BEN GELDİM…

FIRAT GELDİ…

GAMZE GELDİ DEMEK İSTERDİM AMA O BU BÖLÜM YOK ONUN YERİNE KENAN VAR😍😍

BEN EDİTİ YENİ BİTİRİNCE KENAN’DAN ÖYLE HEMEN KOPAMADIM..

MALUMUNUZ HİKÂYEYİ EPSİLON’A TESLİM ETTİM VE KEN’AN DİYARI OCAK AYI İÇİNDE BİR AKSİLİK ÇIKMAZSA RAFLARDA OLACAK…

VERDİĞİM UZUN ARADAN DOLAYI ÖZÜRLERİMİ KABUL EDİNİZ...

ARTIK SIRA KIZIL’DA ONU DA ÜST SIRALARDA, İLGİYLE OKUNURKEN GÖRMEK SİZİN ELİNİZDE…

EKLEMEYENLER KÜTÜPHANESİNE, LİSTESİNE EKLESİN, YORUM YAPSIN, ETRAFINA YAYSIN

KORUYALIM KOLLAYALIM

SİZİ SEVİYORUM VE LAFI KISA KESİP SİZİ YENİ BÖLÜMÜNÜZLE BAŞ BAŞA BIRAKIYORUM.

KEYİFLE OKUYUNUZ…

FIRAT

Mitolojide Tanrıça Athena’nın, Kral Zeus’un hem kızı hem de en yakınındaki ilâhe ve bu nedenle de oldukça imtiyazlı olduğu bilinir. Hikâye bu ya, Atina kenti de Olympos hiyerarşisinin en temel merkezidir. Burada yetişen zeytin, bekâreti temsil ederken, Eski Yunan’da, zeytini sadece bâkirelerin toplamasına izin verildiği rivayet edilir. Bâkire olmayanlar bu meyveye el süremediklerinden zeytin bu denli kutsanmış, kendisinin çok üstünde bir anlama sahip olmuştur. Athena da anlatılan o ki; bâkire bir kızdır ve ona biçilen rol, bekâreti, temizliği temsil etmesidir.

Benim gönlümde de aşkı yeşerten kadının aynı Athena’nınki gibi temiz ve dokunulmamış olması tesadüf değildi şüphesiz. Onun büyüdüğü topraklarda kök salan zeytin ağaçları gibi saf ve sevgiyle büyümüştü o da.

Şimdi kısa süreliğine de olsa onu bırakıp gitmek, kendimi ondan mahrum bırakmak, benim gibi yüreği çoktandır bozuk bir adam için saflığını kaybetmek gibi geliyordu.

Zeytin ağacının insanlara hayat ve güç veren bir meta olması gibi, bu kız da bana bir güneş, aydınlık bir geleceğe dair umut oluyordu.

Kafa karışıklığıma çare olabilecek tek şey, rahatlamama yetecek olandı. O da Gamze’yle olmamamı engelleyen kadını bulabilmek için, biraz daha uğraş vermem anlamına geliyordu. Bundan önce görmediğim ve hayatımı savrukça yaşarken bana bulaşma ihtimali olmayan Elif’in yokluğu şimdi varlığından bile beterdi. Onu bulup, acilen boşanmam gerekiyordu. Ondan sonra her şey çorap söküğü gibi hallolacak, o sökülenler yeni ilmekler halinde Gamze’yle şekillenecekti.

Sonbaharın kırmızı ve turuncu renkleri doğaya değerken, bana onu, hatırlatan bir İstanbul sabahı puslu gökyüzüyle uçağın camından beni karşılıyordu. Hava daha aydınlanmadan uçağa binmiş, evime doğru yola çıkmıştım. Koltuklarında uykularının son dakikalarını geçiren diğer yolcuların aksine ben gözümü kapatıp bir türlü rahatlayamıyordum.

Bana bir ömür gibi gelen iki saatin sonunda, uçağın tekerlekleri yere değdiği gibi rahat bir nefes almıştım. Havaalanından ayrılıp Kenan’ın yanına giderken, olan biteni; yıllar öncesinden başlayıp nasıl anlatacağımı düşünüyordum. Beni sorgulayarak, ama öncesinde tabi ki dalga geçerek ve bolca küfürler ederek bana yardımcı olacak biri varsa o da sadece Kenan’dı. Başka kimseye güvenemezdim. Bu işi en kısa zamanda, kimseye duyurmadan halletmemiz gerekiyordu.

Onun karanlık bağlantıları benden daha iyiydi. Bunu bilip de şimdiye kadar ondan yardım istemememin tek sebebi ise; kendi battığım çukurda cezam neyse, debelenerek çekmeye çalışmamdı ama o çukurun içindeki çamurun tek bir parçası bile Gamze’ye sıçramamalıydı artık.

KIZIL•Tamamlandı•Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!