0.3

1K 84 7
                                    

Nasıl tepki vereceğine önemsemeden lavabonun musluğunu açıp avucuma doldurduğum suyu yüzüne sıçrattım ve makyajını temizlemeye çalıştım. "Bu yaptığın çok mantıksız!" diye geri çekilince yalpalayarak göğsüne yapışıverdim. Beni dirseklerimden tutarak geri itti. "Derdin ne?" dedi göz devirerek. "Şu elbiseyle yeterince berbat görünüyorum zaten. Ayrıca aliyojen tüpüm bitmek üzere ve kalacak bir yer bulmalıyım," kendi kendine söylenirken dediklerini algılayınca istemsizce tek kaşımı havaya kaldırdım. 
"Aliyojen ne?"
"Aliyojen tüpü!" diye tekrar etti sanki anlamama yardımcı olacakmış gibi. "Sen hiç sizin soluduğunuz oksijenle yaşayabilen balık gördün mü?" Aptal olduğumu hissettiren kısa bir bakış attı ve hala aynı şekilde ona baktığımı fark etmiş olacak ki iç çekti. "Ciğerime oksijen solumuyorum. Görmüyor musun? Uzaylıyım ben!"
"Benimle kalabilirsin," dedim birden. Ah, gittikçe batırıyordum işte. "Yani, ev arkadaşım Yumi zaten gününün çoğunu partilerde geçiriyor ve bu hafta sonu Japonya'ya ailesini ziyarete gidecek." Bunu neden yaptığımı biri açıklayabilir mi? "Ayrıca üzerine yumuşak ve kaşındırmayan giysiler de verebilirim."
"Vay canına," söylediklerime karşı şaşkınca duraksadı. "Çıkarın nedir?"
"Bunu sonra düşünürüm. Şuan sadece sınıfa geri dönmem gerekiyor ve senin hakkında iyi bir şeyler sallamalıyım. Tanrım! Parlamayı kesemez misin?"
Göz devirdi ve sesini incelterek söylenmeye başladı. "Tanrım, parlamayı kesemez misin? Çok parlaksın! Yeşilsin ve tüysüz bir kafan var!"
"Hey, uydurma! Onları demedim!" Kaşlarımı çattım, "ayrıca sesim de böyle değil benim!"
"Affedin, Kraliçe Azura!" İç çekti ve ona tuhaf tuhaf baktığımı görünce elini hafifçe silkerek ekledi, "annem kendini kraliçe sanıyor da."
Bu kız deminden beri ne saçmalıyordu? Ah, nedense altıncı hissim eğer onu öfkelendirirsem beni çiğ çiğ pişireceğini söylüyordu. Hoş, belki de ben fazla fantezi kuruyordum.
"Seni yeğenim olarak tanıtacağım," diyerek konuyu çevirdim. Daha fazla uzatmasına izin vermeden sınıfa geri dönmezsem ekstra ceza yiyebilirdim ve popom yeterince işkence çekmişti. "Bana bir şey anlatmana da gerek yok. Hakkında hiçbir şey öğrenmek istemiyorum! Sorarlarsa nadir görünen bir cilt hastalığın var ve tedavi görüyorsun falan filan. Hadi çıkalım artık şuradan."

👽Uzay Kız ⚢Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin