TELMAF/16

60.8K 2.1K 570

(Düzenlendi)

Anne 

Dört harf iki heceden o kelime ANNE. Sizin için ne anlamı vardır anne kelimesinin veya sizde ki karşılığı ne. Anne kelimesi birçok kişi için bir çok şey çağrıştırırken benim için tek bir anlamı var..Hayat. Benim için Anne yaşama sebebimdir , benim için Anne hayatımdır. Bir düşünsenize geçmişinizi ve geleceğinizi annenizle. Sizi ilk o kucağına aldı , sizi ilk o öptü , sizi o korudu , sizinle o ilgilendi , mutsuz gününüzde yanınızda oldu , korktuğunuzda onun güvenli kollarına sığındığız. Şimdi bir de geleceğinizi düşünün.

Evleneceğiniz adamı anneniz ile tanıştıracaksınız , kına gecenizde sizinle beraber ağlayacak , evlendiğiniz gün gözlerinin içi 'bırakma kızım ' diye yalvaracak. Çocuğunuz olduğunda ise torunum olacak diye en çok o sevinecek. Her anınızı sizinle beraber yaşayan anneniz şimdi hasta. Hastalığını ise sizden saklıyor. Bense onun orada iş için durduğunu sanırken o orada yaşamaya çalışıyor , bilmediği bir ülkede , yanında sevdikleri yokken. 

Gözümdeki yaşların ne zamandır aktığını bilmezken hala bilgisayarın ekranına bakıyordum. Tekrar tekrar inanmak istemezcesine bakıyordum , kontrol ediyordum bilgilerini ama Allah kahretmesin ki kimlik numarasından doğum gününe kadar aynı. Elimde ki mausun üzerinden parmaklarımı çekerken gözlerimin buğusundan bilgisayar ekranını bulanık görüyordum. Şuan gerçekten nerede olduğumun hiç bir önemi yoktu. Tek istediğim  annemin yanında olmak. Yemin ederim ki sorgulamayacaktım onu neden benden sakladığı için sadece yanında olmak istiyordum onun.  Elini tutmak istiyordum. Yanında olmam gerekiyordu benim onun. Evet evet yanında olmam gerekiyordu. Gözlerimden yaşlar yeniden akarken doğruldum ve kafamı yukarı aşağı sallarken

'' Yanında olmam lazım benim '' dedim. Kafamı sallamayı bırakıp hemen masanın arkasından çıktım ve kapıya doğru ilerledim. Kağan arkamdan gelip kolumu tutarken beni kendine çevirdi ve 

'' O senin annen miydi ?'' dedi. Sadece onun gözlerinin içine bakıyordum sulu gözlerimle. Onunda gözleri dolmuştu. Cevap vermezken

'' Benim onun yanına gitmem lazım ki '' dedim ve titrek bir nefes alıp verdim. Kağan kolumu bıraktığında hemen kapıya yöneldim. Kağan'ın yutkunduğunu görmüştüm en son. Kapının kulpunu açtım ve yavaş adımlarla ilerlemeye başladım. Hala onun o olduğuna inanamıyordum. Annem olduğuna inanmıyordum işte.

Benim annem sağlıklıydı iyiydi. Hasta olamazdı ki o. İstesem de hızlı yürüyemezken sağ elimi duvara koydum ve tutunarak yürümeye başladım. Ağlamam iç çekmelerle karışıktı ama gözlerimden akan yaş sanki hıçkırarak ağlıyormuşum gibi akıyordu.

Yanımda birinin varlığını hissetsem de bakmadım o tarafa. Kim olabilir ki veya kimin umurunda kim olduğu. Benim annem bilmediği bir ülkede tedavi görüyor tek başına. Yalnız o orada yanında benim olmam lazım benim kokuma ihtiyacı var onun iyileşmesi için. Benim kokumu bir kere çeksin içine iyileşir annem.

Duvarda ki elimi çektim ve ellerimle gözlerimden gelen yaşı sildim yarım yamalak. Önümü göremiyordum zaten gözlerimin buğusundan. Gözümden tekrar yaşlar akarken amcam geldi aklıma. O da biliyordu her şeyi. Ama bana söylemedi. Neden söylemediklerini sormayacaktım anneme ama amcama soracaktım.

Yemin ederim ki işime gelen bir sonuç bulasıya kadar soracaktım aynı soruyu defalarca ona. ' neden ' diye soracaktım amcama. Neden söylemedin. Ama şimdi annemin yanında olmalıydım ve bunun içinde amcama ihtiyacım vardı.

Elimi üzerimdeki doktor önlüğünün cebine attım ve telefonumu çıkardım. Kilidini açıp rehbere girerken sinirle telefonu kapattım ve tekrar cebime koyup bu sefer koşmaya başladım. Annemin bana hemen ihtiyacı varken ben zaman kaybediyordum burada. Peşimden biri daha koşarken yine kimin umurundaydı.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin