21 "Misafir"

126K 5.7K 1.2K


ASYA

Yavaşça gözlerimi araladım, üstümde ki ağırlıkla inledim.

"Ne oluyor ya?" Diye mırıldandım. Yiğit başını göğüslerime koymuş mışıl mışıl uyuyordu. Gülümsedim onun bu tatlı haline, elimi saçına koyup yavaşça okşadım.

Yanımda ki komodin de telefonumu gördüm, yavaşça elime aldım. Selma ablanın 10 kere aradığını gördüm. Yiğit telefonumu vermediği için şimdi görüyordum. Pamuk teyze ise 20 kere aramıştı.

"Asya, neredesin kuzucum? Lütfen cevap ver, çok meraklandık Sami amcanla! O Yiğit denen adam sana zarar verdi mi, ne yapıyor sana?"

Pamuk teyzenin mesajına baktım, gerçekten merak etmişlerdi. İlk defa birileri beni merak ediyordu, gerçekten bu beni mutlu etmişti. Bana gerçek bir aile ortamı sunmuşlardı.

Tam cevap yazacakken Yiğit'in mırıldanmasını duydum.

"Sarışınım." Dedi boğukça, başını göğsüme daha çok gömdü.

"Efendim?" Dedim kıkırdayarak.

Yiğit uyku sersemliğiyle cevap vermeden tekrar uyumuştu. Gülümsedim onun bu haline, bu haline hiçkimse gelip katil diyemezdi. Şu anda katil kelimesiyle uzaktan yakından bir alakası yoktu, o kadar tatlıydı ki!

Gözlerimi Yiğit'ten zoraki ayırıp telefonuma çevirdim.

Nasıl bir mesaj atmalıydım?

Yiğit ellerini belime sımsıkı sarmıştı, elini hareket ettirip kalçama koydu.

"Bakıyorum da uyandın?" Dedim gülerek.

"Gece kaç kez kalktığımı bilmiyorsun tabii." Dedi Yiğit, hızla telefonu elimden bıraktım.

"Ne oldu, neden kalktın?" Dedim.

"Rüya gördüm." Dedi, elimi yüzüne koydum.

"Ne rüyası, kabus falan mı?" Dedim, yoksa korkmuş muydu? Yiğit güldü, gülmesi beni kendimden geçiriyordu adeta. Gülüşünü çok seviyordum, çok güzel gülüyordu.

"Sen böyle heryerini tamamen belli eden bir gecelikle rahat rahat uyudun tabii, o kadar yakın yatıyoruz değil mi? Birde seni nasıl arzuladığımı biliyorsun, sence ne rüyası görmüş olabilirim?" Dedi, yanaklarım utançla kızardı.

"S-Sen giy dedin, ben giymek istememiştim!" Dediğimde güldü.

Göğüsüme dudaklarını değdirdi. Küçük küçük öpücükler kondururken hızla konuştum.

"Yapmasana, ayıp yani!" Dediğimde güldü.

"Neyi ayıpmış?" Dedi.

"Değil mi, şu halimizi başka biri görse ben utancımdan ölürdüm." Yiğit yavaşça başını kaldırdı ve gözlerime baktı.

"Selma bizi öpüşürken gördü, Sinem jakuzide gördü-" Hızla sözünü kestim.

"Ya neden hatırlatıyorsun?" Dedim, yüzünde ki elimi öptü.

"Bizi bok varmış gibi sürekli basıyorlardı, yalnız kalmamız çok daha iyi oldu." Dedi, kahkaha attım.

"Tam bir sapıksın." Dedim.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!