Bölüm - 1

9.6K 346 12
                                    

Derin, kırmızı mercedesiyle otoparka girdi ve arabasını parkettikten sonra arka taraftan sırt çantasını alıp okula doğru yürümeye başladı. Okulun kapısından içeri girdiği andan itibaren koridordaki öğrenciler ona bulaşmak istemedikleri için kenara çekilmeye başladı.
Yüzündeki klasik sırıtışıyla dolabına doğru ilerlerken arkasından birisi ona seslendi.
"Derin!"
Seslenen Can'dı. Can erkek basketbol takımının kaptanıydı. Çok yakın olmasalar bile Derin'in sinirini bozmayan nadir insanlardan biriydi.
Derin olduğu yerde durup arkasından gelen Can'ın ona yetişmesini bekledi.
Çocuk yanına gelince "Naber?" diye sordu. Bir yandan da Derin'in dolabına doğru ilerliyorlardı.
"İyiyim sen?"
Derin bu soruya ne cevap vereceğini hiç düşünmedi. Her zaman aynı cevabı veriyordu.
"Aynı."
Can Derin'in hızlı yürüme temposuna yetişmeye çalışırken konuştu.
"Bu haftasonu Gökhanlar bizi maça çağırdı. Her zamanki sahada. 5'e 5."
Derin derin bir nefes verirken "O çocuktan nefret ediyorum." diye mırıldandı.
Bu Can'ın yüzünde hafif bir gülümseme oluşturdu.
"İşte bu yüzden senide takımda istiyoruz."
Derin ufak bir kahkaha attıktan sonra "Tabikide. O gerizekalıyı ezme şansını asla kaçırmam. Tam zamanını haber verirsin." dedi.
Sonra sessizlik içinde Derin'in dolabına doğru yürümeye devam ettiler. Dolabı görüş alanına girdiğinde İdil'in orada olduğunu farkettiler. İdil Derin'in yanında Can'ın olduğunu görünce hemen gerilmişti.
Derin arkadaşının gerginliğini farketmişti. Ona bakarak sırıtıyordu.
"Günaydın İdil. Bir sorun mu var? Biraz rahatsız görünüyorsun. İyi misin?"
Konuşan Can'dı. Her zaman düşünceli bir çocuk olmuştu.
Bu ilginin karşısında İdil'in yanakları kızarmaya başlamıştı ve gözlerini Can'dan kaçırmıştı.
Boğazını temizleyip "Günaydın. Sorduğun için sağol ama ben iyiyim." diye cevap verdi.
Can'da ellerini cebine sokmuş gergin bir şekilde yerinde kıpırdanırken "İyi olduğuna sevindim." dedi.
Bir süre aralarında sessizlik oluştu. Bu sırada Derin çoktan kitaplarını dolabından almıştı ve eğlenerek iki arkadaşının arasındaki etkileşimi izliyordu.
Sessizliği bozan Can oldu. Boynunu kaşırken İdil'e bakarak "Şey ben gitsem iyi olur. Hani ders başlıcak. Geç kalmak istemeyiz dimi? Neyse ııı şey sonra görüşürüz." dedi ve arkasını dönüp hızla oradan uzaklaşmaya başladı.
İdil Can'ın arkasından kırmızı yanaklarla bakarken Derin'in kahkahası onu içinde bulunduğu trans halinden çıkardı. Kendini toparlayıp Derin'e döndü ve tek kaşını kaldırıp "Neden gülüyorsun?" diye sordu.
Birlikte sınıfa doğru yürümeye başlamışlardı. Derin gülmeyi bıraktığında cevap verdi.
"Hiç.. Sadece ikinizde birbirinizden hoşlanıyorsunuz ama bu konuda bir şey yapmıyorsunuz."
İdil cevap vermedi. Onun yerine sessizce sırasına gidip oturdu. Aklına bir fikir gelmişti ama bunu Derin'e nasıl kabul ettireceği hakkında hiçbir fikri yoktu.
Tam zilin çaldığı sırada kapıdan içeri sarışın bir kız girdi. Derin dışında herkes Selin'e dönmüş bakıyordu. Oğlanlar açıkca onu ağızlarından sular akar bir şekilde izlerken kızlarda hemen dedikoduya başlamışlardı. Selin yavaşca salına salına Derin'in önünde İdil'in yanındaki sırasına oturdu.
Sırasına oturduktan sonra da ona olan ilgi devam ediyordu ve bu Selin'i sinir ediyordu. Bir anda kafasını sınıfın sağ tarafında onu açıkca kesen oğlanlara doğru çevirdi ve "İşinize baksanıza! Hepiniz!!" diye bağırdı.
Bunun üstüne herkes önüne dönüp Selin gelmeden önce yaptıkları şeye devam etmeye başladılar.
Tabi herkes derken tek bir kişi dışında..
Derin sırıtarak Selin'in arkasından ona doğru eğilip kulağına fısıldadı.
"Bugün yine formundasın."
Boynunda sıcak bir nefes hissettiği anda Selin hemen yerinde zıplamıştı ve arkasına dönüp Derin'e her zamanki öldürücü bakışını atmıştı.
İkisi her zamanki gibi birbirlerine soğuk bakışlar atmaya devam ederken Selin sinir olmuştu ve Derin sırıtıyordu. Ve yine her zamanki gibi araya giren İdil oldu.
"Hadi Selin önüne dön. Sende onu rahat bırak Derin."
Derin yüzündeki sırıtışı biç bozmadan İdil'e döndü ve "Peki anne." diye cevap verdi.
Selin sinirli bir şekilde iç geçirdikten sonra önüne döndü ve o sırada hoca dersi başlattı.

--------------------------------------------------------------

Okul bittikten sonra İdil ve Derin son derste aynı sınıfta oldukları için spor salonlarına doğru birlikte yürüyorlardı.
İdil'in aklında hala fikrini Derin'e nasıl söyleyeceği ve ona bunu nasıl kabul ettireceği vardı. Sessizlik uzayıp giderken Derin "Hadi söyle İdil. Beni de geriyorsun." dedi.
İdil ona bakıp şaşırmış bir ifadeyle "Ne?" dediğinde Derin ufak bir kahkaha attı.
"Seni çocukluğumuzdan beri tanıyorum İdil. Aklında bir şey var biliyorum. Daha fazla kafanı yorma ve söyle."
İdil derin bir nefes aldı. İşte bu onun şansıydı.
"Hani sabah demiştin ya. Hani Can ve ben hakkında. Hani hiçbir şey yapmıyoruz ama hani birbirimizden hoşlanıyoruz."
Derin hiç bölmeden arkadaşının konuşmasını sabırla dinliyordu. Diğer insanlara karşı sabırsız, duygusuz ve gıcık olabilirdi ama İdil farklıydı. O kardeşi gibiydi. Bu sebeple bir şey demeden İdil'i bekledi.
"Ve bu konuda bir şey yapmaya karar verdim."
Bunun üzerine Derin'in yüzünde bir gülümseme oluşmuştu. Gerçek bir gülümseme.
"Çok güzel. Peki ne yapıcaksın?" diye sorduğunda İdil'in tekrar gerilmeye başladığını farketti.
İdil aklını toparlayıp gerginliğinden kurtulmaya çalışırken cevap verdi.
"İşte bu konuda sen devreye giriyorsun.."
Bunun üzerine Derin şaşkınlıkla konuştu.
"Ben mi?"
Bir yandan da onun bu konuda neler yapabileceğubi düşünmeye başlamıştı bile.
"Şey... Derin ııı..."
Derin yine arkadaşının gerginliğine gülmeden bakma dememişti.
"Hadi İdil çıkar ağzından baklayı."
Çoktan spor salonlarına varmışlardı ama farklı salonlarda antreman yaptıkları için soyunma odaları da farklıydı. Bu sebeple ortalıkta garip bir şekilde dikiliyolardı ve bu Derin'i rahatsız ediyordu. Yine de bir şey demedi ve arkadaşına karşı sabırlı davrandı.
İdil derin bir nefesten daha sonra hızla "Bana Can'la bir randevu ayarlar mısın?" diye sordu.
Derin inanamıyordu. Yanlış mı duymuştu? İlişkilerden anlamayan Derin, daha önce kimseyle çıkmamış bu konularla yakından uzaktan alakası olmayan Derin'den ona bir çocukla randevu ayarlamasını istiyordu.
Bir süre düşündükten sonra "Ben çöpçatan değilim İdil." dedi.
İdil somutarak "Lütfen sadece bir kez. Siz arkadaşsınız onunla konuşup ayarlayabilirsin. Lütfen.." dediğinde Derin arkadaşını kırmak istemediğinden kabul etmeye karar verdi.
"Tamam size bir randevu ayarlıcam. Ama.."
İdil'in gözleri parlamıştı ve heyecandan yerinde duramıcak bir hale gelmişti.
"Ama?"
Derin karşılığında bir şey isticekti/
"Sende bana bir randevu ayarlıcaksın İdil."
Sırıtarak konuşmuştu. İdil'in heyecanı bir anda yok olmuştu ve Derin'e kafası karışmış bir şekilde bakıyordu.
"Sana nerden bir kız bulabilirim ki?"
Derin omuz silkti.
"O senin bileceğin iş İdil. Bana bir randevu ayarla.m ve karşılığında sana Can'la bir randevu."
İdil bir an düşündükten sonra elini Derine doğru uzattı. Derin ona uzatılan eli tutup sırıtırken İdil'de Can'la bir randevusu olması ihtimaliyle içten içe heyecandan duramıyordu.
"Anlaştık.
Ve evet Derin kızlardan hoşlanıyordu.

Multimedia - Derin

YANLIŞ ANLAŞILMA (gxg)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin