82 - Ceza

2.2K 206 16

Annadolle Hükümdarlığı, Gezegen Mergidan'ın başşehri Gidanee'de, güneşin tam tepede olduğu sıcak bir öğle zamanı güneş tutulması yaşanmak üzereydi. Yıldızın göz kamaştırıcı ışığı uydu gezegen Gargan'ın arkasına geçiyor etkisini yavaş yavaş kaybediyordu. Ghan Sarayı'na pek de uzak sayılmayan Ulu Verda Tepesi eteğini süsleyen tarihi kızıl renkli beton surlar ile çevrili toprak düzlüğünde 1000 asker, yüzleri Askeri Karargâh Binası'na doğru dönük vaziyette esas duruşta beklemekte ve bu olağanüstü olaya şahitlik etmek üzereydiler. Onlara komutanları tarafından burada toplanmaları emri dışında bir şey söylenmemişti. Hiçbirinin birazdan neler olacağı konusunda ise en ufak fikri yoktu.

Bu askerler sıradan erlerden değildi; aksine Mergidan ordusunun üst düzey elit subaylarıydı

Bu askerler sıradan erlerden değildi; aksine Mergidan ordusunun üst düzey elit subaylarıydı. Özel siyah üniformaları ve üzerlerinde taşıdıkları üstün nitelikli silahlar ile Regardo'lar olarak biliniyorlardı. Regardo subayları, sıcak çatışmada düşmanla yakın temasa geçebilen ölüm makinalarıydı ve savaşın ortalarına doğru düşmanın en meşgul olduğu zamanda gürültü yapmadan devreye girerler, düşman üzerinde panik ve sayı azaltıcı bir etki yaratmak için 'Süpürme' işlevini yerine getirirlerdi. Bu yüzden kıtalar halinde değil dağınık ve bireysel hareket ederler; uzay savaşlarından çok, kara savaşlarında kullanılmaları tercih edilirdi. Böylece Regardo'ların ayak bastığı her yer fethedilmiş oluyordu. Her birinin üzerinde siyah renklerin hâkim olduğu üniforma ve başlarında siyah bir bere vardı. Bu ince üniformaları sadece tören ya da içtima için giyiyorlardı. Savaş zamanında, donanmanın özel olarak tasarladığı uçuş zırhları ile harekete geçiyorlardı.

Ölüm makinası olarak tanınmalarını sağlayan en önemli silahları, her birinin sırtında asılı durmakta olan Retar kılıçlarıydı

Ölüm makinası olarak tanınmalarını sağlayan en önemli silahları, her birinin sırtında asılı durmakta olan Retar kılıçlarıydı. Bu onların en etkili kullandıkları ölümcül silahlarıydı ve kılıçlar, özel bir metale sahipti: Bu metalin adı Kira'ydı. Kılıcın ana gövdesi bir insan boyunun yarısı kadar uzundu ve yaklaşık beş parmak genişliğindeydi. Kavisli gövdeye sahip ve her iki kenarı üstün teknoloji kullanılarak keskinleştirilen bu siyah renkli metal, yalın haliyle bile bir uzay gemisinin zırhında yarık açabilecek kadar keskindi, fakat ölümcül olmasının altından yatan neden sadece metalinin türü ya da keskinliği değildi. İki avuç içini dolduran uzun kabzasının içinden aldığı saf enerji ile metal, savaş halinde istenilen seviyede kızararak müthiş bir sıcaklığa erişiyordu. Erime eşiği sıradan metallere göre olağanüstü derecede yüksek olduğundan dolayı, herhangi bir yüzeye hafifçe dokunması bile içine girmesi için yeterliydi. Neyse ki bu ölümcül Retar'lar şimdilik sahiplerinin uzun kınlarının içinde sessizce beklemekteydiler.

Retar'lara ek olarak her subay, belinde yarı otomatik 9X19 mm ısıya duyarlı gece mermisi atışı yapan, sessiz ve seri atım özelliğine sahip kısa namlulu B400'ler taşıyordu. Bu silahlar yer çekimli ortamlarda mesafeli saldırılar için kullanılıyordu. Ateşleme esnasında kıvılcım oluşmaması bu silahların en etkili özelliğiydi. Ayrıca insan vücudu ısısını takip ederek mesafe boyunca kavis çizip hatalı atışları düzeltme yeteneğine sahip olması, bu silahı arkadan saldırılar için vazgeçilmez yapıyordu. Buna rağmen bir Regardo'nun ustalığı, atış yaptığı mermi sayısının azlığına göre belirlenirdi; hünerlerini kılıcı ile sessizce göstermeliydi.

Askerlerin sessiz bekleyişleri surların ardında oluşan gürültü ve hareketle sona erdi. Surların arasından süzülerek hava motosikletleriyle alçalan Artila, on muhafızı ile birlikte alana yaklaşıyordu. Kızıl surların aralarından geçtiler, beklemekte olan askerlerin önündeki boş alana iniş yaptılar ve bunu yaparken aynı zamanda yerdeki ince toprağı havaya kaldırarak tozu ve dumanı birbirine kattılar. Askerler dumana rağmen motosikletinden ilk inenin Kara Artila olduğunu biliyorlardı, çünkü toza rağmen Lirgo Snege'nin göz yuvalarından parlayan iki beyaz ışığın fark edilmemesi zordu.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!