir, seni engelleyen birşey mi var ?" dedi sırıtarak.

"Zayn!"

*"İyi de bu bir çocuktan şeker rafına bakmamasını istemek gibi birşey" Yüzümde anlam veremediğim bir gülümseme oluştu.

Mrs. Malik (Zayn Malik Fan Fiction)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!