80 - Teori

2.4K 209 18

"Bunu nasıl kabul edebilirim yüce Demyr? Sonsuzluğu bir düzleme indirgeyemediğimiz evrende eş gerçeklikten bahsediyorsunuz. Hâlbuki Ilyrike çalışmalarında birçok kez değinmişti. Üstelik fikrinizin Merkezi Teoreme zıt düştüğünü biliyorsunuz." 

"Ah Hayrunya! Meğer seni akademiye başımın belası ol diye almışım. Ilyrike'nin Eş-Gerçeklik'i nasıl şiddetle eleştirdiğinin farkındasın değil mi? Üstelik o bir realistten beklenecek davranışları sergiliyor. Bunun nesine şaşırıyorsun?"

"Lakin, Eş-Gerçeklik henüz büyük kitleler tarafından özümsenmemişken, akademi müfredatına alınmasını arzu ediyorsunuz. Öncelikle öğreticilerimizin bu konu hakkında bilimsel araştırma yapmaları ve gerekli müzakerelerin icra edilmesinin ardından, kurulun kararına sunulması; akabinde..."

"Kurul dediğin benim Hayrunya! Yaptığım çalışmaların sizin için mühim olmadığını mı söylemeye çalışıyorsun, yoksa kulaklarım yanlış mı işitiyor?"

"Sayın Baş Öğreticim, söylemlerimi katiyen yanlış anlamayın. Ben sadece bu teorinin kurula sunulmadan önce gönüllü öğreticilerimiz tarafından ön değerlendirmeye tabi tutulmasını talep ediyorum."

Yüce Ak Öğretici Demyr ve Hayrunya, bir Annadolle akşamı Hükümdarlık Akademisi'nin 120 kişi kapasiteli boş toplantı salonun bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan masanın yanında, her zaman yaptıkları gibi ateşli bir şekilde tartışıyorlardı. Akademinin olağan bir toplantısı henüz bitmişti ve geriye sadece ikisi kalmıştı. İkiz güneşlerin turuncu akşam ışığı, oluşturdukları gölgeleri ile salonun devasa perdeleri arasından süzülüyor, etrafı yorgun ve loş ışığı ile aydınlatıyordu.

 İkiz güneşlerin turuncu akşam ışığı, oluşturdukları gölgeleri ile salonun devasa perdeleri arasından süzülüyor, etrafı yorgun ve loş ışığı ile aydınlatıyordu

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

Demyr, şefkat ile bakan bir çift mavi göze, iri kemikli bir buruna ve yüzünde 92 yılın bıraktığı belirgin çizgilere sahipti. Gösterişli Baş Öğretici cüppesi, hali hazırda uzun boyunu olduğundan daha uzun gösteriyordu. Ortalama ölüm yaşının 140 yıl olduğu Annadolle'de, 92 yıl onun gücünden pek de fazla eksiltmemişti. Dik ve zinde duruşu ile önünde daha tamamlaması gereken birçok çalışmanın olduğunu açıkça belli ediyordu. Hayrunya, Demyr'den sonra en rütbeli öğreticiydi. Akademinin hem Değerlendirme Komisyonu Başkanı, hem de Baş Öğretici Kalemi'ydi. Sahip olduğu uzun beyaz saçları ve sakalları ile neredeyse Demyr'e benzetilebilirdi. Aslında dikkatle bakıldığında her ikisini görünüm olarak birbirinden ayıran birçok detay vardı. Hayrunya, Demyr'e göre daha kısaydı; gözleri ise Demyr ile aynı renkteydi. Birbirine oldukça yakın göz yuvaları, yüzüne meraklı ve sempatik bir ifade katıyordu. Demyr'in salık saçlarının aksine Hayrunya, saçlarını başının her iki yanından arkasına doğru topluyor, ensesinin üzerinde bir saç kuyruğu oluşturuyordu.

Demyr, asasını ayağının yanına kaydırarak kaşları çattı ve hemen yanındaki pencerenin tül perdesinden dışarıya doğru baktı. Uzaktaki Taht Salonu'nun mavi cam kubbesi pencereden rahatlıkla görülebiliyordu. Bir süre kubbeyi izledi.

"Söyle sevgili meslektaşım

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

"Söyle sevgili meslektaşım..." dedi, Hayrunya'ya dönerek. "Eş-Zamanlılık, Evrende Başlangıç, Terit'deki ışık dalgalanmalarını anlatan kitabım Fertüzyon, bilime kazandırdığım yüzlerce formülü açıklayan Demyr ve Biyo-Tardon, İçiçelik Kuramı, Maket Dünyalar ve daha nice eserlerim... Bu çalışmalarımdan sonra hanginiz hayal kırıklığına uğradınız?"

Hayrunya, bakışlarını Demyr'e çevirdi ve sonra gür kaşlarının ardındaki mavi gözlerini yere indirdi.

"Hiçbirimiz Yüce Demyr." dedi.

"Henüz Tina Sorre'nin merkezindeki Zaman Şeridi keşfedilmemişken, öngördüğüm hipotezler ve teorilerle ne zaman hayal kırıklığına uğradınız?"

Hayrunya, Demyr'in sözleri önünde sürekli eziliyordu. Karşısında Annadolle Hükümdarlığı'nın en bilge zatı duruyordu ve sorularına karşı geri adım atmaktan başka bir şansı yoktu.

"Az önceki tavırlarımı mazur görün, Yüce Demyr. Bugüne kadarki buluşlarınız ve keşifleriniz, Tina Sorre'ye paha biçilmez katkılar sağladı. Özellikle Anti-madde üzerine yaptığınız güncellemelerinin hayati olduğunu düşünüyorum. Lakin... Bizler öğreticiyiz. Hepimizin özgür üniversitemizde bir yeri ve görevi var. Belki bugüne kadar Ilyrike hep yanıldı. Belki eş-zamanlılık teorisinde siz haklısınız. İnanın hangisi doğru olursa olsun gerçeği öğrenmek sizi mutlu ettiği kadar beni de mutlu edecektir."

"Şüphe duyuyorsun Hayrunya. Şüpheni bir yere kadar haklı görebilirim, lakin bu çalışmayı yavaşlatmanı kesinlikle hoş karşılayamam."

Demyr, sol elini cüppesinin içine soktu ve cebinden ufak siyah bir nesne çıkardı; bu nesnenin adı Mikro Hap Bellekti. Kısaca ona MHB adı veriliyordu ve adı gibi tıpkı yuvarlak bir hapa benziyordu. Dikkatlice bakıldığında yüzeyinde toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı bir düğmenin varlığı görülebilirdi. Demyr, pencereden uzaklaşarak toplantı masasının kenarına yaklaştı ve MHB'yi, düğmesi üste gelecek şekilde masanın üzerine koydu. Düğmeye işaret parmağının ucu ile hafifçe dokundu; düğme, gövdenin içine girmesi ile birlikte MHB'nin yüzey kabuğu açıldı ve yukarı doğru ince bir ışık parladı. Işık havada üç boyutlu kırmızı bir görüntü oluşturdu; bu görüntü MHB'nin pasif giriş menüsüydü ve aktif hale gelmek için izin bekliyordu. Demyr işaret parmağını ışığın içine sokmasıyla birlikte kimlik doğrulaması yapıldı, ışık mavi renge dönüştü ve menü açıldı. Ardından elini ışığın içinde hareket ettirerek, Hayrunya'ya göstereceği dosyayı aramaya başladı.

"Tina Sorre okyanusta bir damla Hayrunya ve bu damlayı dört devlet yönetiyor. Kuzey Galakside Annadolle, Batı'da Dolevila, Doğu'da Zerdant ve Güney'de Hak Hu Rak. Dolevila ve Hak Hu Rak ile barış içerisindeyiz. Zerdant İmparatorluğu ise ezeli düşmanımız." dedi Demyr; bir yandan konuşuyor, diğer yandan MHB'nin içinde gezinmeye devam ediyordu. "Ya galaksimiz Tina Sorre'nin ötesi? Zihinlerimiz meçhulü öğrenmek için yeterince olgunlaştı mı Hayrunya? Sanmıyorum. Yine de bu engin denizde merak eden varlıkların sadece bizlerin olmadığını düşünüyorum. Mesafeler müşkül bir meseledir sevgili dostum, lakin olanaksız kılınmamıştır. Tanrı Dolle gökyüzünü sadece geceleri izleyip mest olmamız için mi yarattı? Yoksa tıpkı kendisi gibi sonsuz hayatın her varoluşunu tecrübe etmemiz için mi?"

"Lütfen özrümü kabul edin yüce Baş Öğretici; söylediklerinize göre zihinlerimiz mantıklı olanı iltimas ederken, kalplerimiz cesareti tercih eder. Bunlardan hangisi meçhulü göğüslemelidir?" dedi Hayrunya.

"Kalbin, Hayrunya, kalbin... Çünkü sonsuzluk zaten oradadır.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!