For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

10 - Rüzgâr

2.7K 290 59

"Limonatalar geldi!" dedi İlayda, neşeli ses tonuyla. Üzerinde buz gibi limonatayla dolu bardakların ve çikolata parçacıklı kurabiyelerin olduğu tepsiyi masanın üzerine dikkatlice koydu.

"En sevdiğim!" dedi Maya heyecanla ve bardaklardan bir tanesini kaptı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"En sevdiğim!" dedi Maya heyecanla ve bardaklardan bir tanesini kaptı.

Uras, Melis, Maya, İlayda ve Uygar bahçedeki çardakta oturuyorlar, güzel bir kahvaltının ardından bahar kokulu sabahın keyfini çıkarıyorlardı. Kahvaltıya Melis'i çağırmak İlayda'nın fikriydi. Onunla yakından tanışmak istemişti. Herkesin yüzü gülüyordu. Ailesi bir araya geldiğinde çok mutlu oluyordu, Maya. Üstelik Uras yakınlarındayken kendini daha iyi hissediyordu. Ona karşı gizli bir hayranlığı vardı. Onu bir idol olarak görüyor, her daim onun yanında olmak için fırsat kolluyordu. Özellikle ona güzel görünmek için en güzel kıyafetlerini giymişti bugün. Sarı saçlarını özenle süslemişti. Uras'ın görmesi için özellikle onun görüş alanı içinde bulunmaya özen gösteriyor, onu kaçamak bakışları ile gizlice süzüyordu.

Yerden yüksekçe ahşap zeminli çardağın üç yanı ağaçlarla çevriliydi. Ön cephesi, birkaç basamak indikten sonra laleler ve zambaklarla çevrili bahçe yoluna çıkıyordu.

"Hadi bakalım limonatalarınızı alın

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Hadi bakalım limonatalarınızı alın." dedi İlayda.

"Harikasın karıcım. Limonataların efsanedir senin." dedi Uygar.

"Afiyet olsun." dedi İlayda. "Kurabiyelerden de alın."

Herkes, üzerinde buğusu olan iri bardaklardan birer tane aldı ve yudum yudum içerek limonatanın tadını çıkarmaya başladı. İlayda kendisine bir sandalye çekerek oturdu. Ahşap masaya iki dirseğini koyarak Melis'e döndü ve güler yüzle:

"E, anlat bakalım Melis. İkinizin tanışalı baya oldu, ama daha yeni görüyoruz seni. Hep merak ettik."

"Aslında ben de çok istiyordum sizlerle tanışmak. Kısmet bugüneymiş." dedi Melis.

"Aynı sınıftasınız bildiğim kadarıyla, değil mi?" diye sordu İlayda.

"Evet." dedi Melis.

"İkinizin arkadaş olmasına çok sevindim."

"Tanışmamız biraz... İlginç oldu, ama sonra iyi anlaştığımızı fark ettik."

"Artık havalar da güzel. Hiç çekinmeden istediğin zaman evimize gelebilirsin."

"Çok teşekkür ederim. Ayrıca harika bir kahvaltıydı. Uras, yemeklerinizin lezzetinden sıkça bahsetmişti.

"Afiyet olsun. Sık sık yapalım bunu olur mu?"

"Harika olur! Teşekkür ederim. Eviniz de çok güzel bu arada." dedi Melis etrafına bakarak.

Maya, konuşulanları dinliyor, aynı zamanda Melis'i dikkatle inceliyordu.

"Teşekkür ederim. Annen ve babanla da tanışmak isteriz. Bu kasabada yaşıyorsunuz değil mi?" diye sordu İlayda.

"Aslında annem ve babam ayrı yaşıyorlar. Geçen sene boşandılar. Annem şehirde, ben ise burada babamla birlikle yaşıyorum. Çok uzak değil evimiz. Birkaç sokak ileride..."

"Bilmiyordum. Uras bahsetmemişti. O zaman bir gün ayarlayalım da akşam yemeğine çağıralım babanı olur mu?"

"Olur. "diye cevap verdi Melis, gülümseyerek.

"Baban bu kasabada mı çalışıyor, Melis?" diye sordu Uygar, elindeki bardaktan bir yudum alarak.

"Evet" dedi Melis, Uygar'a dönerek. "Kendisi ziraat mühendisi. Annemden ayrıldıktan sonra burada yaşama kararı aldı."

"Artık bu ailenin bir bireyi sayılırsın Melis." dedi İlayda. "Seninle tanışmaktan çok memnun kaldık."

"Ben de çok memnun oldum İlayda Hanım."

"Hanım demene gerek yok. Sadece İlayda demen yeterli..."

"Olur." dedi Melis, tatlı bir gülümsemeyle.

İlayda, Melis'i daha yakından tanımak istiyordu, fakat ona sürekli sorular sorarak rahatsız etmek niyetinde değildi. Sonuçta evlerine ilk gelişiydi. İlk günden onu soru bombardımanına maruz bırakmak yanlış olurdu. İyi bir kız diye düşündü İlayda. Ayrıca, Uras'ın böyle güzel bir kız arkadaşının olmasına şaşırmıştı doğrusu. Uras utangaç ve içine kapanık birisiydi. En azından zor günlerinde onun yanında Melis gibi birinin olmasına çok sevindi.

Maya'nın limonatasını yanına alıp, çardağın hemen yanındaki çimlikte bulunan bahçe salıncağına doğru gittiğini gören Uras:

"Biraz geç oldu ama size bir şey söylemek istiyorum. Ne zamandır aklımda." dedi.

"Ne oldu?" diye sordu Uygar merakla.

"İki hafta önce bahçede birini gördüm."

"Nasıl yani? Biri derken?" dedi Uygar.

"Hırsız gibi mi?" diye sordu İlayda.

"Hayır. Kim olduğunu ve neden geldiğini bilmiyorum. Odamın penceresinden bahçeye bakarken çiçeklerin arasında gördüm onu. Yüzünü göremedim."

"Aman Allah'ım!" dedi İlayda korkuyla. "Buralarda pek hırsız olmaz ama." diye ekledi.

"Hırsız değildi." dedi Uras.

"Nasıl emin olabilirsin ki?" diye sordu Uygar.

"Çalılıkların arasından beni izledi sadece. Saklanmadı. Feneri almak için içeri girdim. Sonra pencereye döndüğümde çoktan gitmişti."

"Bahçeye alarm kurma zamanımız gelmiş anlaşılan." dedi Uygar.

"Kesinlikle Uygar. Bugün bu işi hallet." dedi İlayda telaşla. Ardından Uras'a döndü:

"Uras, aradan o kadar zaman geçmiş bu şimdi mi söylenir?"

"Önemli bir şey olduğunu düşünmemiştim. Bir daha gelmedi zaten."

"Hayır. Bunu kabul edemem. Hepimizin güvenliği söz konusu burada." dedi İlayda. Öfkeliydi fakat bunu belli etmemeye çalıştı. Sonuçta misafirini tedirgin etmek istemezdi.

"Kim olabilir ki? Çok merak ettim şimdi." dedi Melis sohbete katılarak. O da diğerleri ile birlikte endişelenmişti.

"Anlaşılan kim olduğunu bilmiyoruz, ama ben bu konu ile ilgilenirim bugün. Bugüne kadar hiç ihtiyaç duymamıştık ama yine de önlem almakta fayda var. Kasaba genel olarak zengin muhitlerle dolu. Birkaç kişinin ilgisini çekmiş olabilir. Komiser Emre Bey'le de bir görüşsem iyi olacak." dedi Uygar.

"Bu kadar panik olmanıza anlam veremedim doğrusu." dedi Uras, fakat ona aldırış eden olmadı.

İlayda eve doğru bakıyordu.

"Evin bütün kapıları açık şuan. Burada oturuyoruz ama..."

"Gündüz bu saatte korkulacak bir şey yok, tatlım. Ben icabına bakarım kafana takma sen." dedi Uygar, kendinden emin bir şekilde. Ardından: "Ben kalkayım madem." diyerek ayaklandı. Melis'in yanından geçerken durdu.

"Melis, seninle tanıştığımıza memnun olduk. Yine bekleriz tamam mı?" dedi.

"Ben de memnun oldum. Teşekkür ederim." diye cevap verdi Melis.

"Hadi bakalım akşam görüşürüz o zaman." dedi ve çantasını alarak ayrıldı Uygar.

Uras ve İlk Yolculuk (Yakında Raflarda)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!