TELMAF/2

68.1K 3.4K 121

(Düzenlenmiştir)

Tanımadığım bir odada yattığım yerden gözlerimi açtım. Kaşlarım çatıldı ilk önce. Sonra yatakta doğruldum ve odanın sağına soluna baktım. Benim odamdaki renklerin aynısı bu oda için kullanılmıştı. Siyah ve lacivert. Çok hoş bir odaydı benim için. Yüzümde gülümseme oluştu. Annem bu renklerin bayıcı ve korkunç bir havası olduğunu söylese de bu renkler benim için harika. Çok hoş duruyor bence birbirleriyle yan yana geldiklerinde.

Ben ne düşünüyorum ya. Neredeyim ben?. En son bayılmıştım sanırım ve Rüzgara yani telefon sapığıma beni eve götürmesini söylemiştim ama anlaşılan başka bir yere getirdi veya kaçırıldım. Kaçırıldım deyince bir an kalbim teklese de korkmadım. Çünkü korkmuyorum en fazla ne yapabilirler. Ayrıca peşimde Rüzgar 'ın adamları vardı. Yanlış hatırlamıyorsam. Yoksa hepsi rüya mıydı. Tabi ki de değil Ezgi saçmalama. Rahatlıkla kafamı tekrar yastığa koydum ve

'' Biri gelecek mi artık? '' dedim hafif bağırır gibi çıkan sesimle. Ellerimi kafamın altında birleştirdim. Bende ki rahatlık kimse de yok. İnsan bir telaş yapar ama nerede bende. Küçükken de böyleymişim ben zaten. Eski evimizde yangın çıkmış ben rahat rahat kitaplarımı topluyordum. Acaba bu rahatlık nereden geldi bana. Annem babamda da yoktu bu kadar rahatlık ama. Telefonumun çalma sesiyle hemen yatakta doğruldum ve telefonumu bulmaya çalıştım. Yataktan uzaktaki çalışma masası gibi olan yerdeydi.

'' Kim gidecek oraya kadar ama ya '' dedim ve dudak sarkıttım. Derin bir nefes aldım bıkkınlıkla ve yataktan kalkıp telefonumu aldım. Ve bilin bakalım kim? Tabi ki sapık.

'' Efendim '' dedim telefonu açıp.

'' Hele şükür ayıldın '' dedi tanıdık ses. Yatağa doğru geri döndüm ve yatağa uzanıp

'' Yatak biraz daha rahat olsaydı belki uyuyan güzele bağlardım '' dedim ve güldüm. Karşı taraftan da onun gülme sesi geldi.

'' Bende seni o uykudan uyandıran prens olurdum '' dedi. Gülüşüm yüzümde dondu. Sonra ise soldu. Beni seven bir adamla konuşuyordum ve o hayatının en büyük hatasını yaptı. Ben hiç bir zaman erkeklere güvenmedim ve ona da güvenemem.

'' Saat kaç '' dedim konuyu değiştirerek.

'' 5'e geliyor '' dedi. Gözlerimi büyüttüm ve

'' Annem merak etmiştir beni şimdi '' dedim ve yataktan kalktım.

'' Uyandığın zaman korkmadın ve telaş yapmadın ama şimdi annen seni merak ediyor diye mi telaş yapıyorsun '' dedi şaşırarak.

'' Senin olduğunu bildiğim için öyle davranmıştım ama kaçırılırsam da telaş yapmazdım. Benim gitmem lazım artık '' dedim. Kapıya doğru ilerledim ve açmaya çalıştım. Oha açıldı. Şaşırdım aslında ben kilitli filan sanıyordum.

'' Merak etme eve çok yakınsın zaten '' dedi. Odadan çıkarken

'' Nasıl yani '' dedim. Eve nasıl yakındım. Kapıyı kapattım ve ilerlemeye başladım. Önüme iki tane koridor çıkınca durdum.

'' İki sokak aşağıda sizin ev var Eser seni evine bırakacak bu arada sol taraftan ilerle '' dedi. Evin içine göz gezdirdiğimde kamera olduğunu gördüm. Yüzümde anlamsız gülümseme oldu. Yüzümde ki gülümsemeyle sol koridora girdim ve ilerledim. Aşağıya inen merdivenleri gördüğümde oraya yöneldim. Ah annem genelde merdivenlerin korkuluklarının üzerinden kaymama izin vermez çünkü düşeceğimi sanar. Bence buradan kayabilirim. Merdivenlerin başında durdum.

'' Eser nerede? '' dedim.

'' Dışarıda seni bekliyor sakın ona 2 metreden fazla yaklaşayım deme!''' dedi sert sesiyle. Yutkundum ve kafamı salladım sadece.

İLK AŞK {TELEFON SAPIĞIM} Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin