For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

'Test sonuçlarınız, korkarım ki negatif..'
Bana hızla sarıldı, boynunu emdim ve sırtını sıvazladım.
'Görevlilere bilgilerinizi vereceğim ve sizin için gereken desteği hazırlayacaklar, merak etmeyin, hastalığınız henüz çok ilerlemiş durumda değil, yani kısa sürede çıkma ihtimaliniz var tabii herhangi bir aksilik çıkmassa, bu da biliyorsunuz ki size bağlı'
Başımızı salladık, yeniden oturdu ve yüzünü kapattı,yanına oturdum ve öpüp gülümsedim.
'Neden gülüyorsun, hoş mu Jessica'
'Hayır, sadece seni mutlu etmek istiyordum, gülümsemek bulaşıcıdır diyorlar'
'Emin ol öyle değil tamam mı, ne yapacağız şimdi'
'Jamie zaten buraya gelmeden önce böyle bir sonuç bekliyorduk, neden bu denli üzülüyorsun, her şey çok güzel olacak'
'Umarım Jessica, umarım'
Yanağından sertçe öptüm ve onu ayağa kaldırdım. Birlikte eve gidip eşyalarını aldık ve annemlere haber verdik. Hastaneye geri döndüğümüzde giriş işlemlerini yaptırdık ve bize kalacağı odayı gösterdiler, normal tek kişilik camlı bir odaydı, Jamie bu cam olaylarından nefret ediyordu ama yapacak bir şeyimiz yoktu sanırım. İyi tarafından bakacak olursak odanın içerisinde tuvalet vardı, bazı odalarda bu bile yoktu ki bence şükretmeliydik. Hemşirelerin verdiği giyisileri giymesi için ona verdim. Yatağa oturup öylece kaldı.
'Hadi bi tanem'
'İstemiyorum, gitmek istiyorum'
'Ama böyle yaparsan olmaz ki'
Yanına oturup sırtını sıvazladım ve yanağından öptüm. Bana sıkıca sarıldı.
'Hani ileride baba olunca çocuğun seni güzel tanıyacaktı'
'Kızım olacak'
'Tamam Jamie, o zaman onun için lütfen şu lanet hastanedeki tedaviyi bitirelim ve gidelim'
Boynumdan öptü bende onun yanağından öptüm ve kıyafetleri kucağına koydum o sıra da telefonum titredi.
'Annem arıyor ben onları kapıdan alıp gelene kadar giyinmiş ol'
'Emredersiniz'
Güldüm ve telefonu açıp çıktım. Koridor da ilerlerken ön kapıda olduklarını söyledi ve bende oraya gittim. Hepsi gelmişti, Matt ve Anne'de dahil bir de Meg tabii.
'Merhaba Jessica'
'Merhaba Bayan Vincent'
'Neden böyle bir şeye bizden habersiz karar verdiğinizi sorabilir miyiz'
'Kızıyor musunuz acaba? Oğlunuzun hayatını uzatmaya çalışıyorum, neden bu denli sert bir tepki verdiniz?'
'Sert vermedim tatlım, sadece bize haber vermeniz gerekirdi'
Derince nefes alıp ilerledim, takip ettiler. Kızamıyordum da sonuçta onun annesi olan oydu. Odaya vardık ve içeri girdik, kıyafetlerini giymiş yatakta uzanıyordu. Annesi onun yanına oturup başından öptü.
'İyi misin'
'İyiyim anne'
O sırada doktor içeri girdi ve gülümsedi.
'Ne kadar geniş bir aile böyle'
'Sormayın'
'İlk tedavi için hazır mısın?'
'Bilmiyorum, sizce hazır mıyım'
'Bence hazırsın, hadi bakalım'
Yatağı sürüklemek için hemşirelerle birlikte kısa bir güç gösterisine girdi. Ardından yatakla birlikte onu kapıdan çıkardılar. Yanında gittim ve bir süre doktorla konuştuk.
'Bu nasıl bi tedavi olacak'
'Aslında şöyle, aşamalı bir tedavi bu, üç aşaması oluyor birincisi en kolayı, iki de biraz zorlaşıyor ve üçüncüsünü de tamamlayabilirse zaten iyileşmiş olarak çıkıyorsunuz hastaneden, birinci aşamayı bir süre uygulayacağız, bu aşamada vereceğimiz ilaçların yan etkileri fazla değil lâkin bu diğer aşamalarda artıyor, tedavi zihinsel olduğundan özel odalarda makinelerle yapılıyor, detaylara girmeme gerek yok zaten size gerekli şeyleri söylediğimi düşünüyorum'
'Evet şey, bildiğimiz iyi oldu'
'Peki tamam öyleyse, onu çıkarana kadar dışarıda bekleyebilirsiniz, bir saat kadar sürecektir'
Başımı sallayıp Jamie'yi öptüm, bana el salladı ve içeri girdiler. O sırada aşağı inip kendime kahve almaya karar verdim..
Bir saat sonra..
Odaya geldiğimizde elini tuttum.
'Nasıldı?'
'Sorma Jess çok güzeldi(!)'
'Ne yapıyorlar ki'
'Simülasyon gibi bir şey var, kararlarımo vermemi istiyorlar, kendime göre haraket ediyorum ve onlarda seçimlerimi değerlendiriyor, hayat gibi yani'
'Sandığın kadar kötü değilmiş demekki'
'Öyle işte, sen ne yaptın? Sıkıldın mı'
'Hayır, kahve falan içtim, bizimkileri gönderdim, sıkılmadım yani'
'Seni seviyorum'
'Bende seni Jamie, artık uyumalısın'
'Peki tamam, ya sen?
'Bende uyuyacağım'
'Nerede?'
'Burada işte koltukta, hem büyük bir koltuk'
'Hayır yanımda yat'
'Olmaz bi tanem'
'O zaman ben koltukta yatayım, olmaz öyle ben rahat edemem sen koltukta yatarken'
'Jamie ben rahat olacağım, hatta koltuk çok rahat, gerçekten, hadi uyuyalım artık bi tanem'
'Emin misin'
'Evet, iyi geceler'
'İyi geceler'
Birbirimizi öptükten sonra koltuğa kıvrıldım ve elimi yukarı doğru uzattım, elimi tuttu ve okşadı ardından kısa süre içinde uykuya daldık..

Not: Bölümlerde geçen hastalıklar tamamen kurmacadır.

Çok gecikti biliyorum, kısaydı biliyorum, birkaç bölüm beni mazur görün lütfen, sizi seviyorum.. 💙

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!