15 - Uyanış

2.8K 281 39

Sabah tam zamanında uyanmıştı Uras. İçinde tatlı bir mutluluk vardı. Kendini hiç olmadığı kadar enerji dolu hissediyordu. Yatağından çevik bir hareketle zıplayarak indi. Giysi dolabını açtı ve üzerine ütülenmiş kolej üniformasını giydi. Odasıyla bitişik olan banyoda elini yüzünü yıkadı, aynanın karşısında saçını özenle şekillendirdi, parfümünü sıktı ve banyodan ayrıldı. Yerde duran sırt çantasını alarak sağ omzuna geçirdi. Sonra masasının üzerine koyduğu o tuhaf eşyaya bir göz attı ve odasından ayrıldı.

Merdivenlerden inerken burnuna kızarmış krep ve yumurta kokusu geldi. İlayda'yı mutfakta kahvaltı hazırlarken gördü. Bu sabah kendini çok aç hissediyordu. Mutfaktaki o nefis koku daha da acıkmasına neden oldu. Maya çoktan kalkmış, salonun içine doğru yarım duvarla bölünmüş mutfağın bar tipi yüksek masası üzerinde kahvaltısını yapıyordu. Uras, çantasını yakın bir kanepenin üstüne bırakarak Maya'nın yanındaki sandalyede yerini aldı. Maya bir yandan elindeki tostunu ısırıyor diğer yandan önündeki kâğıdı inceliyordu.

 Maya bir yandan elindeki tostunu ısırıyor diğer yandan önündeki kâğıdı inceliyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Günaydın Maya! Günaydın anne!" dedi Uras neşeli bir şekilde.

"Günaydın!" diye karşılık verdi ikisi de. Uras'ın bu kadar neşeli olması İlayda'nın gözünden kaçmadı.

"Maya Hanım! Yine erkenden kalkmışız bakıyorum, ama bu sabah beni uyandırmadın." dedi Uras, Maya'ya nükteli bir eda ile bakarak. Maya önündeki kâğıtlarla meşguldü.

"Evet, çünkü bugün sınıfta yapmam gereken önemli bir sunum var." dedi.

"Bu sunum beni işkenceyle uyandırmandan daha mı önemli?"

"Bazı şeyleri tekrar gözden geçirmem gerekiyor. Mükemmel olmalı. Hata yapmamalıyım. Öğretmenim benimle gurur duymalı. Ayrıca Burcu'nun benimle dalga geçmesini istemiyorum."

"İsteğin gibi olacağına eminim Maya'cığım. Yine de gereğinden fazla odaklanmıyor musun? Anlatacaklarını unutacaksın." dedi İlayda. Aynı zamanda Uras için kahvaltı tabağı hazırlıyordu.

"Hatasız olmamasından korkmuyorum desem yalan olur."

"Olabilir. Sonuçta bazen heyecanlanıp küçük hatalar yapabiliriz değil mi?" dedi İlayda.

"Ben mükemmel olmasını istiyorum. Burcu yapacağım ilk hatayı gözleyecektir. Buna eminim. Beni geçmesine asla izin veremem."

"Mükemmel Maya her zaman en iyisini yapar." dedi Uras Maya'nın yanağından bir kesme alarak. Bu hareket Maya'nın hoşuna gitmiş olacaktı ki ona gülümseyerek karşılık verdi.

"Uras bugün seni neşeli gördüm. Ne olur her gün böyle davran, olur mu?" dedi İlayda, hazırladığı tabağı Uras'ın önüne koyarak.

"Bilmiyorum anne. Kendimi bugün müthiş hissediyorum. Sanki dünyaya yeniden geldim diyebilirim."

"Melis olabilir mi acaba nedeni?" dedi Maya, manidar bir bakış ile.

"Şakacı şey seni(!)" diyerek gülümsedi Uras. "Belki olabilir. Nedense koşturmak, zıplamak, oradan oraya atlamak istiyorum. Yani bıraksanız, tavanda bile yürüyebilirim."

"Aman sakın bir daha denize atlama da gerisi önemli değil. Sen ve fazla enerji yan yana yakışmıyorsunuz." dedi Maya, kinaye dolu bir ses tonuyla. Uras, Maya'nın ne demek istediğini anladı ve güldü.

"Tek başıma atlamam bu sefer Mayişko." dedi Uras. "Bir dahaki sefere denize atlarken seni de götüreceğim yanımda, merak etme sen." diyerek, Maya'nın yanağından bir kesme daha aldı ve göz kırptı.

"Eğer bir daha yanağımı öyle çimdirecek olursan seni ben kendi ellerimle atarım." dedi Maya.

"Aman hep böyle mutlu ol sen. Gerisi önemli değil." dedi İlayda. Uras'a üzerinde dumanı tüten bir fincan çay doldurdu ve tabağının yanına koydu.

"Açlıktan ölüyorum." dedi Uras. Kızarmış ekmeklere uzanarak bir dilim aldı, ekmeği eliyle böldü ve tabağındaki yumurta sarısının içine daldırdı.

"Afiyet olsun bakalım." dedi İlayda. "Karnınızı doyurun ve öğretmenlerinizi iyi dinleyin." diye de ekledi.

Uras çayından yudum almak için eliyle cam fincanı kavradı. Fincan birden patlayarak etrafa saçıldı. Buharı tüten çay, mutfak masasının üzerinde yayılarak yere damlamaya başladı. Kimse bunu beklemiyor olacaktı ki herkes birden panikledi. Maya kaynar çaydan nasibini almamak için ayaklarını diğer tarafa çekti.

 Maya kaynar çaydan nasibini almamak için ayaklarını diğer tarafa çekti

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Ay, ne oldu? "diye bağırdı İlayda, telaşla.

"Anlamadım anne. Bardak elimde parçalandı durduk yere." dedi Uras. Avucunu açarak bardaktan arta kalan cam parçalarını masanın üzerine döktü. İlayda mutfaktan çıktı ve Uras'ın yanına geldi. Uras'ın elinde hala küçük cam kırıntılarının olduğunu fark etti.

"Gel şurada elini yıka hemen soğuk suyla." dedi İlayda, Uras'ı mutfak lavabosuna götürerek. Uras elini güzelce yıkadı ve masaya geri döndü. O sırada elinde bir tüp kremle dönen İlayda:

"Hemen şunu da avucuna sürelim. Elin yanmıştır." dedi, yanık kremini Uras'ın avucunun içine sürerek, fakat Uras'ın elinde ne kızarıklık ne de kesik vardı. İlayda bu duruma şaşırsa da üzerinde durmadı.

"Bir şeyim yok anne, gerek kalmadı." dedi Uras, İlayda'nın daha fazla krem sürmesini engelleyerek.

"Hayır, olmaz. Eğer bunu yeterince sürmezsek yanık ilerler." dedi İlayda ve kremi zorla da olsa Uras'ın avcuna sürdü.

"Çay çok sıcak değildi galiba. Bir şey hissetmiyorum." dedi Uras.

"Olur mu öyle şey? Çayı bizzat kendim doldurdum. Ne kadar sıcak olduğunu biliyorum." dedi İlayda.

"Nasıl patlattın onu elinle?" diye sordu Maya. Yarım kalmış tostunu hala elinde tutuyordu.

"Maya özür dilerim inan hiçbir fikrim yok. Sana bir şey oldu mu?" dedi Uras.

"İyiyim. Şükür bana bir damla bile gelmedi de... Anide öyle olunca korktum." dedi Maya.

"Özür dilerim anne ya. Sabah sabah iş çıkardım başına." dedi Uras, İlayda'ya dönerek.

"Önemli değil hayatım. Sana bir şey olmadı ya. Görünmez kaza işte. Bardakları değiştirme vaktimiz gelmiş demek ki." dedi İlayda.

İlayda masayı kuru bir bezle sildikten sonra Uras'a tekrar çay koyup:

"Aman bu sefer daha dikkatli ol. Bardaklar incelmiş olabilir." dedi ve kahvaltıya devam etmek için yerine oturdu.

"Demek ki neymiş? Fazla enerji iyi değilmiş." dedi Maya, şakacı bir tavırla bakarak.

Birlikte güldüler ve kahvaltılarına devam ettiler. Uras karnını tıka basa doldurup, tamamen doyduktan sonra çantasını omzuna alarak masadan kalktı:

"Görüşürüz Maya, görüşürüz anne!" dedi.

"Hadi iyi dersler!" dedi İlayda.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!