14 "Muğla"

176K 7.3K 2K

ASYA

Erkenden uyanıp çoktan hazırlamıştım Yiğit Bey'in kahvaltısını.

Aradan çok geçmeden Yiğit Bey mutfağa geldi.

"G-Günaydın." Dedim, adamı görünce sesim titriyordu. İstemsizce kekelemiştim, takım elbise bir insana bu kadar mı yakışırdı.

"Günaydın bebeğim." Dedi, kalbim hızlı atarken sakin kalmaya çalıştım.

"Afiyet olsun size." Dedim, tam mutfaktan çıkacakken bana seslendi.

"Kahvaltı yaptın mı?" Dedi, zaten midem bulanıyordu.

"Yapmadım, zaten midem bulanıyor." Dedim yüzümü buruşturarak.

"Yinede kahvaltı yapacaksın." Dedi kaşlarını çatarak. Tam itiraz edecekken beni susturdu. "Yanıma geliyor musun yoksa zorla mı getireyim?" Dedi, mecburen yanına gidip masaya oturdum.

Yiğit Bey yemeye başlamıştı, midemin bulanmasıyla yüzümü buruşturdum.

"Ye şunları Asya!" Dedi.

"Gerçekten yiyecek halim yok." Dedim, Yiğit Bey birden beni kolumdan tutup kucağına çekti.

Tam kalkmak için hareket edecekken belimi sıkıca kavradı.

"Hasta mı oldun?" Dedi, gülümsedim.

"Sabah pek bir şey yiyesim gelmiyor zaten. Hasta değilim." Dedim.

Yiğit Bey yaklaşıp dudağını dudağıma sürttü. Hızla kendimi geri çektim.

"Yiğit Bey, lütfen! Ben size söyledim, bana dokunmayacaksınız!" Dedim.

"Dayanamıyorum, ne yapayım?!" Dedi, omuz silktim.

"Dayanacaksınız, ben size söyleyeceğimi söyledim!" Dedim.

"Sanki sen sana dokunmamı istemiyorsun!" Dedi Yiğit Bey.

"İzninizle Yiğit Bey-" Yiğit Bey birden dudağıma ıslak bir öpücük kondurdu.

"Bundan sonra her bey deyişinde dudağından öpeceğim." Dedi sırıtarak, sinirle kaşlarımı çattım.

"Ama bu çok saçma!" Dedim.

"Seçim senin." Dedi omuz silkerek.

"Ama Yiğit Bey-" Yaklaşıp dudağıma uzun bir öpücük kondurdu. Sinirle kaşlarımı çattım. "Ya siz ne hakla beni öpersiniz!" Dedim bağırarak. Kucağından kalkmama izin vermiyordu.

"Sevdiğin adam sıfatıyla olabilir mi?" Dedi sırıtarak Yiğit Bey, yanaklarım kızarmıştı.

"Yeter, bırakın beni!" Dedim.

"Dur bebeğim, daha kahvaltı yapmadık." Dedi.

"Ya midem bulanıyor, istemiyorum kahvaltı falan!" Dedim.

"Asya, sabrımı taşırma istersen. Eğer sabrım taşarsa sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu hatırlatırım. Bunu hiç istemezsin eminim ki!" Dedi Yiğit Bey sertçe, ürkmeden edemedim.

Bu adamın sert hali cidden korkulacak derecedeydi.

"Midem çok bulanıyor, yiyebileceğimi sanmıyorum." Dedim masumca, Yiğit Bey yüzümü ellerinin arasına aldı.

Serseri Patronum Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!