For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

7

2.8K 238 52

yine bölümler gelmeye başlıyor gibi Hm? Sona bırakılan notu okuyunuz

**
#Chanyeol

Kris'in de yardımıyla eve taşıdığım onlarca poşetten sonra ilk işim bir kaba buz kalıplarını doldurup şarabı içine yerleştirmek ve benden uzak bir noktaya koymaktı. Tek kişi yaşadığım evim benim için yeterince genişti ve evi alırken özellikle mutfak genişliğine dikkat ettiğim için kendimi her zaman tebrik etmiştim.

Dolaba yerleşecek malzemeleri yerleştirip geri kalanını da tezgaha dizdim. Öncelikle güvecimi yapmak için toprak kabı tezgaha koymuştum. Sırasıyla malzemesi içine kat kat dizerken mutfaktaki radyodan kulağıma güzel gelen bir frekansı ayarlayıp bilmediğim ancak Fransızca olduğunu düşündüğüm şarkıya kendimce eşlik ederek yemek yaparken kendimi eğlendiriyordum.

Toprak kabın en üst kısmına domatesleri yerleştirip daha sona ağzına aluminyum folyoyu geçirdim ve fırına yerleştirdim. Ana yemeğim hazırdı. Şimdi yapmam gereken ortalığın dağınıklığını halletmekti.

Mutfak çöpüne geçirdiğim poşetle beraber atılacakları atıp ortalığı toparladım. Pilav makinasına biraz pirinci ıslayıp yerleştirdim ve soluklanmak için telefonumdaki bildirimleri kontrol ettim.

Şirket için kullandığım siyah tabletten önemsiz e-Mail'leri silip önemlilerini Baekhyun'a yolladım. Radyodaki kanalı değiştirip bir Kore müzik kanalı buldum. Ellerimi birleştirip yukarı doğru gerindikten sonra salatayı da halletmem çok zamanımı almamıştı.

Yemekleri tezgaha dizip son anda yaptığım çikolatalı Islak keki fırına yeniden yerleştirdim. Duş almam gerekti yarım saate Baekhyun burada olacaktı ve ben tüm öğleden sonramı bu yemek için harcamıştım. Kabul edelim, güzel bir şey çıkartmıştım ortaya. Hadi ama ben Park Chanyeol'dum. Elbet güzel bir şey çıkaracaktım.

Duştan sonra giymek için bir şeyler ayarlayıp yatağın üzerine bıraktım ve banyoya geçtim. Yazda olmamıza rağmen sıcak suyu ayarlayıp suyun altına geçip oyalanmadan saçlarımı yıkamaya başladım.

Aslında Baekhyun için sonunda yemek hazırladığım için Mutlu hissediyordum. Üç yıldır onunla olup sadece bir ayda buralara gelebilmek benim için apayrı bir durumdu. Yani belki de o gece bana içki dokunmasa ve kusmasam Baekhyun'a hala platonik kalabilirdim.

Ve yine şanslıydım ki dünyanın ileri gelen zenginlerinden birisi olan Baekhyun'un çevresinde onlarca kişi varken, dolgun vücutlu kızlar bunların başında geliyordu, yine de benimle olmuştu.

Aslında buna tamamen benimle olmuştu diyemem sonuçta ortada bir ilişki söz konusu değildi ancak yine de bir beraberlik vardı değil mi?

Düzenli bir yatak arkadaşlığı?

Hayır hayır hayır.

Bundan daha fazlasıydı. Baekhyun da ben de bundan daha fazlasının olduğunu hissedebiliyorduk bence. Ben bundan daha fazlası olmak için hazırdım. Baekhyun ile Nasıl bir tempoda ilerleyeceğimiz önemli değildi. Hızlı olmasını istediğim tek konu kesinlikle yatakta geçirdiğimiz vakitti. Yani ilişkimiz kaplumbağa hızında da ilerleyebilirdi. Ama ilerlesindi.

Bu akşamki tek endişem yemekleri beğenip beğenmeyeceği konusunda olan endişelerimdi. Geri kalanlarını şimdilik askıya almıştım hatta öyle ki kendime verdiğim sözü yine ayaklarım altına alıp Baekhyun'u süründürmemiştim. Süründürmeyi bir kenara bırak, onunla çalışma odasında zevkten dört köşe tabirini tatmıştım.

Duşu fazla uzatmama kararı alıp durulanarak çıktım banyodan. Sarı bornozumu üzerime geçirip odama geçtim. Yatağın üzerine ayırdığım iç çamaşırını ve kıyafetleri bir bir üzerime geçirip saçlarımı Islak bıraktım. Bana kalsa şu durumda Baekhyun evime gelirken kesinlikle bir şeyler giyinmemeyi tercih ederdim ama yemekten sonra da soyunabilirdik.

Odamı üstün körü toparlayıp -gecenin sonunun burada bitmesini umuyordum- komidinin üzerinden telefonumu aldım. Baekhyun'dan bir mesaj vardı.

"Az sonra kapındayım. "

Yutkunup cevap vermek yerine aşağı koşturdum. Salonun köşesindeki açık renk yemek masasının üzerine örtüyü serip iki kişilik servis açtım. Yemekleri tabaklara ve kaselere yerleştirip karşılıklı giyebileceğimiz bir dizayn oluşturduğumda, mum almak gibi bir zekilik yapmadığım için kendimi alkışladım. Fazla klişe olsun istememiştim. Şarap şişesini de masaya yerleştirdikten sonra çalan kapıyla kendimi hafifçe tokatladım.

Yüzümden eksik olmayan gülüşle kapıya koşturup gümüş grisi kulpu kavrayarak aşağı eğdim.

Baekhyun sırıtarak karşımda durduğunda bileğinden tutup onu içeri çektim. Özlemle yanan dudaklarımız kısa sürede birleşip körlenirken Baekhyun'un beni kapıya yaslamasına izin verdim.

Eli belime dolanırken onun 'yapıldım ama çaktırmıyorum' tarzı dağınık saçlarına ellerimi geçirip bozarken bana yaşlanmasına izin verdim.

Kapı çalana kadar orada öpüşmeye devam ettik. Zil ile beraber yavaşça birbirimizden ayrıldık.

"Birini mi bekliyordun?" Baekhyun'un sorusuna başımı iki yana sallarken önümden çekilmesiyle kapı gözünden dışarı baktım.

Bakmaz olaydım.

******
SELAM!

Selam güzeller. Ben geldim. Elimde nur topu gibi bir bilinmezlikle geldim her zaman olduğu gibi. Özlemişim bölümleri böyle bitirmeyi, darısı diğer ficlerin başına.

RP grubumuzdan bahsetmiştim hatırlıyorsunuz değil mi?

Şimdi benim ne kadar minnoş birisi olduğumu buradan, yorumlardaki konuşmalardan ve bana attığınız mesajlardaki sohbetimizden biliyorsunuz zaten. Ancak RP grubu söz konusu olunca biraz katılaşıyorum sanırım, koruma iç güdüsü mü bilemedim ama, aslında minnoşum yani. Yanlış anlaşılmasın~

Neyse diğer bölümde, diğer ficlerde, başka başka one shotler, yeni textinglerde görüşmek dileği ile hoşçakalın~

-Melodi

Hug (M)e [Baekyeol]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!