For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

'Bayan Carter, onu bulduk, fakat korkarım ki psikolojisi yerinde değil'
'Neredesiniz'
'Şu an yolda, birazdan zaten onu görürsünüz, ama konuşmuyor ve yürümekten başka yaptığı bir hareket de yok'
'Tamam biz bekleyeceğiz'
Kapattım ve gözlerim bir anda doldu. Annemler etrafımda toplanmıştı.
'Jessica, hayır'
'Hayır, onu bulmuşlar ama psikolojisinin bozuk olduğunu söyledi'
'Aman tanrım'
Yaklaşık yarım saat bekledik ancak bana yarım sene gibi geldi. Sonunda polislerin geldiğini duydum. İki tane adam ve Jamie içeri girdi ikiside Jamie'nin yürümesini sağlıyorlardı. O an olduğum yerde yere oturdum. Annemler sıra sıra ona sarılıyorlardı. Oysa hiçbir tepki göstermiyor ve yalnızca bir yere odaklanmıştı. Heryeri kanlıydı, bitkindi, eski haliyle arasında zerre benzerlik yoktu, ona her ne yaptılarsa çökmüştü.. onların hiçbirine sarılmadı, tepki göstermiyordu. Yerimden kalktım ve yavaşca ona yürüdüm herkesin ilgisi bir anda bana yöneldi. Onu benim hareket ettirebileceğimi düşünüyor olabilirlerdi ama sanmıyordum, çok kötüydü. Yavaşca ona yaklaştım ve ağlayan suratımı suratına diktim, bana bakmıyor yere sabitlemişti gözlerini, elimi yanağına koydum ve hafifçe okşadım ardından dayanamayıp boynuna sarıldım hızlıca, delice ağladım ve iyice gömüldüm. Çok özlemiştim, hareket etmiyordu. Heykel gibiydi. Kulağına yavaşca fısıldadım.
'Benim Jamie, Jess'
Suratını inceledim, gözlerini gözlerime dikti, ama yalnızca baktı, başka hiçbir şey yapmadı. Yeniden sarıldım.
'Bana sarılmana ihtiyacım var Jamie, çok ihtiyacım var sana'
Boynuna dakikalarca sımsıkı sarılıp ağladım ardından başını ellerimin arasına alıp gözlerine daldım. Elini yavaşca yanağıma koyup okşadı. Kendimi tutamayıp daha fazla ağladım ve sımsıkı sarıldım, tek kolunu yavaşca belime sardı ardından diğerini de öyle. Bir süre öyle kaldık. Ağlıyordu, boynuma gömüldü. Saatlerce böyle kalabilirdim, çok özlemiştim..
Eve dönerken arabada birbirimize sarılarak gitmiştik,bizim eve gitmeyi reddedip kendi evine gitmek istediğini söyledi. Daha doğrusu hiç konuşmadan bunu anlattı, konuşmuyordu, sesini özlemiştim..
Eve girdik ve annemleride zorla gönderdik, onunla yalnız kalmayı çok seviyor olduğumdan bunun iyi hissettirdiğini söyleyebilirim. Odasına çıkıp uzandı, takip edip yanına uzandım. Ona sıkıca sarılıp kokladım, tepki göstermedi, tavanı izliyordu.
'Jamie, çok özledim seni'
Bir anlık bana baktı ve kafasını geri tavana çevirdi. Boynuna gömüldüm, onu anlıyordum ama hiç mi özlememişti..
'Aç mısın?'
Başını hayır anlamında salladı.
'Susuz musun?'
Yeniden.
'Herhangi bir şey yapabilir miyim senin için?'
Ve yeniden.
Kendi haline bırakmak en iyisi olacaktı, zaman tanımaya çalışacaktım. Bir süre öyle kaldık.
'Konuşmayacak mısın benimle'
Bana baktı ve gözlerini kırpıştırdı, hiçbir şey demeden geri suratını yukarı çevirdi. Derince nefes aldım ve hiçbir şey demedim. Ayağa kalkıp ona elimi uzattım.
'Kendime biraz kahve yapacağım, içmek istersen sana da yaparım, istemessende yanımda dur lütfen, gel benimle'
Elimi yavaşca tuttu ve birlikte aşağı indik. Tezgaha dayandı.
'İstiyor musun'
Yeniden hayır işareti. Kendi kahvemi yapıp yudumladım, karşısındaki tezgaha dayanmıştım.
'Seni özledim'
Yalnızca yüzüme baktı ve hiçbir şey demeden gözlerini yere çevirdi. Bardağı kenara bıraktım ve yanına gittim. Boynuna sıkıca sarılıp öptüm.
'Sesini çok özledim Jamie, seni çok özledim'
Hafifce ağladım ve boynundan öptüm.
'Bu eziyeti bana yapma, konuş benimle'
Biraz daha ağladım, sırtımı sıvazlayıp başımdan öptü.
'Ağlama Jess'
Daha sıkı sarılıp daha fazla ağladım. Lanet olsun, çok özlemiştim.
'Ağlama n'olursun'
Ağlamayı kestim ve salya sümük olmuş boynunu kolumla sildim. Hafifce gülümsedi, bende burnumu çekip gülümsedim.
'Seni seviyorum Jamie'
Anlımdan öptü ve yeniden sarıldık. Ona doyamıyordum bir türlü, yanımda olsa da özlüyordum.
'Anlatacak mısın bana ne olduğunu'
'Sonra Jess'
'İyi misin peki'
'Değilim'
Yanağından öptüm ve sarılıp sırtını okşadım boynuma gömüldü.
'Kendini iyi hissettiğin zaman, anlatırsın'
'Uzun süre kendimi iyi hissedebileceğimi sanmıyorum'
'Öyle deme işte'
'Gerçekler, biraz suya girsem iyi olacak'
'Tamam, senin için küveti doldururum'
'Teşekkürler'
Yukarı çıkıp küveti doldurdum ve onu çağırdım
'Şey, yalnız mı kalmak istersin yoksa yanında durayım mı?'
'Yalnız'
Başımı sallayıp dışarı çıktım ve yatağının üzerine uzandım. Çok kötü şeyler olmuştu..
Bir kaç saat tavanı izledikten sonra ona bakmaya karar verdim, kapıyı çalıp içeri girdim.
'İyi misin diye merak ettim'
'İyiyim sorun yok, gelebilirsin'
Küvetin dışında yanına çöktüm, iç çamaşırları vardı onları çıkartmamıştı.
'Daha iyi misin Jamie'
'Daha iyi değilim ama daha rahatım Jess'
'Bana anlatmalısın, belki birlikte daha kolay yeneriz'
'Bilmiyorum'
'Lütfen'
'Tamam anlatacağım, ama burada değil odada tamam mı'
Başımı salladım, küvetten çıkıp üzerini değiştirdi ve gidip yatağa oturdu, bende karşısına oturdum
'Öncelikle beni kaçıran kişilerin kim olduğunu merak ediyorsundur sanırım, onlar...'

Sizi seviyorum, mutlu pazarlar, musmutlu haftalar! 💞

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!