34 - Güç ve Bedel (IV)

2.3K 240 21

O sırada Burak ve dört arkadaşı, kaldırım yolunu varlıklarıyla işgal ederek ana cadde üzerinden aşağıya doğru iniyorlardı.

"Buradan mı geçmiş?" diye sordu bir arkadaşı Burak'a.

"Evet, bu caddeden aşağıya inerken görmüşler." diye cevap verdi Burak.

"Peki, Burak merak ediyorum da. Sana bunları kim haber veriyor?" diye sordu aynı kişi.

"Cenk! Soru sormayı bırak ve işine konsantre ol." diye bağırdı Burak. Cenk cevabını almıştı. Dediği gibi de yaptı; önüne bakarak yürümeye devam etti. Cenk, Uras'tan korkuyordu; zira cep telefonunda Uras'ın Burak'ı nasıl ezdiğini evde tekrar tekrar izlemişti.

"Beyler, dediğim gibi. Piçi görmeden aletleri çıkarmayın." dedi Burak.

Uras, içinde yabancıya karşı duyduğu korkuyu ve aynı zamanda durdurulamaz öfkesini dizginleyemiyordu. Zihninde sel olan imgeler, ona bu yabancı adam hakkında korkunç bilgiler vermeye devam ediyordu. Uras, onun bir başka şehirdeki hapishaneden bugün tahliye edildiğini biliyordu. Tahliye olduktan sonra çok geçmeden bir avcı dükkânından aldığı bıçakla, güzel bir manzaraya karşı park etmiş bir arabanın yanına giderek şoför kapısını açtığını, sonra içindeki genç bir erkeği dışarı çıkarıp tehdit ederek ondan para istediğini, vermeyince onu göğsünden defalarca bıçakladığını, ardından arabadan çıkarak kaçmaya kalkışan kız arkadaşını yakaladığını ve kendisine dokunulmasına izin vermeyip direnen kızın boğazını bir hamlede kesişini biliyordu. Bu kadar da değildi: Boğazını kestiği kız daha son nefesini bile verememişken, kıyafetlerini soğukkanlılıkla çıkarıp, ona nasıl tecavüz etmeye başladığını tüm detaylarıyla görmüştü. Genç kadına sadece tecavüz etmekle kalmamıştı. Bunu yaparken bıçağını kullanarak kızın vücudunu kesmeye, koparmaya ve yarmaya devam etmişti. Bu düşünceleri adeta kendisi yaşamış gibi hissetti Uras ve bu onun kendisini suçlu hissetmesine sebep oldu. Bu bir video bandından görüntü izlemekle aynı şey değildi. Uras, bu vahşeti duygularla adeta yaşıyordu.

Uras'ın içinde patlamaya hazır ve artışını kontrol edemediği duyguları, zincirlerini çoktan kırmaya başladı

Uras'ın içinde patlamaya hazır ve artışını kontrol edemediği duyguları, zincirlerini çoktan kırmaya başladı. Katil, kızın ölü bedeni üzerinde insanlık dışı arzularını gerçekleştirdikten sonra cesetleri arabanın bagajına yerleştirmiş, sonra arabaya binerek iki saat süren yolculuğun ardından bu kasabaya gelmiş ve arabasını kasabanın girişine bağlanan ana yolun altındaki derenin kenarına gizlemişti. Bıçakladığı erkeğin cüzdanından aldığı para ile kendine yivsiz, kısa namlulu bir avcı tüfeği almıştı. Gece olmasını beklemiş ve sonra çirkinliklerine kaldığı yerden devam etmek için bu marketi seçmişti. Uras'ın zihninde en ayrıntısına kadar canlanan bu imgeler onu derinden etkiliyor, azap çekmesine neden oluyordu.

Market sahibi, cebinden çıkardığı anahtarları havada sallayarak adama gösterdi.

"Bak evlat... Şimdi bu anahtarla kasayı açacağım ve sana ne kadar para varsa hepsini vereceğim." dedi.

"Paraları ver!" diye bağırdı adam bütün gücüyle.

"Ben de onu yapmaya çalışıyorum. Bana izin ver lütfen. Lütfen aynı şeyi söyleyip durma." dedi market sahibi. Anlından süzülen ter damlacıkları yere dökülüyordu.

Çelik kasa masanın altındaydı. Anahtarları aşağıya doğru indirerek yavaşça kasaya doğru eğildi. Elini kasaya doğru götürürken, aynı hizada olan güvenlik çağrı düğmesine dokundu. Artık çok kısa süre içinde polislerin geleceğine emindi. Sadece o ana kadar hayatta kalması gerekiyordu.

Uras, öğrendiklerinden sonra öfkeden neredeyse boğulacaktı

Uras, öğrendiklerinden sonra öfkeden neredeyse boğulacaktı. Hızlanan kalp atışlarının neden olduğu kan basıncını boğazının sol tarafında hissedebiliyordu. Nihayet, baş ağrısı ve dönmesinin yavaş yavaş hafiflemesiyle birlikte ayaklarına güç gelmeye başladı. Artık ruhu, zihni ile iletişimi durdurmuştu. Uras, yerinden yavaşça doğruldu. Katil, tüfeğini Uras'a yönlendirdi. Uras'ın ayağa kalkışından rahatsız olduğu açıktı. Kendisine doğrultulan silahı gören Uras, yanlış zamanda ve yanlış yerde olmanın pişmanlığı ile baş başa kaldı. Şimdi öfkeyle birlikte ölüm korkusu da yaşıyordu. İstemsizce geriledi ve yanlışlıkla raftaki konserveleri yere devirdi.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!