35.Bölüm ✘ KAYBETTİM

14.2K 1.3K 297

Multimedya Bora :)

--

Seçme şansımızın olduğu zamanlarda yanlış ve doğruyu ayırt etmek biraz daha zorlaşıyordu. Sonucunu düşünmeden yaptığın bir hareket seni yanlışa sürükleyebilirdi ve bu genellikle en kolay görünen seçenek oluyordu. Şuan iki seçeneğe sahiptim ve hangisini tercih etmem gerektiğine karar veremiyordum.

"Sana eğer yalan söylüyorsan polis çağıracağımı söylemiştim." diyen kadının sesinin duyduğumda kaşlarımı çatarak ağır bir şekilde arkama döndüm. Almira hala donmuş bir şekilde aşağı bakıyordu. Önce resepsiyondaki kızın delici bakışlarına daha sonra elindeki silaha kaydı gözlerim. Arkasında iki tane orta yaşlı adam vardı. Ne yani bunun için mi gelmişlerdi? Viktor ile bir bağlantıları yok muydu? Burada ne haltlar oluyordu?

"Merve şunlara kardeşim olduğunu söyler misin artık? Sizi şikayet edeceğim bunu yapmaya hakkınız yok." diye Flash tv oyunculuğumu coştururken elimin birini havaya kaldırmıştım. Diğerini Almira tutuyordu canını yediğim. Kadının yüzünde alaycı bir sırıtma meydana geldiğinde Almira'nın elini daha çok sıktım.

"Aslında tam oynanılacak birisiniz ama benim zamanım yok. Adelaida kaçış rotana gerçekten hayranım." derken kafasını sağa doğru yatırmıştı. Beynimden emojili şekillerde hatrı sayılır bir küfür geçirirken, kafamdaki film sahnelerinden en ekşınlısını aramaya başlamıştım bile. Peki aklıma gelen ilk şeyin Recep İvedik dörtte ki köpek balığını dövme sahnesi olması... siktir git iç görüntü. "Ama seni taktir etmem lazım. 14 ay iyi saklandın bravo. Ah pardon, son ay Viktor'un seni izlediğini unutmuşum." deyip aynı sırıtışı yüzüne koyduğunda bakışlarım Almira'ya kaydı. İçinde fırtınalar koptuğunu bilsemde bunu yüzüne yansıtmaması alkışlanacak bir şeydi. Az önceki ürkmüş halinden eser yoktu. Aynı bakışla kıza bakmaya devam ederken elini usulca elimden çekmişti.

"Senin rolün ne peki bu oyunda? Seni koruyan iki tane dağ ayısına ve elindeki silaha güvenmekten başka sahip olduğun şey ne?" diye soğuk kanlılıkla konuşurken parmaklarımı tekrar kavramıştı. O kadar ağır hareket ediyordu ki sanki karşıdan fark edilmesini istemiyor gibiydi. Bir şeyler yaptığının farkındaydım ama anlayana kadar sadece ona uymaya karar verdim.

"Belkide alacağım ödüle güveniyorumdur. Viktor senin başına 1 milyon dolarlık ödül koydu. Bilirsin Viktor'dan bahsediyoruz. Elinin ulaşmadığı bir yer yok ama sen şanslısın küçük kız. Sana işkence etmeyeceğim. Belki yanındakini alabilirim. Güzel bir şeye benziyor." derken bana göz kırpmıştı. Yüzümü buruştururken Almira dirseğini katlayarak sırtına götürdü. Yüzümü sabit tutmaya çalışırken beline sarıldım fakat hissettiğim şey metalin soğukluğundan başka bir şey değildi.

"Biliyor musun.." deyip duraksadı birkaç saniye. Silahı almam için zaman tanıdığının farkındayım ama önce bir şok olmam lazımdı. Benim silah ile ilişkim sadece GTA ile sınırlıydı. Bir de küçükken dedemin tüfeğini kaçırıp evdekileri esir almıştım ama her neyse konumuz şuan bu değil. Silahı parmaklarımla sıkıca kavradığımda Almira elini geri çekti. "İlk önce senin gibi biri ile muhatap olduğum için gerçekten de şanslıyım." diye gülerek konuştuğunda kızın kaşları çatıldı.

O an her şey çok hızlı gelişti. Almira cebinden çıkardığı biber gazını üstlerine sıktığında adamların biri rastgele ateş açtı. Elimdeki silahı hedefsiz bir şekilde doğrulturken kadın Almira'nın üzerine atladı. Tam ona yardım etmek için gidecektim ki yakamdan tutulup duvara savruldum. Sırtımın arkasında hissettiğim tablo yere düşüp gür bir ses bırakırken elimden kayan silahı aldım ve tetiği çektim. Şuan aşırı doz adrenalinden ne yaptığımı bilmiyordum fakat cam parçalarına dikkat edecek kadar kafam yerindeydi.

5✘1 Eşittir 1Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin