Bölüm 2

27 2 0
                                                  

            Bir süre sonra Gökhan'ın babası gelir veGökhan'ı eve götürür. Annesini evde göremeyen Gökhan, babasına annesini sorar.Babası cevap vermez, sert bakışlarla; "Çabuk kıyafetlerini değiş bu ne hal!Sonrada annene gideceğiz." der. Gökhan annesine kazandığı on lirayı göstereceğiheyecanıyla hemen kıyafetlerini değişir. Elini, yüzünü yıkar ve babasından önceçıkar evden. Babasıyla yolda giderken, "Baba, nereye gidiyoruz?" diye sorarbirkaç kez. Fakat yine cevap alamaz. Babası bir anda hastanenin yoluna döner.Gökhan bunu görünce gözleri büyür ve o boğazında ilk defa hissettiği acıyı yinehisseder. Babası da ona dönüp, "İşte burada annen." der. Gökhan konuşamaz.Aklında birçok soru vardır ama konuşamaz, kelimelere dökemez hiçbirini. İçeriyegirdiğinde, annesini yoğun bakımda görür. Onlarca kablo, oradan oraya çepeçevresarmış, gözleri kapalı ve o yalnızlığın sesi diye bilinen kalp atışınınmakineden gelen sesleri. Gökhan, annesini o halde görünce dayanamaz koşupsarılır ve ağlamaya başlar. Bağıra bağıra ağlar. Annesinin eline kazandığıparayı sıkıştırır, "Anne, kalk! Bak ben para kazandım anne. Annecim ne oluruyan." diye feryatlar yakar. Doktor kontrole geldiğinde Gökhan'ı görür, onunağlayışlarını, yanına gidip diz çöker, "Adın ne bakalım senin?" der. Gökhangözyaşlarını siler, doktora bakar ve titrek bir sesle adını söyler. Doktor,"Bak Gökhan, anneni kötü bir hastalık yakalamış ve onun üzülmesi durumunu dahada kötü yapar. Sen ağladığında annen bunları duyar ve çok üzülür. Şimdi anneninelinden tut ve ona seni seviyorum de. Anlaştık mı?". Gökhan, hemen silkelenirve kendine gelir, annesinin elini tutar, "Annecim, seni çok seviyorum. Ne olurbırakma beni." der. Gece yarısına doğru Gökhan bir sandalyede uyuya kalır.Sabah işe gideceği aklından çıkar. Nasıl düşünsün ki annesi o halde yatarkenparayı. Sabaha karşı annesi gözlerini açar. Yan koltukta uyuyan oğlunu görür.Avcunda ise bir on lira. Annesinin sesleriyle irkilip uyanır Gökhan. Gözleriniaçtığını görünce hemen gider başucuna. "Annecim! Ne oldu sana annecim?" diyesarılır. Annesinin gözünden bir damla yaş akar. Oğlunun onu bu halde görmesiniyüreği kaldıramaz. Bitkin ve kısık bir sesle; "İyiyim oğlum, iyiyim. Doktoramcalar kontrol etmek istediler sadece." der. Gökhan, annesini kaybedeceğikorkusu ile sarsılmıştı. Belki de hayatta başına gelecek en kötü şeylerden biriniyaşamıştı. Gün iyice ağarmaya başlarken Gökhan'ın aklına işe gitmesi gerektiğigelir. Ama annesini bırakmak istemez. Gitmezsem ustam kızar mı diye düşünür vegitmek ister. Babası ve abisi zaten annesinin yanındaydı. Hızlı bir şekildefırlayıp gitmek üzereyken annesi; "Oğlum, nereye gidiyorsun?" der. Gökhan biran durur ve ne diyeceğini düşünür ama aklına hiçbir bahane gelmez. Annesinin obakışlarına dayanamaz ve ona yalan söylemek istemez. Geri döner ve yatağınyanındaki koltuğa oturur, "Buradayım annecim bir yere gitmiyorum." der. Annesioğlunun bu hareketine anlam veremez ama boşverir. O gün akşama doğru annesiiyice toparlar kendisini. Yapması gerekende odur zaten daha oğlu, Gökhan'ı okutupbüyük adam edecek. Küçük bir hastalık mı yıkacak o koca yüreği. Gökhan buduruma çok sevinir. Doktor her geldiğinde sorar; "Doktor amca. Ne zaman evegideceğiz.". Doktor en sonunda kapıdan girer ve annesinin taburcu olabileceğinisöyler. Gökhan sevinçten havalara zıplar. Hemen toparlanırlar ve eve doğru yolalırlar. Eve gittiklerinde Gökhan annesinin hemen koltuğa oturtur ve abisine; "Abicim,hadi gel beraber yemek yapalım." der. Abisiyle yemek yapmaya koyulurlar. O sıradaannesi ve babası içerde hastalık hakkında konuşurlar. Kısık sesle konuşurlarçünkü Gökhan'ın duymasını istemezler. Eğer Gökhan öğrenirse çok üzülecektir. Çünküannesi, göğüs kanseri olmuştu. Çok zor tedavilerden geçiyordu. Ama Gökhan'ın yinehiçbir şeyden haberi yoktu. Babası Gökhan'a mutlu gibi gözükmeye, annesi dekendini daha dinç göstermeye çalışıyordu.     

GÖKTEKİ SEVDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin