Bölüm 1

12.7K 793 218

Bölüm 1

M.Ö 2350

Helena, köle olarak doğmamıştı. Köle olmayı bildiği de söylenemezdi. Troya'da zengin bir tüccarın kızı olarak doğmuştu.
Fakat babası iflas edip de düşmanları tarafından öldürülünce annesi ve kendisi köle olarak satılmıştı.

Annesinin köleliğin ağırlığına dayanamayacağı ilk günden belli olmuştu. 

Zavallı kadın canına kıymıştı.

Helena diğer kölelerden farklıydı. Akkadca da dahil olmak üzere birkaç dil bilmesi dışında sarışın uzun saçları ve masmavi gözleriyle oldukça güzel bir görünüme sahipti.

Akkad ülkesine gideceğini duyduğunda doğrusu biraz korkmuştu. Akkadca bilmesine rağmen Akkadlılardan korkuyordu. Onların vahşi insanlar olduğunu duymuştu.

Köle kervanı Akkad şehrine ulaştığında kervanın başındaki adam sertçe Helena'nın kollarını tuttu.

Helena'nın ağzından elinde olmadan ufak bir çığlık döküldü.

Kervanın sahibi Helena'nın kollarını daha sert çekmeye başladı.

Kendisi gibi köle olarak getirilen bir çok kız vardı. En yakın arkadaşı Kassandra da bunlardan biriydi. O Helena'dan daha çok korkuyordu.

Köle pazarına ulaştıklarında satılmak üzere sıraya dizildiler.

Helena insanların yüzlerine bakamıyordu. Onların yarı insan yarı hayvan formunda olacaklarından neredeyse emindi.

Pazarda büyük bir kargaşa vardı. İnsanlar bu güzel kızları satın almak için adeta sıraya girmişti.

Helena babasının sözünü hatırladı.

En güzel kızlar Troya'dadır.

Görünüşe göre Akkadlılar bu sözün farkındaydı.

Kassandra hemen satılmıştı. Zengin bir tüccar onu hemen alıp götürmüştü. O kadar ani olmuştu ki Helena arkadaşına doğru düzgün veda bile edememişti.

Helena insanların yüzlerine bakıyordu. Normal görünüyorlardı. Bu kadar esmer insanlara alışık değildi. Fakat bilmediği şey, Akkadlıların da sarışın insanlara alışkın olmadığıydı.

İnsanların meraklı yüzlerinden utanıp başını öne eğdi. Daha ne olduğunu anlayamadan bir gürültü çıktı. Kulağına gelen seslerin tonu korkunçtu fakat söylenen sözcükler çok daha korkunçtu.

"Onu bize vereceksiniz tüccar!"

"Söylediğim gibi eğer karşılığını verirseniz..."

"İstediğin kadar para vermeye hazırız."

"Gördüğünüz gibi rahibe, o çok değişik bir güzelliğe sahip. Şu ana kadar ülkede böyle bir güzelliğe sahip kız görülmedi. Onunla birlikte gelen kızlar bile güzellikte yanına yaklaşamıyor."

Helena korkuyla bakışlarını kaldırdı. Tüccarın rahibe diye konuştuğu kadın çok güzeldi. Esmer tenine mükemmel bir şekilde uyan simsiyah gözleri vardı ve beyaz elbisesiyle göz alıcıydı.

"Güzel olduğu aşikar. Onu tapınağımızın rahibelerinden biri yaparsak şüphesiz insanlar akın akın tapınağa onu görmeye gelir. Bu da itibarımızı ve tapınağın hazinesini arttır."

Helena'nın kalbi korkuyla çarptı. Onu tapınağa köle olarak almak istiyorlardı.

Bu tek bir anlama geliyordu.

Akkad'da Bir KöleHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin