Telefonuma uzanıp mesajın kimden geldiğine baktım, bir numaraydı.
"Merhaba, nasılsın? Umarım hatırlamışsındır.
-Harrison x (:"
Sanırım bu otelde tanıştığımız Harrison'dı. Başka Harrison tanımıyordum.
'Kim o Jessica?'
'Umrunda mı Jamie'
'Jess, odaya sadece yarım saat kadar geç geldim diye böyle mi davranacaksın?'
'Harrison'
'O kim?'
Kalkıp yanıma geldi ve yatağa oturdu.
'Otelde tanışmıştık, kız arkadaşıyla tartışmışmıydı kız arkadaşı bunu aldatmışmıydı neydi işte. Telefonunu kullanmıştım aslında öyle bi vesileyle tanıştık. E sende bana öyle davranınca sohbet ettim bende'
'Bu herifle konuşmayacaksın, adama bir de numaranı verdin öyle mi?'
'Jamie bir anlık vermiş bulundum, hem sinirlenecek bir şey yok, adamın sevgilisi var'
'Hani nerde var kavga etmişler diyorsun'
'Barışmışlardır'
'Barışmışlardır öyle mi, bana telefonu ver'
'Hayır Jamie lütfen tatsızlık çıkarma ya'
'Jessica telefonu ver, sert olmayacağım'
'Hayır, bak gerçekten, konuşmayacağım tamam mı, söz'
'Jessica, telefonu ver'
Telefonu istemeyerekte olsa ona verdim. Tanrım, lütfen ona kızmasın. Her seferinde böyle olmasından gerçekten nefret ediyorum. Onu aradı, lanet olsun.
'Merhaba, sanırım adınız Harrison. Az önce kız arkadaşıma mesaj atmışsınız, sahi neden mesaj atıyorsunuz bu saatte? Ben erkek arkadaşıyım, bir daha kız arkadaşıma mesaj atmassanız sevinirim aksi taktirde sonu iyi olmayacaktır. Umarım kız arkadaşınızla barışmışsınızdır, kendinize iyi bakın, iyi geceler.'
Telefonu kapattı. Yumuşak olduğuna şükrettim. Harrison iyi biriydi ona kızmasını gerektiren hiçbir neden de yoktu. Bir tür sesli mesaja benzemişti, telefonu geri verdi ve derince nefes aldı.
'Korkmana değmiş mi'
'Hayır, teşekkürler, sert olmadığın için'
'Yanında yatabilir miyim?'
'Bir daha geç kalacak mısın?'
'Hayır, asla'
'Yatabilirsin'
Kıvrılıp yattı, bana arkamdan sarılıp başımdan öptü.
'Şu gece lambasını kapatır mısın Jess'
'Hayır, korkuyorum'
'Ben buradayım, kapat hadi'
Kapatıp ona iyice yaklaştım, iki koluylada beni tamamen sarmaladı.
'Yarın benim kredi kartımı al olur mu'
'Ne için?'
'Bilmem, kendine bir şeyler almak falan istersen, annenden para alma, ben varken ayıp olur'
'Saçmalama Jamie, ben hallederim kendi paramdan'
'Asıl sen saçmalama, bu konuda defalarca konuştuk, kartımı al Jessica'
'Tamam alacağım, sana bunca paranın nereden geldiğini merak ediyorum'
'Açıklamamı istiyor musun cidden?'
'Evet lütfen'
'Abim öldüğünde tüm her şeyini bana bırakmış vasiyet olarak. Bir şirketi vardı Alabama'da, orayı işletmesi de bana kaldı. Bende sürekli oraya gelip gidemeyeceğime için insanları işe aldım, o zamanlar geliri yoktu, açık söylemek gerekirse abim bu işlerde pek iyi değildi. Şimdi biraz ilerlettim ben, para basıyor. Bir dağıtımcı gibi bir şey. Öyle işte, kazanıyorum.'
Ona dönüp sarıldım, o da bana sarıldı.
'Özlüyor musun?'
'Çok özlüyorum'
'Kıyamam sana ya'
Başına sarılıp yüzünü okşadım. Yanağımdan öptü, bende onu sıkıca sardım, sarmaşdolaş kaldık.
'Yarın beni özleyecek misin'
'Nasıl özlemem seni Jamie, delireceğim'
'Akşam benimsin o zaman, şu avucumun içinin kaşıntısını bi giderelim'
'Giderelim bakalım'
Belime sımsıkı sarıldı bende ona sarıldım. Mükemmel kokuyordu.
'Bana eski kızları anlat'
'Jessica neden bu denli ısrarcısın? Kıskancaksın, üzüleceksin, boşuna aramız bozulacak. Hem bende hatırlamak istemiyorum ki, dünyanın en gereksiz şeyi yani'
'Çünkü geçmişini merak ediyorum, onlar gibi miyim, değil miyim, daha mı çirkinim, daha mı güzelim, bilmiyorum ki, sadece bilmek istiyorum'
'Onlardan çok farklısın, çok daha güzelsin, onlar gibi değilsin, bunları bil yeter'
'İyi peki, ama hani bi gün evlenmek falan istersin diye söylüyorum senin geçmişini en ince ayrıntısına kadar öğrenmeden asla böyle bir şey yapmam.'
'Tamam yapma, yeri geldiğinde söylerim o zaman, şimdi hiç gerek yok'
'İyi'
'Kızdın mı bana'
'Biraz ama sorun yok, geçde olsa öğreneceğim'
'Aynen, boşverelim lütfen, hadi uyu bakalım artık şımardın iyice'
'Tamam, iyi geceler'
'İyi geceler'
Kucağında huzurla dolup uyumaya çalıştım. Çok geçmeden de uyumuştum zaten..
***
'Hadi çıkalım öyleyse'
'Hadi bakalım'
Telefonumu aldım ve hepimiz kapıdan çıktık.
'Ne yapalım? Arabayla mı gideceksiniz Ashley?'
'Bilemedim ki, hava da güzel aslında yürüyebiliriz'
'Oldu, akşam nasıl döneceksiniz kadın başınıza?'
'Jamie haklı, arabayla gidin, hangisiyle gideceksiniz'
'Jamie'nin arabası çok hızlı ben onu süremem, bizimkiyle gidelim'
Anlaştıktan sonra herkes arabalara bindi. Jamie'ye sımsıkı sarıldım.
'Çok özleyeceğim ya'
'Seni seviyorum, ara olur mu'
'Tamam, sende, görüşürüz,'
'Görüşürüz'
Yanağımdan öptü ve ikimizde bindik. Sanırım bu ayrı ayrı takılacağımız ilk gündü. Annemler önde ben ve Meg'de arkadaydık. Annem merkeze doğru sürdü, arabayı park etmek için uzun uğraşlarda bulunduktan sonra sonunda bir yer bulduk ve çarşının içine daldık. Hayli kalabalıktı zaten boş olduğu tek bir gün bile gördüm demek yanlış olurdu. Rastgele mağzalara girdik, biraz ileride en sevdiğim iç çamaşırı dükkanını gözüme iliştirdikten sonra oraya gidebileceğimizi söyledim. Mağza iki katlıydı ve şehrin en büyük çamaşırcılarından denilebilirdi. İçeri girdik ve kadın bölümü yukarıda olduğundan direkt oraya çıktık. Gözüme hemencecik solda duran mosmor külotu kestirdim. Kesinlikle erotik bir yanı olmamasına rağmen fiyatını da ucuz görünce bedenimi bulup kaptım. Biraz bakındık. Bi tane daha görüp annemlere gösterdim.
'Nasıl bu?'
'Güzelmiş'
Beyaz dantelli bir jartiyerli iç çamaşırıydı. Tanga olmasını da eklemeden geçemem. Çok beğenip onu da aldım. Kenarda çok ince bi dantelden yapılmış sütyen duruyordu ama buna sütyen denir miydi bilmiyorum. Sadece iki dantel parçası ve ipler. Simsiyahtı. Beğenip onu da aldım. Biraz daha bakındık ve ödeyip çıktık. İlerideki kozmetikçiye girip oraya da biraz bakındık. Prezervatif almaya karar verdim ve annemler görmeden ilgili bölüme gittim. Görseler kızmazlardı ancak görmeseler daha iyiydi. Klasik olanından alıp kasaya gittim ve ödedim. Annemleri dışarıda beklemeye karar verdim o sırada Jamie'yi aradım.
'Ne yapıyorsun'
'İyiyim Jess anca açıldık, sen ne yapıyorsun?'
'İyiyim, sadece nasıl olduğunu merak ettiğim için aramıştım'
'İyiyim, teşekkürler'
'Soğuk musun sen biraz, bir şey mi oldu?'
'Hayır, sorun yok, evde görüşürüz tamam mı?'
'İyi peki tamam'
Görüşürüz diyemeden suratıma kapattı. Bir şey olduğu kesindi ama benimle ilgili olduğunu düşünmüyordum. Akşam konuşmamız gerekiyordu. Biraz daha gezip eve döndük. Saat yedi civarlarıydı ve babamlar hala dönmemişti. Biraz bekledik o sırada da yemekleri hazırladık. Geleceğe benzemiyorlardı bu yüzden biz yedik ve üzerine kahve bile içtikten sonra sonunda geldiler. Yorgun gözüküyorlardı saat on civarlarıydı. Hepsi girip kendini koltuğa attı.
'Elinizi yıkayın ya'
'Hoşbulduk Jessica'
'Hoşgeldiniz'
Kalkıp ellerini yıkadılar ve yukarı çıktılar, bir daha inmeyince yattıklarını anladık. Annemlere iyi geceler dileyip odama çıktım, Jamie yatakta uzanıyordu ve tavanı izliyordu. Ben gelince yüzünü sildi, kapıyı kapatım yanına uzandım.
'İyi misin sen'
'İyiyim, sorun yok'
'İyi değilsin'
'Hayır iyiyim, gerçekten'
'Ne oldu Jamie, aradığımda da bir şey olmuştu zaten, anlat lütfen'
'Boşver tamam mı, sorun yok'
'Sorun var, lütfen söyle'
'Tamam, söyleyeceğim ama ardından ikimizde uyuyacağız, soru sormak yok, uyumak var, tamam mı'
'Anlaştık'
'Küçükken bana kendini sürekli becerttiren bi bakıcım var demiştim ve sürekli beni beceren bi eşi, hatırlıyor musun? Onları gördüm, indiğimiz limandalardı'

+25 vote +10 yorum sizi seviyorum 💕☺️

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!