HATIRLAMAMIŞ GİBİ

2.4K 168 23

Defne gözlerini açıp Ömer'in gözlerine baktı.

Hatırlamıştı ama... Ömer'in karşısında Selim ile eğlenmek... Eğer hatırladığını söylerse Ömer Defne'nin bilerek Selim ile karşısında eğlendiğini düşünür. Bu onun canını daha da yakar.

Defne kendini geri çekip saçını arkaya savurdu. Selim o sırada elinde içeceklerle geldi.

"Keşke gelmeseydin."

Defne kendini toplayıp alay etmişti.

"Ömer barmeniniz çok yavaş."

"Çünkü normalde barmen benim."

Diyip arkasına yaslandı Ömer. Selim Defne'nin yanına oturdu. Ömer önündeki bardağı alıp içkisini yudumladı. Az önceki olayı kenara bırakıp normal hayata döndü.

"Ee... Şirket nasıl gidiyor?"

Defne hiçbişey söylemiyordu. Arkasına yaslanıp içkisini içmeye başladı. Defne cevap vermeyince Selim cevapladı.

"Tam gaz ilerliyor... Ömer sen tasarım okumuştun dimi?"

"Evet. Defne'yle aynı üniversitede."

"Ee sen niye bizim şirkette çalışmıyorsun? İyi bir tasarım ekibine ihtiyacımız var."

Ömer içinden 'Defne arkadaşım diye dolanırken mi? Asla!'

Kendinden emin bir şekilde cevap verdi.

"Yani öyle gelemiyorum ben sıkı işlere. Herkes put gibi. İyiyim ben böyle."

Selim başını sallayıp içkisinden bir yudum aldı. Sinirli bir şekilde kpnuştu.

"Benimle bir gelir misin?"

Defne Selim'e sorarcasına göz kırptı.

"Bu işlerle ilgili bişey konuşcam."

Defne arkasına yaslandı. Ömer kendinden emin bir şekilde ayağa kalktı. Selim Ömer'in odasına çıktıklarında Ömer'in kapıyı kapatmasını beklemeden ağır bir yumruk attı.

Yakasına yapışıp;

"Sen Defne'yi mi seviyosun?!"

"Ne diyosun lan sen?!"

"Defne'yi benden alamazsın!"

"Öyle bir alırım ki..."

Diyip üste çıktı ve ard arda yumruklarını indirdi.

"Defneden uzak dur!"

"Hadi lan! Çakma sevgili seni!"

"Defne beni seviyo! Seni değil! Beni seviyo!"

Ömer Selim'in bu söylediğine çok sinirlenmişti. Bütün gücünü avuçlarına toplayıp Selim'in suratına indirdi. Sinirden nefes nefese kalmıştı.

"Eğer Defne'yi kullanıyosan... Ulan seni öldürürüm!"

"Bana bak barmen kardeş... Ben Defne'ye hayatta zarar vermem."

"Lan siktir! Zarar vermez miş!"

"Sen de ona zarar veremezsin! İzin vermem!"

Selim Ömer'den kurtulup ayağa kalktı. Ömer de karşısına geçti.

Selim ezici bir bakış attıkdan sonra konuştu.

"Doğru. Sen o kadar güçsüzsün ki artık... Defne sana zarar veriyor. Senin onu sevdiğini bilmiyo bile!"

Ömer artık o kadar sinirlenmişti ki... Selim'in yakasına yapışıp duvara yapıştırdı.

Ömer hiçbirşey söylemeden gözlerine baktı nefretle.

"Ee... Birşey demiycek misin? Yoksa haklı mıyım?"

Ömer yine cevep vermedi. Çünkü Selim doğru söylüyordu. Doğru! Ömer o kadar güçsüzdü ki artık. Hayata yenik düşmüştü. Selim Ömer'in ellerini yakasından çekdikden sonra masanın üstünde duran peçeteyi alıp burnundan akan kanı temizledi. Yakasını düzeltip odadan çıktı.

Ömer kapıyı kapatıp kendini yere bıraktı. Çaresizlik çok kötüydü. Hiç gücü yoktu. İki kelime söyleyemiyecek kadar. "Seni Seviyorum!" diyemiycek kadar! Çaresiz kalacak kadar...

Selim Defne'yi apar topar bardan çıkardı.

"Noluyo Selim? Ne bu acele? Ayrıca Ömer nerde?"

"Ömer'in işleri çıktı canım."

"Biz niye gidiyoruz o zaman? Dursaydık biraz daha."

"Yarın önemli bi toplantı var. Uykusuz gitmiyelim."

"Selim... Söylemek istediğin birşey mi var?"

"Hayır."

O sırada arabayı getirmişlerdi. Selim kapıyı açıp Defne'nin binmesini bekledi. Daha sonra şöför koltuğuna oturdu.

(...)

Defne elinde bir çanta dolusu spreyle sokakta ilerliyordu. Ömer'de aynı şekilde. İkiside düşüncelerini atacaklardı.

Defne durup çantayı yere bıraktı. Karşısında duran Ömer de. İkiside çantadan sprey alıp aynı duvarın iki ucunu boyamaya başladı. Spreyleri acımasızca sonuna kadar kullanırken ikisi de birbirlerine bakmıyordu. Sadece boyuyorlardı işte. Eskiden yaptıklarının tam tersi. Defne durup spreyi yere bıraktı. Ömer arkasını dönüp sprey aldığı sırada Defne bağırarak Ömer'in sırtına atladı.

"Aslan çikolataaaa!"

Ömer şaşkınlığını bir kenara fırlatıp Defne'ye sprey verdi. Defne duvar'ın üst kısmını, Ömer de alt tarafları yapıyordu. İşte buydu! Eskisi gibi...

Yaptıkları şeyi bitirdiklerinde Defne Ömer'in sırtından inip geriye doğru adım attı. Ömer yanına geldiğinde duvara baktılar. Duyguları birleşip mütiş birşey olmuştu. Birbirlerini tamamlamışlardı.

Bir saatliğine de olsa eskisi gibi olmuşlardı. Defne önce ne diyeceğini kafasında toparladı. Sonra derin bir nefes alıp duvara bakarak konuştu. Ömer de gözlerini duvara dikmiş Defne'yi dinliyordu.

"Ne olduğunu hatırlayamadım ama... Seninle eskisi gibi olmak istiyorum."

Ömer burukça güldü ve elini uzattı.

"Anlaştık."

Defne Ömer'in elini sıktı.

"Anlaştık."

Bölüm sonu.

İnşallah beğenmişsinizdir.

Yetiştiremiycem diye korkmuştum ama yetişti.

Bayram geliyo. Temizlik hazırlık derken hikaye arada kaynıyo. Bayramda iş çok olucağı için belki aksayabilir. Bi de okul telaşı var. O yüzden bölümler aksarsa okumayı bırakmayın. Okullar başladığında her haftasonu bölüm paylaşıcam. Belki hafta içi bazen atabilirim.

Anlayışınız için şimdiden teşekkür ediyorum.

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.

Gelecek bölümde görüşmek üzere.

NABER BARMEN? Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!