***
Hastaneye geldiğimizden beri haftalar geçmiş Jamie tedavilerin hiçbirine olumlu tepki vermiyordu. Az sonra onu götürecekleri odadan ümitliydim, bu son aşamaydı, eğer işe yaramassa, bitmiş demekti. Doktorlar odaya onu almaya gelmeden birkaç dakika önce baş başa kalma fırsatı bulduk. Bitkin görünüyordu, elini tuttum.
'Bunu birlikte atlatacağız, anlaştık mı'
'Jessica, yapabileceğimden ümitli değilim'
'Bizi düşün öyleyse, tüm hayallerimizi düşün'
Bir kaç saniyeliğine gözlerini yumdu ve tuttuğu ellerimi dudaklarına götürüp öptü.
'Çıkalım bu hastaneden Jamie'
'Deneyeceğim'
Ardından doktorlar onu götürmek için içeri girdiler ve hemencecik gittiler. Uzun süreceğinden biraz kahve içmeye karar verdim. Aşağı indim ve biraz televizyona bakındım. Son aşamadan sonra Jamie'nin nöbetleri artmıştı. Bazı zamanlar tedavi saatinden sonra deliriyor ve titremeye başlıyordu. Kendine engel olamama duygusunun somut haliydi bu. Tek duam buradan sağ salim ayrılabilmekti gerçekten. Ona ihtiyacım vardı.
Bir saat kadar dolandıktan sonra odaya gittim ve onu beklemeye başladım. Çok geçmeden odaya getirdiler. Uyuyor gibiydi, anlamamıştım.
'O iyi mi?'
'Evet, yalnızca çok yoruldu'
'Emin misiniz?'
Baş salladı. İnanmadım. Onlar çıktıktan sonra yanına yaklaşıp elini tuttum.
'Jamie, iyi misin'
Başını hayır anlamında salladı, gözleri hala kapalıydı.
'Ne hissediyorsun?'
'Bitkinim, buradan siktir olup gitmek istiyorum'
'Çıkacağız, her şey doktora bağlı artık'
'Biliyorum, umarım'
Anlından öptüm ve elini okşadım. Eski onu özlemiştim, fazlasıyla.
Annemler birden içeri daldığında korkuyla birlikte ayağa kalktım. Jamie'de gözlerini açtı.
'Nasılsın Jamie'
'İyi hissediyorum, sorun yok'
'Öyle görünmüyorsun ama'
'İyiyim'
Çaresizce onayladılar. İyi olmadığı ap açık ortadaydı. Bir süre sonra doktor içeri girdi ve gülümsedi.
'Bir iyi bir kötü haberim var ilk hangisini duymak istersiniz'
'İyi olanı'
'Hastaneden yarın çıkabileceksiniz'
'Ciddi misiniz'
'Evet, süreç iyiydi ve çıkmaması için bir engel göremedik'
'Peki ya kötü olan haber nedir'
'Çıkabilirsiniz ancak ilaçlarını kullanmaya devam etmesi gerekiyor, en nefret ettiği ilaçlar varya, işte onlardan bahsediyorum. Biraz zor olacak ama en azından iyi tarafından bakmanız gerekiyor'
'Evet öyle,teşekkür ederiz. Bir de, bitkin olması doğal mı?'
'Evet, evet merak etmeyin, biraz uyusun, iyi olacaktır'
Başımı salladım, odadan çıktı. Gülümsedim, son bi kaç gündür en iyi sevindirici haber kesinlikle buydu.
'Dışarı çıkar mısınız, fazla kalabalık ve rahatsız oluyorum'
'Peki Jamie'
Annesi onu öptü, ardından hepsi dışarı çıktı. Bende çıkacaktım ki beni durdurdu.
'Nereye gidiyorsun'
'Gitmemi istediğini sanmıştım'
'Hayır, o senin için geçerli değildi'
Yatağın kenarına oturup elini tuttum. Gözlerini gözlerime dikti ve hafifçe gülümsedi.
'Demek sonunda seninle sevişebileceğim'
'Evet, şey, o yönden bakmak istiyorsan öyle'
'Sen hangi yönden bakıyorsun?'
'Sonunda seninle birlikte uyuyabileceğim, evimizde olacağız ve iyileşmiş olacaksın, hayat durmuştu, artık devam edecek'
'Öyle miymiş'
'Öyleymiş'
Beni kendine çekti ve sarılıp boynumdan öptü, bende onu öptüm. Bi süre öyle kaldık.
'Her şey daha güzel olacak Jess, söz veriyorum'
'Her şey zaten güzel Jamie'
'Daha iyisi olacak'
'Olacak'
Tekrar beni öptü, bende onu öptüm. Her şey güzel olacaktı.
****
'Arabayı ben kullanmak istiyorum baba'
'Emin misin Jamie, biraz daha dinlensen iyi olur, hala bitkin görünüyorsun'
'Evet ama iyiyim, bitkin değilim, lütfen ben kullanayım'
İç çekerek anahtarı ona verdi.
'Hızlı sürme lütfen'
'Bakacağız baba, eve mi gidiyorsunuz'
'Evet, siz gelmiyor musunuz'
'Hayır, zaten gece olmak üzere, biz bana gitsek daha iyi olur'
Babam ona sertçe baktı ve boğazını temizledi, annemle göz göze gelip hafifçe güldük.
'Şey yani tabii ki Bay Carter izin verirse'
'Arabayı düzgün kullanacaksan izin veririm'
'Söz veriyorum'
'Dikkt edin'
Gülümsedim ve hepsini öpüp arabaya bindim, Jamie'de arkamdan bindi. Diğerleri de kendi arabalarına binip uzaklaştılar. Jamie arabayı çalıştırdı ve direksiyona sırıtarak iki üç kez vurdu.
'İşte benim kızım be, sesini bile özlemişim'
'Arabanın mı'
'Evet, lanet olsun delice hız yapmak istiyorum ama babana söz verdim'
'Evet lütfen yapmaz mısın'
'Tamam, çok heyecanlıyım'
Güldüm, arabayı evine doğru sürmeye başladı. İkimizde gülümsüyorduk. Yaklaşık yarım saat sonra eve vardık. Derince nefes aldı. Ve arabadan indi. Evin anahtarlarını çıkardım ve açıp ilk onun girmesini bekledim. Girdi ve hemen piyanosunun başına geçti. Kapıyı kapatıp kilitledim ve mutfağa gidip bi bardak su içtim. O sırada tuşlarla oynuyordu. Onun yanına dönüp arkasından boynuna sarıldım. Oturduğu sandalyede kenara kaydı ve gelmem için işaret yaptı. Oturdum.
'Sanırım notalarım artık aklımda değil'
'Aklında olacaklardır, kendine biraz zaman tanımalısın'
'Ya hiç çalamassam artık'
'Saçmalamayı keser misin, tabii ki çalacaksın, yalnızca hatırlaman için biraz zaman gerekiyor, onu da biraz kendini toparladığında bulacaksındır, endişe etme'
'Öyle mi dersin'
'Kesinlikle'
Boynumdan öptü ve beni tek hamlede kucaklayıp ayağa kalktı.
'Yapma kendim çıkabilirim yorulacaksın'
Güldüm, o da güldü.
'Bir domuz kadar enerjiğim yorulmam'
'Domuz mu?'
'Evet domuz'
Güldük, beni odasına çıkarıp yatağa yatırdı ve kapıyı kapattı. Ardından yanıma gelip uzandı ve anlımdan öptü.
'Her şey için teşekkür ederim'
'Ben hiçbir şey yapmadım Jamie'
'Bana haftalarca katlandın, ayak işlerimi yaptın, daha ne isteyebilirim ki'
'Seni seviyorum'
'Bende seni seviyorum'
Dudağımdan hafifçe öptü ve gülümsedi.
'Vücudunu özledim'
'Biliyorum, bende seninkini ama düşündüğün şeyden önce ilaç içmen gerekiyor'
'Hayır o lanet ilacı içmek istemiyorum'
'İçmek zorundasın'
'İçmeyeceğim'
'İçmessen seninle asla sevişmem'
'Hayır içmeyeceğim ve sende benimle sevişeceksin'
'Jamie gerçekten yapmam'
'Hayır lütfen içmeyeceğim ve seni de zorla becermek istemiyorum'
'Yapamassın zaten'
'İstersem çok iyi yaparım'
'İyi peki sen bilirsin'
'Ne demek bu? Trip mi atıyorsun sen bana'
'Bilmem, sence beni zorla becermen iyi bir şey mi? Yeniden kavga mı etmek istiyorsun? Her şey güzel olmaya başlamışken bozmak mı istiyorsun? O zaman yap, bak, sana karşı da gelmiyorum, ne istiyorsan yap.'
'Hayır istemiyorum, yapmayacağım, ama lütfen Jess, seviş benimle'
'İlacı içersen olur dedimya, yoksa yok.'
Kalkıp aşağı inip biraz televizyon izlemeye karar verdim, o da arkamdan geldi ve ikimizde oturup izlemeye başladık.
'Sevişmeyecek misin'
'Of Jamie'
'İyi tamam, içmeyeceğim, sevişmeyeceğimde'
Yanıma oturdu ve kolunu omzuma attı.
'Sadece televizyon izleyelim, olur mu'
Başımı salladım Ama o ilacı bir şekilde içirmem gerekiyordu, aksi taktirde iyileşmiş olmazdı. Biraz izledik.
'Sence de içerisi çok sıcak olmadı mı Jamie'
'Bilmem, bana normal geldi'
Tişörtümü çıkarıp ortalığa fırlattım. Derince nefes aldı ve yutgundu.
'Sıcak değil, tişörtünü giymelisin'
'Benim için sıcak'
Oturmaya devam ettim, rahatsız olurmuşcasına kıpırdandı.
'Çay içmek ister misin'
'İsterim'
'Gel öyleyse'
Elinden tutup onu mutfağa götürdüm, sandalyeye oturdu. Bu taktikle fazla dayanacağını sanmıyordum. Bi an çok klişe bir şey yapmayı düşündüm. Filmlerdeki gibi çayı yanışlıkla üzerine döküp temizleyebilirdim. Veya daha değişik bir şey düşünmeliydim. Ne yapmalıydım. Bi taraftan çayı kaynatırken düşünüyordum. Onun kucağına oturup sevişeceğimizden bahsedebilirim, evet bunu yapacaktım. Çayın kaynamasına az kalmıştı. Kucağına oturdum.
'Ne yapıyorsun'
'Hiiç'
Kollarımı boynuna doladım ve kendimi ona bastırdım.
'Gözlerini kapatıp hayal etmeni istiyorum,'
Gözlerini zorla kapattırdım ve yanağını okşamaya başladım.
'Tam şu anda, beni kucaklayıp yatağımıza götürmeni istiyorum, biraz vakit geçirmek istiyorum, vücutlarımızın ayrı geçirdiği haftaları telafi etmek istiyorum, tam şu an, eğer ilacını içersen, beni yukarı götürmene izin veririm ve biraz takılırız, belki de beni sabaha kadar becermene izin bile verebilirim. Tam şu anda, çok sıcağım ve tek istediğim penisini içimde ve ağızımda hissedebilmek, ve tam şu anda, seni tüm bedenimle arzuluyorum, eğer sende istiyorsan, su kaynamak üzere ve yaklaşık kırk saniyen var, su kaynayana kadar kararını ver, evet veya hayır. Yalnız su kaynadıktan sonra içmeye karar versen bile bana dokunmana izin vermem. Şimdi, hızlı karar versen iyi edersin çünkü zaman akıyor'
Gözleri sımsıkı kapalıydı ve yumruğunu sıkmıştı.
'Nerede şu lanet ilaç?'
'İçecek misin'
'Evet'
Planım çok güzel işlemişti, onu tanıyordum ve işe yarayacağını biliyordum. Şimdi tek korktuğum şey, oydu..

//Evet merhaba yeniden, biliyorum yeni bölüm yaklaşık 3 ay gibi uzun bir süre gecikti, gecikti değil gelmedi bildiğiniz yani, özür dilerim. Diyebileceğim hiçbir şey yok ve nedenini de size açıklayabileceğimi sanmıyorum, umarım beğenmişsinizdir, sizi seviyorum, bunca zaman beklediğiniz için çok teşekkür ederim, görüşene dek, hoşça kalın. 💜\\

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!