For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

77 - Hakikat ve Yalan (IV)

2.3K 211 34


Art arda birbirinden hareketli parçaların çalındığı, bütün şişelerin tüketildiği ve çılgınlar gibi dans ve eğlence ile geçen zamanın ardından saatler gece yarısı 2'yi gösterirken, Uras sadece masa lambasının açık olduğu odasında babasının ona bıraktığı bir diğer miras olan not defterini dikkatle incelemekteydi. İlk sayfasını defalarca okumuştu, çünkü bu sayfadaki tüm yazılar babasının kendi el yazısı ile yazılmıştı ve yıllardır onun haberi bile yokken yosunların arasında tarafından bulunmayı beklemişti. Geriye kalan sayfalar ise tamamen İngilizceydi. Bunlar Uras'ın kolayca anlayabileceği İngilizcenin aksine akademik tarzda yazılmıştı. Bu yüzden defterde neler olup bittiğini çözmesi için zamana ihtiyacı olacaktı. En azından bu gece defteri noktasına ve virgülüne kadar incelemeden uyumayacaktı. 

"Kimsin sen Gölge Adam?" dedi Uras fısıltıyla. Elini onun gövdesine soktuğunda parmak uçlarının nasıl acıdığı aklına geldi. Vücudunda görünen yıldızlar da neyin nesiydi? Her şeyden önce Gölge Adam'ın bulmasında yardımcı olduğu defterin içinde, babasının ölmeden önce yazmış olduğu sayfanın ne işi vardı? Sayfa sonradan eklenmemişti; defterin bir parçasıydı. Bunu Melis'e henüz anlatmamıştı. Zaten o tuhaf gece eve döner dönmez Melis'i telefonla aramış, saatlerce onu sakinleştirmeye çalışmış ve bu hiç de kolay olmamıştı. Uras, gördüklerini kimseye söylemeyeceğine dair ondan söz istemişti. Zaten söylese de kimse ona inanmayacağı için bu ortalığı karıştırmaktan başka bir işe yaramazdı. Sabaha kadar süren telefon görüşmesinin ardından Melis'i rahatlattıktan sonra bu sefer kendini sakinleştirmek zorunda kalmıştı. Uras, o gecenin sabahı en son nasıl duş aldığını ve ardından nasıl yatağa girdiğini hatırlamıyordu.

Uras, derin bir nefes alarak önünde duran defterin ilk sayfasını açtı. Sayfa babasının eğik yazısı ile doluydu. Yazının sonunda adı, soyadı ve imzası vardı: Ufuk GENCER. Parmağını imzanın üzerinde okşarcasına gezdirdi ve sonra gözlerini yazının ilk cümlesine götürdü. "Sevgili oğlum," diye başlıyordu.

"Annenin ve benim, seni ne kadar sevdiğimizi ve senden daha değerli bir varlığımızın olmadığını ve asla olmayacağını bilmeni istiyorum

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Annenin ve benim, seni ne kadar sevdiğimizi ve senden daha değerli bir varlığımızın olmadığını ve asla olmayacağını bilmeni istiyorum. Gece masallar dinlemeden ve her gece yatmadan önce mutlaka odama gelip beni öpüp sarılmadan uyuyamayan minik çocuğumuz, kim bilir nasıl genç bir delikanlı haline geldiğini hayal bile edemiyorum. Bunu ne yazık ki şuan bilemeyecek olsak da senin başarılı, dürüst, saygılı ve çalışkan bir genç adam olduğuna adımız kadar eminiz."

"Bu sayfayı senin için doldururken ne kadar zorluk çektiğimizi bilmeni istiyorum, Uras. Şuan annenle birlikte yakın bir arkadaşım olan Prof. Dr. Christopher Lambert'in İstanbul'daki otel odasındayız. Sen ise kasabamızdaki evinde sıcacık yatağında her şeyden habersiz bir şekilde uyurken, ben Bay Lambert'a ait olan defterin boş olan ilk sayfasını senin için doldurup, bazı şeylerden senin de haberin olmasını istedim. Birazdan arabamıza binip evimize döneceğiz ve senin hala uyuyup uyumadığını kontrol etmek amacıyla sessizce odana girip o masum yüzünü izleyeceğiz. Sonra, sabah kalktığında hiçbir şey olmamış gibi davranacağız. Sana şimdiden bunun için ne kadar üzgün olduğumuzu söylemek istiyorum. Özür dilerim, oğlum. Her şeyin senin iyiliğin için olduğunu bilmeni isterim."

"Bir gün yeteri kadar büyüdüğünde asla yakayı sıyıramayacağın önemli bir karar vereceksin ve seninle benzer satırlarda tekrar buluşacağız. Bu kararı tek başına alacaksın, Uras. Evrenin sana sunduğu iki yoldan sadece birini seçmek zorunda kalacaksın. Hangisini seçeceğine senin adına ne annen ne de ben karar verebiliriz. İyi düşün oğlum. Ruhunun sesini dinle. İnsanlar hayatlarının bir anında geri dönüşü olmayan kararlar vermek zorunda kalırlar. Bu yol ayrımında ya hakikati seçersin ya da yalanı..."

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!