|| 1. Bölüm ||

3.4K 269 120

   İyi okumalar.

  "Merhaba,
   Artık günlük tutmaya son veriyorum. Bu zamana kadar yazdığım her şeye göz gezdirdim ve daha fazla yazmak istemediğimi fark ettim. Benim günlük yazmaya başlamamın sebebi, kimsenin beni anlamadığı bu dünyada, hiç değilse yazarak kendimi bir yere ait gibi hissedebilmekti. Benim sıkıcı ve sıradan hayatımın birilerini bu kadar etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim. Ama artık buraları bırakacağım. Yazmaya başlamamın 3. yıl dönümünde, veda ediyorum.
   Eh, hoşçakalın. Umarım hepiniz, mutlu bir hayat sürersiniz. Hepinize çok teşekkür ederim. xx"

13 Kasım, 2016

   Parmağım 'gönder' tuşuna gidip gelirken, odamdaki müziğin ritmine uygun olarak bacağımı sallıyordum. Sabahın geldiğini belirten o nahoş kızıllık, odamdan içeri sızıp duvarları boyamaya başlamıştı, yarı açık duran pencere sebebiyle sabahın serinliği de hissediliyordu. Kimisi böyle anları çok huzurlu bulurdu ve tadını çıkarmak isterdi, fakat ben öyle insanlardan değildim. Güneş bu dünyaya doğmaya başladığında ondan fazlaca sakınmak ister, üzerimde nedensiz bir baskı hissederdim.

   Parmağımı ekrana değdirip, gönderiyi yolladıktan sonra yanağımdan aşağı süzülen sıcak gözyaşını kolumun tersiyle sildim. Sadece parmaklarımın ucunu açıkta bırakacak şekilde kollarını çekiştirdiğim tişörtüm, en küçük bedeni almış olmama rağmen bana fazla büyük geliyordu. Ya da ben fazla küçüktüm, her neyse.

   Telefonun ekranını kapatmadan önüme doğru koydum, sırtımı yatağımın başlığına verip bacaklarımı karnıma doğru çektim ve kollarımı etrafına dolayarak, çenemi dizlerimin arasına sıkıştırdım. Karnımda hafif bir ağrı vardı, sebebinin şu anda yaşadığım gerginlik olduğuna neredeyse emindim. Bu uzun vadede almış olduğum bir karardı, üç yıllık hesabımı bir anda verilen kararla terk edecek halim yoktu.

   Gönderi profilimde yayınlandığı anda peş peşe bir sürü bildirim ve mesaj almıştım. Ama hiçbirine bakmayı istemiyordum, gereksizdi. Artık orası ile bir işim yoktu benim.

   "Aman ya." gözlerimi devirip hareketlendim ve bacaklarımı yataktan aşağı sallandırdım. Soğuk hava içeriye iyice nüfuz etmeye başlamıştı, iliklerime kadar titretiyordu beni. Günlerdir okula gitmediğim için haftanın hangi gününde bulunduğumuza dair bir fikrim yoktu fakat, annem erkenden kalkıp işe gitmediğine göre, hafta sonu olmalıydı.

  Bacaklarıma bakmamaya çalışarak ayaklandım, hafif rüzgarın etkisiyle savrulan perdeye ilerleyip biraz kenara çektim. Aniden suratıma vuran aydınlıkla, sızlayan gözlerimi kısmıştım.

   İnsanlar sabahın bu saatinde evlerinin sıcaklığını terk etmişti, kimisi kucağında çocuğu kimisi de yanında eşi ile, bazıları ise yapayalnız bir şekilde koşuşturma içindeydi. Evim, kenar mahalle sayılabilecek bir yerde bulunuyordu. Şehir merkezine çok da uzakta değildik, buradan yaklaşık yirmi dakika yürüme mesafesindeydi. Bisiklet ile gidildiğinde bu süre daha da kısalıyordu tabii.

Dear Diary || RirenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin