CİĞERİM YERİNDEN ÇIKACAKMIŞ GİBİ

En başından başla

"Acıyan biryerin yok dimi? Allah'tan ateşler sana yaklaşmadan çıkarmışlar."

"Hayır. Ama sadece kolum biraz ağrıyor. Koluma bişey düşmüştü"

Ömer eğilip Defne'nin kolunu öptü. Tekrar sarıldılar. İçeriye hemşire girdiğinde ayrıldılar.

"Defne hanım nasılsınız?"

"İdare eder."

Hemşire elindeki oksijen maskesini Defne'nin başına geçirdi. Yatağın başındaki küçük sürgülü dolabı açıp oksijen tüpünü açtı. Defne başını geriye yaslayıp derin derin nefesler aldı. Ömer de derin bir nefes verip arkasına yaslandı. Defne'nin başına gelen en küçük şey onun mahfolmasına yeterken bu olay... Onu çok yormuştu. Ev, para ya da hethangi başka birşey umrunda değildi. Sadece Defne... Ve bebeği.

(Ertesi gün.)

Ömer odadaki küçük koltukda otururken uyuyakalmıştı. Sabah boynunda acayip bir ağrıyla uyandı. Acısından dolayı ağzından çıkan küçük inleme ile Defne uyandı. Ömer ayağa kalkıp Defne'nin yanına oturdu. Elini iki elinin arasına aldı.

"Nasılsın?"

"İyiyim. Nolur çıkalım hastaneden."

"Tamam. Şimdi doktorunun yanına gidicem. Ama dün baban yine şirkete gitmiş. Sana ulaşamadığı için."

"Söylemedin dimi?!"

"Hayır. Söylemedim."

"Ohh."

"Ben doktora gidiyorum. Bir yere ayrılma."

Demesinin üstüne odaya doktoe girdi.

"Günaydın."

İkisi de karşılık verdikden sonra doktor konuştu.

"Defne hanım taburcu olmanız için belgeyi imzaladım. Kendinizi ne zaman iyi hissederseniz çıkabilirsiniz."

"Oh be. Ben artık sıkıldım hastaneden. Hemen gitmek istiyorum."

Ömer sessizce konuştu.

"Sevgilim gitmeden bir de bebeğimiz için mi gmrünsek doktora?"

"Hı?"

"Hani ultrason falan..."

"Haaa... Tamam."

Ömer doktora dönüp konuştu.

"Çok teşekkür ederim size. Dünden beri Defne'yle çok iyi ilgilendiniz."

"Ne demek... İşimiz bu. Defne hanım da kendini iyi hissediyorsa ne mutlu bize."

Defne konuştu.

"Çok iyiyim. Çok teşekkürler."

"Rica ederim."

Diyip odadan çıktı.

Yaram saat sonra Defne kadın doğum uzmanının odasında sedyeye uzanmış sıkı sıkı Ömer'in elini tutuyordu.

"Daha önce kontrole geldiniz mi Defne hanım?"

"Hayır."

"Hazır mısınız bebişi görmeye?"

Defne istekle başını salladı. Doktor Defne karnını açtıkdan sonra oraya jel sürdü ve ultrason cihazını karnında gezdirmeye başladı. Ömer kaşlarını çatmış ekrana bakıyordu.

Doktor gülümseyip ekrandaki küçük noktayı işaret parmağıyla gösterdi.

"İşte burda. Çok sağlıklı görünüyor."

Diyip sağ taraftaki makineden çıkan kağıdı kopardı. Defne ve Ömer birbirlerinin elini sıkı sıkı tutuyordu. Ömer de yüzündeki o sert ifadeyi silip kocaman bi gülümseme yerleştirdi.

Doktor Defne'nin karnından ultrason cihazını çektikden sonra peçeteyi uzattı. Defne karnını silip peçeteyi çöpe attı. Sedyeden kalkıp masanın karşısındaki koltuğa geçti. Doktor da masanın başına.

"Bebeğiniz sağlıklı. Ama yine de dikkat etmeniz gerekiyor. Sağlıklı beslenin. Bol bol sebze tüketin. Çok ağır yemekler yemeyin aşermediğiniz sürece. Yemeklerin yanında bol yeşillikli salatalar tüketebilirsiniz. Süt, çok önemli mesela. Bir de haftada en fazla 3 kez ilişkiye girebilirsiniz. Bunların dışında kendinizi çok yormayın."

"Teşekkürler."

"Rica ederim. 2 hafta sonra tekrar kontrole gelmelisiniz."

"Peki."

Defne ve Ömer ayağa kalktılar ve çıkış kapısına doğru yavaş yavaş ilerlediler. Defne elindeki kağıda bakarak sapşal şapşal gülüyordu. Ömer kolunu Defne'nin omzuna atıp başını öptü.

Defne'nin evine gittiler ve Ömer Defne'yi koltuğa yatırıp güzel bir meyve tabağı hazırladı ona. Elinde kocaman tabakla Defne'nin yanına gidip yanına oturdu.

"Buyursunlar."

Defne'nin ağzına elmayı verdi.

"Ömer şimdi senin ev yanı ya... Napıcaz?"

"Boşver sen onu sevgilim. Ben halledicem. Sen o güzel kafanı yorma bunlara."

Kapı çaldı.

"Ben bakarım."

Diyip kapıya doğru ilerledi Ömer.

Kapıyı açtığında karşısında Defne'nin babası vardı.

"Seçkin amca?"

Bölüm sonu.

Çalışmam gereken çok ders var ve onlara başlamadan önce iki arada bir derede yazdım. Bölümü de kontrol etöeden paylaşıyorum hatalarım varsa affedin.

Kendinize iyi bakın.

Bölüm sınırı: 50 vote 35 yorum.

NABER BARMEN? Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!