|| 4. Bölüm ||

2.2K 237 276

  İyi okumalar!

~•~

  Soğumakta olan kahvemi dudaklarımdan ayırırken koyu bir sohbete dalmış olan Jean ve Mikasa'ya baktım. Oturuyor olduğumuz kafe, liseye başladığımızdan beri sık sık uğradığımız bir yerdi. Okulumuzun biraz aşağısında bulunuyordu, içerisi loştu ve etraf kitap kokuyordu.

  En önemli nokta buydu.

  "Yani o yüzden bu okula geldin, öyle mi?" diye sordu Jean Mikasa'ya. Sonra paketten bir sigara alıp dudaklarına yerleştirdi.

  "Evet. Abim durumdan çok rahatsızdı, neyse ki şimdi daha iyi." Mikasa sigarasını kül tablasına bastırıp söndürdü, Jean'ın elindekine uzandı. Yanımızda ders çalışmaya devam eden Armin, dumandan rahatsız olmamış gibi görünüyordu.

  Yaklaşık iki saatlik çalışmadan sonra, biraz ara vermiştik. Kahvemden bir yudum daha alıp onların sohbetine dalmaya karar verdim, öylece oturup izlemek biraz sıkıcıydı. Armin benimle ilgilenmediği için tek kalmıştım, bu da sevgililerin yanında takılan üçüncü tekerlek gibi hissetmeme neden olmuştu.

  "Hangi durum?" diye sordum. İkisi de bakışlarını bana çevirdiler, birden dalmamı beklemedikleri belliydi.

  "Eski okulumda, bana sataşan insanlar vardı. Abim onları iyice benzetti fakat," Mikasa, içine çektiği dumanı serbest bıraktı. "Benim tam olarak güvende olmamı istiyor. Bu yüzden okulumu değiştirdim."

  "Ah anladım. Biraz fazla mı sahipleniyor?"

  "Tam olarak sahiplenme değil... Nasıl desem, daha çok, bana zarar gelmemesi için böyle. Yoksa arkadaşlarıma falan kesinlikle karışmaz." hafifçe güldü, gözlerini Jean ile benim suratımda gezdirdi. "Ama eminim ki, sevgilisi olacak kişiyi eve hapsedecek kadar sahiplenir."

  "Hadi canım! O kadar mı cidden?" Jean bir kahkaha patlattı. Mikasa'nın abisinin Alfa olduğunu düşünmüştüm, çünkü bir Beta'nın o kadar korumacı olacağını sanmıyordum.

  "O kadar." Mikasa da Jean'ın kahkahasına eşlik ettiğinde, Armin'in kıkırtısını duydum. Ders çalışıyor olsa da dediklerimizi duymuş olmalıydı.

  "Haha, onun yakın bir zamanda başını bağlasan iyi edersin. Sevgilisi yerine sana sarması hoş olmaz."

  Tekrardan kahkahaları etrafta yankılandı.

  Tek gülmeyen bendim.

  Üçü de kendi arasında sohbete dalıp gülmeye devam ederken, ben oturduğum yerde biraz geri kayıp etrafa bakınmaya başlamıştım. Sohbetlerinden sıkıldığım için değildi. Bana, hatırlamak istemediğim bir takım şeyleri anımsatmıştı Mikasa'nın dedikleri.

  Önüme uzatılan sigara paketine baktım, ardından onu uzatan kişiye. Jean moralimin bozulduğunu anında anlamıştı, bana endişeli gözlerle bakıyordu.

  "Djarum?" dedi hafifçe sırıtıp. Önüme uzattığı pakete baktım, benim sevdiğimden değildi. "Hangisini istersin, bu mu yoksa diğeri mi?"

  Masanın köşesindeki kırmızı renkli paketi işaret ettim, "Cherry." dedim. "Elindekinin tadını sevmiyorum."

  Kırmızı paketi alıp bana uzattığında, içinde kalmış olan dört tane sigaraya bakıp kaşlarımı çatmıştım. "Bunu ne ara azalttınız?"

  Bir tanesini dudaklarımın arasına yerleştirirken çakmağa uzandım, sigarayı yakıp çakmağı masaya geri bıraktım. İçime çektiğim nefesle beraber yanan sigara, hafifçe bir vişne kokusu yaymıştı.

Dear Diary || RirenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin