AŞK RÜZGÂRI

2.9K 185 63

3 ay sonra.

Sabahın kızıl ışığından uyanıp sağında yüzüstü yatan Ömer'e sarıldı. Herşey ne güzeldi öyle... Gece ayın ışığında birbirlerini sevmeleri... Aşk rüzgârı esmiyordu sadece... Fırtına gibiydi. Defne Ömer'e yaklaşıp işaret parmağıyla sırtından başlayıp boynuna gitti. Ensesine geldiğinde biraz sürttü parmağını. Ömer huylanıp uyandığında kıkırdıyordu. Ömer uyku sersemi haliyle etrafına bakındı. Defe'yi gördüğünde kedini toparladı.  Defne omzuna eğilip birsürü öpücük koydu. Daha sonra geri çekildi.

"Günaydın!"

"Günaydın Defne hanım. Çok enerjiksiniz."

"Olmıyım mı?"

"Ol ol. Lazım o enerji bana."

"Aslında biraz daha uyuyabilirim."

"Yanlız sen bu halde uyursan ben uyumam. Üstünü giymeni tavsiye ederim."

"Sen kendine bak bi kere."

Diyip sırtını dönüp gözlerini kapattı. Bu neydi şimdi? Ömer onu kendine çevirip altına aldı.

"Bana trip atmamanızı öneririm Defne Hanımcığım."

"Allah Allah! Nedenmiş o?!"

Dedikden sonra Ömer Defne'nin dudaklarına abandı. Defne'nin hoşuna gitmişti tabiiki de. Karşılık vermeye başladığında iş öpüşmeden farklı olaylara doğru yol almaya başladı 😈

Ömer'in öpücükleri boynuna doğru indiğinde Defne durdurdu.

"Ömer!"

Ömer boynundan başını kaldırdı.
"Ocakta çay vardı."

"Çayı ne ara koydun?"

"Ya sorgulama."

"Boşver çayı."

"Saçmalama evde yangın mı çıksın he?"

Diyip ondan kurtuldu. Çarşafı etrafına sarınıp mutfağa gitti. Çayın altını kapattığı sırada kapı çaldı. Tam açacakken üstünde sadece çarşafın sarılı olduğunu hatırladı. Ömer altına eşofman geçirip aşağıya indi.

Defne kapının deliğinden baktı. Pamir ısrarla zile basıyordu. Fısıldayarak konuştu.

"Pamir gelmiş."

"Boşver çalar çalar gider."

"Ya saçmalama önemli bişeyse?"

"Umrumda değil."

Diyip Defne'yi kapıyla arasına aldı. Dudaklarını birleştirdiğinde Defne kendinden geçmişti bile. Üstüne sarılı olan çarşafı çekip yerle buluşturduğunda kollarını beline sardı. Ordan bacaklarına indirip kucağına aldı. Defne bacaklarını beline sarıp koala gibi yapıştı. Ayrılıp gözlerine baktı. Daha da koyulaşmıştı... Derinleşmişti. Parmaklarını saçlarının arasından geçirip kendine çekti. Tekrar öpmeye başladı fakat daha sert. Ömer merdivenlere doğru ilerledi. Birkaç basamak çıkdıkdan sonra elini sırtına daha da sarıp duvara yasladı. Ellerini sırtında dolandırdı. Defne o kadar alışmıştı ki artık Ömer'in onu sevmesine... Böyle ateşli, fırtına gibi. Rüzgâr estikce ateş daha da yayılıyordu. Ömer merdivenlerin hepsini çıkdıkdan sonra yatak odasına ilerledi. Tam yatağa yattıkları sırada Defne'nin telefonu çaldı. Defne başını geri çekip dudaklarını ayırdı. Nefes nefese konuştu.

"Telefonum çalıyo."

"Umrunda olucak mı gerçekden."

Yatağın yanındaki komodinin üstündeki telefonu aldı ve arayanın Babası olduğunu anladı.

"Babam arıyo Ömer sessiz ol."

Ömer oflayıp Defne'nin üstünden kalktı. Yanına yattı. Defne telefonu açıp kulağına götürdü.

"Alo baba?"

"Kızım evine geldim yoksun. Şirketi aradım orda da değilsin. Nerdesin?"

"Iı nerdeyim been... Şeydeyim!"

"Nerde?"

"Şey işte ya... Iıı... Sahilde! Sahildeyim koşuyorum ben! Ayy nasıl da yorulmuşlum. Ama tam 3 kilo almışım onların hepsini vermem lazım. O yüzden daha koşucam ben. Bayaa çok sürcek."

Ömer dayanamayıp tekrar Defne'nin üstüne çıktı ve boynunu öpmeye başladı.

"Ee o zaman sonra görüşelim kızım."

"Tamam babacım görüşürüz."

Diyip telefonu kapattı. Defne telefonu yatağa fırlatıp kıkırdamaya başladı. Ömer boynundan göğüslerine doğru indi. Ellerini omzuna koydu. Daha sonra kolundan ellerine doğru ilerletti. Sıkı sıkı tuttu ellerini.

"Bi daha ben seni severken kapı, telefon, herhangi başka birşey... Seni ilgilendirmiycek. Sadece ben. Sadece sen. Sadece biz olucaz. Sadece ikimiz. Başka kimse olmasın aramızda. Sadece biz olalım."

"Sen benden bişey mi saklıyosun?"

"Ne?"

"Hayır yani sanki bişey saklıyomuşsun da onu fark ettirmemek için bana böyle sevgi sözcükleri söylüyomuşsun gibi geldi."

"Ne ilgisi var aşkım?"

"Aşkım mı? Sen bana aşkım demezsin. Sevgilim dersin."

"Defne noluyo?"

"Şimdi de Defne olduk? Hiç sevgilim aşkım falan kalmadı... Ne demek istiyosun ayrılalım diycen de söyleyemiyon mu?"

"Bitanem ne ilgisi var?"

"Ne demek ne ilgisi var? Sen bana anlamadığımı mı söylemek istiyosun onu mu kastediyosun? Salak mıyım ben?"

"Sevgilim ben onları hani aramıza kimse girmesin demeye getirmiştim."

"Yani bizim ilişkimiz çok zayıf her an ayrılabiliriz o yüzden aramıza her an biri girebilir diyosun."

"Hayır ne ilgisi var?"

"Sen bana ilgisiz mi diyosun? İlgisizim yani ben... Git çekil üstümden."

Diyip ittirdi ve ömer yanına uzandı.

"Sevgilim ne oldu iyi misin?"

"Ha yani iyi değilim ben... Yetersizim yetemiyorum sana."

"Ne alakası var noluyo şimdi ben anlamadım."

"Demek kendimi sana anlatamıyorum. Peki."

"Defne'm..."

"Defne'm deme bana. Ben senin malın değilim ne o öyle? Diyceksen adam akıllı adımı söyle."

"Defne niye böyle yapıyosun?"

"Git salona koltukda yat."

Ömer itiraz etmeden yastığını aldı ve adımlarını kapıya doğru yöneltti.

"Yastığımı alır koktukta yatarım diyosun yani. Yani benimle yatmak yerine o rahatsız koltukda yatarım diyosun. Rahatsız koltukda yatarsın. Neden rahatsız çünkü ben seçtim. Zevksizim çünkü ben."

Ömer geri dönüp.

"Tamam Defne Öküzün tekiyim ben."

"Sen kime öküz diyon ya? Benim sevgilime karnımdaki bebeğin babasına kimse öküz diyemez!"

"Ne?!"

Tataaa! Ben geldim. Döne döne geldim. En çok ben geldim! Bombelerle geldim!

Erken yayınladım bölümü şanslısınız.

Artık 3 ay içinde ne yaptılarsa? Birden bebek oluvermiş 😂😂

Ama tabii ki oy ve yorumlarınızı bekliycem. Bu arada önceki bölümde yanıtlar sayılmaz aslında yanıtlar sayılır olarak yazmıştım fakat otomatik düzeltmenin kurnazlığı olmuş. Yanıtlar da sayılıyo.

Sınır:
45 oy+30 yorum

Oy ve yorumlar düşerse kitabı bitirmeyi düşünüyorum. Bilginize...

NABER BARMEN? Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!