Uyuşmuş bedenimi uykudan kaldırmama sebep olan şey aptal telefondu lâkin gözlerimi açtığım anda sustu. Jamie hala üzerimdeydi ve derince nefes alarak ona sarıldım.
'Günaydın Jamie, uyan'
'Bi kaç dakikadır uyanığım, günaydın'
Anlımdan öpüp bana sarıldı.
'Canın acıyor mu? Çünkü bütün gece üzerinde uyudum ve hala içindeyim'
'Sanırım alt tarafım biraz acıyor, yavaş çık lütfen'
'Ne yapayım? Tekrar söyle'
'İçimden yavaş çık Jamie'
Güldü ve dudağıma küçücük bir öpücük kondurdu ardından yavaşca kendini yanıma bıraktı, ciddi anlamda canım acımıştı.
'Ah aman tanrım'
'Üzgünüm'
'Çok ağırsın, gerçekten'
'Bir dahakine sana teslim olmamalıyım, beni baştan çıkarıyorsun'
'Öyle mi'
'Öyle, ve bi şey rica edeceğim, lütfen, tekrar içine gelmem konusunda ısrar etme, garip hissediyorum'
'Tamam, öyleyse sende ağzıma gelirsin, olur mu?'
Yanağını hafifçe yaladım ve bacağımı tek bacağına dolayıp göğüsüne yattım. O an birden sertleşen penisini görebilmiştim. Utandığını belli etmemeye çalışıyordu. Seslice yutgundu.
'Neden olmasın'
'Harika! Anlaştık öyleyse'
'Kalkıp birlikte kahvaltı hazırlamaya ne dersin Jess'
O sırada telefonu tekrar çalmaya başladı, pufladım.
'Olur, ama önce telefonuna bakmalısın çünkü arayan kimse çok ısrarcı'
Uzanıp telefonunu açtı, Matt olduğu sesinden anlaşılıyordu.
'Bilmiyorum Matt, Jess'e sormalıyım, sizi ararız'
Kapattı ve yatağa koydu.
'Ne olmuş?'
'Matt, Anne'le birlikte şehir dışındaki evlerine gideceklermiş bizi de çağırıyorlar, ne dersin?'
'Ben evet derim ama, bizimkiler?'
'Annemler anlayış gösterecektir'
'Babama ne diyorsun, buraya gelmeme bile tereddüt etti, ayrıca biz kaçtıktan sonra bir daha beni bırakacağını sanmıyorum'
'Hayır baban o kadar katı bi insan değil, rica etsek izin verecektir'
'Öyle mi dersin'
'Kesinlikle'
'Tamam o zaman'
Gülümsedim ve yerimden fırlayıp onu da kaldırdım. Birlikte giyinip aşağı indik.
'Ne yemeliyiz?'
'Bilemedim Jess, annenlere mi gitsek'
'Bende bilemedim ne yapsak'
Güldük, çayı koydu ve anlımdan öptü.
'Boşver gitmeyelim, hadi yardım et'
Birlikte kahvaltıyı hazırladık ve sonunda yemek için oturduk. Matt'i aradı ve buraya gelmelerini ardından birlikte yola çıkabileceğimizi söyledi, onayladılar.
'Jamie, gitmeden sevişsek mi acaba'
Güldü ve çayını yudumladı.
'Nedenmiş'
'Nedeni mi var ya'
'Sabrediceksin artık, orada yapabiliriz ama'
'Sabretmek istemiyorum, ciddi anlamda kaşınıyorum'
'Ne yapıyorsun?'
Biraz utandım ama onun sırıtışına karşı gelerek gidip kucağına oturdum. Ardından vajinamı penisine bastırdım.
'İstiyorum'
'Hayır istemiyorsun'
Güldü ve burnumdan öptü, inatla sürtündüm.
'En azından beni ellemelisin, çünkü gerçek anlamda vajinam kaşınıyor'
'Hayır, oraya kadar sabretmelisin'
'Ben sana böyle yapmıyorum ama'
'Öyle mi Jess? Kasıklarımın kasılmaktan patladığı günler hatırlıyorum nedense'
'Arada olur öyle şeyler'
Güldü ve belime sıkıca sarıldı, o sırada kapı çaldı.
'Sabretmelisin'
Beni indirdi ve kapıyı açmaya gitti. Çayımı yudumlaya karar vermişken Matt içeri daldı ve hemen kendine çay aldı, çay içmeyi küçüklükten beri çok seviyordu. Gülümseyip başımdan öptü ve karşıma oturdu.
'Nasılsın'
'İyiyim sen nasılsın'
'İyiyim, çok iyiyim ama az önce okuldan Sarah aradı, sanırım artık okula dönmeniz gerekiyor Jess'
'Haklısın, dönmeliyiz'
'Mezun olamayacaksınız, finaller geliyor biliyorsun, bir ay kadar kaldı, o yüzden biran önce okula dönüp ders çalışmaya başlamanız gerekiyor'
'Doğru söylüyorsun'
'Aynı bölümde olsaydık sizi çalıştırırdım'
'Bizimkilerden notları alıp bi şekilde çalışırız merak etme'
O sırada Anne ve Jamie de oturdu. Biraz çay içip konuştuktan sonra sonunda yola çıkmaya hazırdık. Yanımıza bi kaç eşya aldık ve çıktık. Tabii ki bu eşyaların içinde Jamie için aldığım muhteşem iç çamaşırları da vardı, lazım olabilirdi. Arabaya bindik, Matt kullanacaktı Anne onun yanına oturmuştu ve biz Jamie ile arkadaydık. Bi süre yol aldık fakat tam şu anda onunla sevişmek istiyordum. Vücudum onun için deliriyordu.
'Şu ilerideki marketten birkaç şey alacağız bi şey ister misiniz?'
'Hayır teşekkürler'
Baş salladı, güzel. Arabayı marketin arkasına durdurdu ve Anne'le birlikte indiler, onlar iner inmez Jamie'nin kucağına oturup sürtünmeye başladım.
'Becer beni'
'Jess ne yapıyorsun'
'Hadi lütfen yalvarırım biraz olsun dokun'
'Hayır gel buraya sakinleşir misin'
'Hayır Jamie hadi yalvarırım'
Elini aldım ve taytımın üzerinden vajinama bastırdım.
'Jess şimdi gelecekler ve zevkin yarıda kalacak yapma'
'Lütfen'
Derince nefes aldı ve beni koltuğa otutturup arkamdan kollarını kollarımın üzerinden doladı ve başını omzuma koyup öptü.
'Sabret işte biraz'
'Etmek istemiyorum'
'Bugün neden böylesin'
'Bilmiyorum, kaşınıyor'
'O ne demek ya'
'Bilmiyorum Jamie işte sürekli bi şey değsin istiyorum'
'Çok garipsin gerçekten'
'Biliyorum'
'Şu lanet yere ulaşana kadar biraz uyumalısın, sonra bakarız tamam mı'
'Sevişir miyiz'
'Bakarız, hadi sana biraz müzik açayım ve uyu tamam mı'
Başımı salladım, kulaklık verdi ve bi parça açtı, beni kucağına çekti ve bebek gibi tutup her tarafımdan sarmaladı, bende göğüsüne dayanıp büzüldüm. Klasik müzik çalıyordu ve huzur veriyordu, o an her şeyi boşverip uykuya daldım..
Uyandığımda bir yataktaydım, bu kadar derin uyumuş muydum gerçekten? Saate baktığımda ikiyi geçtiğini gördüm, evet uzun süredir uyuyordum. Doğrulup onların yanına gitmeye karar verdim, evi bilmediğimden korkak adımlarla evin merkez noktasını bulmaya çalıştım. Zırvalamamak gerekirse salonu arıyordum yani, sonunda mutfakta Anne'e rastladım.
'Günaydın'
Gelip bana sarıldı, morali bozuk gibiydi.
'Bi sorun mu var'
'Hayır yok'
'Emin misin, üzgün görünüyorsun'
'Hayır değilim, gerçekten'
'Tamam, ama bir şey varsa söyle lütfen, ve Jamie nerede?'
'Ah evet onu söyleyecektim, Matt'le birlikte bi yere gittiler, nereye gittiklerini de söylemediler, işleri varmış.'
'O ne demek ya'
'Bilmiyorum Jess ara istersen'
Başımı salladım ve o bir şeylerle uğraşırken bar tezgahın uzun sandalyelerine oturup Jamie'yi aradım. Açmıyordu.
'Biraz kahve ister misin?'
'Evet, lütfen. Telefonunu açmıyor Anne'
'İşleri vardır, bi şey olmaz merak etme'
Derince nefes aldım, umarım kötü bir iş değildir. Jamie'nin annemlere haber verip vermediğini bilmiyordum bu yüzden ben aramaya karar verdim. Bi kaç çalışta açtı.
'Merhaba anne'
'Merhaba tatlım nasılsın'
'İyiyim, sen nasılsın'
'İyiyim, bir sorun mu var'
'Hayır yok, sadece Anne ve Matt'le birlikte Matt'in ikinci evine geldik, bi kaç gün burada kalacağız haberin olsun istemiştim.'
'Teşekkür ederim, iyi ki haber verdin'
'Seni seviyorum, her şey yolunda değil mi?'
'Yolunda, baban biraz hasta yalnız önemli bir şey değil gibi gözüküyor'
'Hasta mı?'
'Evet sanırım grip'
'Bir şey olursa mutlaka ara lütfen, ve geçmiş olsun dile'
'Tamam tatlım, görüşürüz öptüm seni'
'Görüşürüz'
Ardından kapattık. Anne kahveyi önüme koydu ve kendi de yanıma oturdu.
'Ee nasıl gidiyor Matt'le'
'Güzel gidiyor gibi'
'Gibi mi'
'Yani, Matt işte, bilirsin, penisi çok büyük'
'Teşekkür ederim bu ayrıntıyı verdiğin için'
İkimizde kıkırdadık ve kahvemizi yudumladık.
'Jess bil bakalım bana kim mesaj attı'
'Kim?'
'Şu gemiyle mola verdiğimiz adada iki çocukla tanışmıkya, o işte, Jack olan'
'Aman tanrım gerçekten mi'
'Evet, uzun süre sonra merhaba gibisinden bir mesaj atmış ve biraz sohbet etmeye başladık'
'Ee peki nasıl gidiyor'
'Aslına bakarsan o kadar iyi biri ki, çok saf, çok yakışıklı ve gerçekten iyi bir espri anlayışı var'
'Peki ya Matt ne olacak'
'Matt'le çıkmıyoruz ki, aldığımız kararda yalnızca sevişmek var, asla çıkmak yok'
'Biraz saçma geliyor bana, bilmiyorum sen bilirsin'
O sırada kapı çaldı, gidip açtım ama kimse yoktu, yalnızca yere bir mektup bırakılmıştı. Aldım ve içeriye girdim.
'Kimmiş?'
'Kimse, bir mektup'
'Gerçekten mi, kimden peki?'
'İsim yazmıyor'
(...)

Yine bir bölüm sonunda size merhaabaaa diyorumm. Umarım iyisinizdir çünkü ben çok iyiyim. Hikaye sayenizde 1 milyon okunmaya ulaştı. Çook çok çook mutlu oldum gerçekten nasıl anlatabilirim bilmiyorum, teşekkür ederim, binlerce kez. İyi ki varsınız..
Bir de küçük bir şey söylemek istiyorum, bi kaç kişiden sürekli mesaj alıyorum kendini söyler misin falan diye. Şu an iğrenç tipimi size göstermek gibi bir niyetim yok :D şaka bir yana, ilginize çok teşekkür ediyorum ancak söylemesem daha uygun olur gibi, böyle geçinip gidiyoruz işte önemli mi, hehe. Seviliyorsunuz hepiniz, bir daha ki bölüme görüşmek üzere, kendinize iyi bakın. (:

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!