Eve geldiğimizde -annemlerin evine- annem beni sorguya çekmiş, neler olup bittiğini öğrenmeye çalışmıştı. Ama umduğunu benden karşıyalamamıştı. Odama girip, yastığa gömüldüm ve ağlamaya başladım. Herşey üst üste gelmişti. Öldü zannettiğim bebeğimin daha yeni öldüğünü öğrenmiş, bebeğimin katili olmanın verdiği acıya ek olarak, Zayn'in bunu ondan gizlediğimi öğrenmesi felaket üzerine felaket doğurmuştu.

Hıçkırıklarımı serbest bıraktım. Ağlamam gerekiyordu. Önceden de ağlamıştım ama o Zayn içindi. Şimdi bebeğim için ağlıyordum.

Yaklaşık yarım saat süren ağlamam durunca, yatakta oturur pozisyona geçtim. Ne istiyordum ? Neye sahiptim ? Ne lazımdı ? Ben bu kadar duygusal bir kız değildim, şimdi ise ota boka ağlar olmuştum. Belki de üst üste gelen şeyler ağlatıyordu beni..  Herneyse... Hissettiğim bir anlık güçlü bir özgüven ile telefonu elime alarak, Zayn'i aradım... Çalıyor, çalıyor, çalıyor ama açılmıyordu.. Pes etmeye niyetim yoktu. Elimden gelen herşeyi deneyecektim. Yapabildiğim herşeyi yapacaktım. Tekrar aradım. Açasaya kadar aramaktı hedefim. Tabi beyefendi telefonunun taciz edilmesinden hoşlanıyorsa, o ayrı ! Mesaj atmaya başladım

"Telefonunu açacak mısın ???"

"Telefon..."

"Zayn... Açarsan sana bir açıklama yapacağım !!"

"Zayn..."

"Aptallık yaptım, affet. Biliyorum, affetmek affet demek kadar kolay değil. Ama bir şans daha istiyorum senden. Bir kalemde silip atamazsın, değil mi ? Mesajlarıma yada telefonlarıma GÖRMEDİĞİN için cevap vermediğini varsayıyorum.. Zayn.."

"Şu kahrolası telefonu açacak mısın !?!?"

"Ne zamandır, ikinci bir şans isteyen birini geri çeviriyorsun ??"

"Bu kadar vicdansız mıydın Zayn ?.."

Son mesajımdan sonra, cevap geldi. Hem de saniyeler içinde

"Şuan sınırlarını zorluyorsun ! Peki sen ne zamandır bir bebeğe, daha doğmamış minicik bir yavruya kıyacak kadar vicdansız oldun ? Bir daha benimle iletişim kurma ! Yoksa ters tepecek !"

Emin olabilmek için, bir daha, bir daha ve bir daha okudum. Bu nasıl bur tepki !?

Pes etmek yok. Pes etmeye hiç niyetim yok !!

Telefonumu kaptım ve koşar adımlarla aşağı indim. Annemlerin şaşkın bakışları arasında, arabanın anahtarını aldım ve

"Baba, arabanı aldım" diyerek kapıyı çarparak çıktım.

İstikamet: Evim. Evimiz.

Evimizin önüne geldiğimde, hızla arabadan indim ve koşar adımlarla kapıya doğru yöneldim. Kapıyı çaldım. Sesyok. Zile basıyor, kapıyı tıklatıyordum. Bir an yoldan geçen yaşlı bir teyzenin "Kime bakmıştın kızım ? Onlar taşınalı çok oldu" falan diyeceğini zannettim. Hani her filmde geçer ya böyle bir sahne.

Ahh, anahtarım var benim, ama kapı çalıyorum. Kafam yerinde değil ki ! Çantadan anahtarımı çıkarıp, kapıyı açtım. İçeri girer girmez, içki kokusu burnumu sızlatmaya başlamıştı. Sol elimle burnuma mandal görevi yaptım. Salon boştu. Mutfağa ilerledim. Yaşananlar gözümün önünden film şeridi gibi geçtikten sonra yukarı çıktım. Yatak odasına geldiğimde, Zayn'i yatağın bir köşesinde sızmış bir halde buldum. Yerdeki şişeleri toplayarak, bir poşete koydum ve odanın dışına çıkardım. Yatağın diğer köşesine gidip oturdum ve Zayn'i izlemeye başladım. Hissettiğim ani cesaretle, ellerimi saçlarına daldırdım. Uyuyordu, değil mi ? Bunu yaptığımı bilemezdi.

"Biliyor musun ?.." diye fısıldadım "..seni özledim.. Senin bana gülmeni özledim. Turdayken bile bu kadar özlediğimi hatırlamıyorum...Senin bana somurtmanı istemiyorum, dayanamıyorum...Kalbim kaldırmıyor... Yaptığım aptallığın farkındayım.." derin bir iç çektim "...senin de dediğin gibi, aptalın tekiyim ben." Gözlerimden akan yaşları hemencecik sildim "..ama her ne pahasına olursa olsun, sana kendimi affettireceğim.. Bunu yapacağım, beni affedeseye kadar peşinde dolanacağım.." Evet, bunu yapabilirdim. Zayn'in yanağına küçücük bir öpücük kondurarak, odanın dışındaki poşeti aldım ve dışarıdaki büyük konteynerin içine attım. Karanlık olmuştu, eve doğru döndüğümde, yatak odasının penceresinin önünde yarı çıplak bir şekilde bir yere -odanın içinde- bakan Zayn'i gördüm. Daha sonra yerden bir şey aldı. Tişört. Pencerenin önünde üzerine geçirdi ve pencereden uzaklaştı. Bir iki saniye sonra da, ışıklar söndü. Dış kapı aralanınca, istemsizce çöp konteynerinin arkasına saklandım. Zayn kapıyı örterek arabasına doğru yürüdü. 

Nereye gidiyor yahu bu çocuk ?

İçimde hareketlenmeye başlayan dürtüyle, gizlice arabama doğru yürüdüm. Ve Zayn'i takibe başladım. 

Bakalım nereye gidiyoruz..

Selaaaaaam :D

Yeni bölüüüüüüüüm :D Şuan çok yazasım var :D Cidden, aklımdan kurgular sular seller gibi akıyoor :D Bekletmek istemediğimden hemen ekledim, kısa biliyorum :D Ama eğer birşeyler ters gitmezse akşama/gece de devamı gelebilir :D  Ama söz vermiyorum :D

Ayy çok heyecanlandım :D

I love you, my little readers ♥

Mrs. Malik (Zayn Malik Fan Fiction)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!