Irene Hope ruhsuz-penguen 'dir.
"Günaydın Bay Hiddleston."
Tom, hastane yatağının yanında dikilen koca cüsseli iki adamı süzdü.
"Günaydın?"
"İfadenizi almak için buradayız."
Tom, polis şapkaları ve armalarında göz gezdirdi.
Birkaç saniye, neden hastanede olduğunu ya da neden ifadesinin istendiğini anlayamadı.
Hemen ardından kanına sızan ince, keskin soğuk tüm düşüncelerine birer bıçak biri saplandı ve sinirlerinde ani bir irkilmeye sebep oldu.
Ürperdi, tüyleri birer diken gibi dik ve soğuktan donmuş hâle geldi.
"Ne için..?" diyebildi en sonunda, titreyen dilini bir hizaya sokabildiğinde. Dişleri zangır zangır birbirine çarpıyordu, küçük dilini yutacaktı az daha.
"Reed Adler cinayeti için."
Tom, ellerini hızla ağzına kapattı.
Tüm bu yaşananların kabus olması gerekiyordu.
Reed'i öyle görüşü ve hemen ardından bayılışı, rüya olmalıydı.
Uyandığı bu yeni sabah, onu refaha ulaştırmalı ve azılı düşmanını ona geri getirmeliydi.
Ama olmuyordu işte.
Cinayetin bir numaralı tanığıydı, hiçbir şey görmemişti ama ifade vermeliydi.
Her şeyi açıklayabilse, bayılışını n'asıl açıklayacaktı?
Reed'le konuşurken öylece bayılıvermişti, hem de konuşmanın tam ortasında.
Bunu kendine açıklayamıyordu, bu adamlara n'asıl açıklayacaktı?
Durup dururken cinayetten bile suçlanabilirdi.
Aklına gelen ilk soruyu yöneltti onlara.
"N'asıl ölmüş?" Fazla masum, bilgi eksikliğini açıklar bir cümle...
Daha iri olan sarışın polis memuru, tek kaşını şüpheyle kaldırdı.
"Ne yani, görmedin mi?" dedi ondan biraz daha küçük ve esmer olan.
"Baygındım."
İki polis memuru alçalttıkları sesleriyle birbirlerine döndüler.
"Ne diyor bu be?" dedi esmer olan.
"Baygınmış işte Robert."
"Niye bayılmış peki, Chris?" dedi Tony, gözlerini kısıp alay eder gibi.
"Belki ürkmüştür. Korkudan bayılmıştır."
"O hâlde katili biliyor olmalı, görmüş olmalı."
"Belki başka bir şeyden ürkmüştür."
İki adam birbirleriyle anlaşıp el sıkıştılar, daha sonra yatakta iyice küçülmüş olan Tom'a döndüler.
"Neden baygındınız Bay Hiddleston?"
Bu, cevabı belirsiz bir soruydu.
Tom, tam bilmeyeceğini söyleyecekti ki esmer polis, Robert; Chris'in kolunu tuttu ve odanın köşesine çekti.
"Bu adam bize istediğimiz bilgileri böyle vermeyecek. Daha vurucu şeyler sormalıyız. "
Chris, başıyla Robert'ı onaylarken Tom ecel terleri döküyordu.
