' Masallardan Korkuyorum '

577 60 62

Gözlerimi açtığımda yine her sabah gibi üstümden tır geçmişti, bu ülkeden bu yetimhaneden, arkadaşlarımdan, öğretmenlerimden uzağa çok uzağa kaçmak istiyordum. Yavaşça yataktan vücudumu sıyırdım ve yatağımın kenarında ki aynada paspallığımı inceledim, duş almaya bayılırdım ama maalesef her zaman mümkün olmuyordu ve dün duş aldığım için bugün alamıyordum. Saçlarımın altın kumrallığı dalgalı bir şekilde birbirine girmişti ve gözlerimin maviliği Glassgow'un haşin gökyüzünün koyu grisine dönmüştü. Elimi yüzümü yıkayıp şu aptal yetimhaneden azar duymadan uzaklaşmak istiyordum, acele ederek elimi yüzümü yıkadım saçlarımı dağınık salaş bir topuz yaptım ve siyah bir tişörtle mavi bir kot giydim, siyah spor ayakkabılarım eskimişti ama eğitimim için gelen bursu bunun  için harcayamazdım. Siyah sırt çantama projelerimi ve kitaplarımı koyup telefonumu aldıktan sonra yatağımı düzledim ve odamdaki diğer 4 kişiyi uyandırmadan yavaşça odadan çıktım. Koşar adım yetimhanenin dışına attım kendimi ve derin bir nefes aldım işte en sevdiğim kokuydu bu yağmurun toprağa değdiğinde oluşan o muazzam toprak kokusu...

Ailesi tarafından kıçına tekme vurulmuş, özel bir lisede burslu olarak okuyan lanet bir yalnızın tekiyim. Buna rağmen her sabah erkenden kalkıp okula yürümek, özellikle yağmurlu günlerde yürümek benim belki de bu hayatta yaşamama sebep olacaklar listesin de ilk sıralardadır. Ki zaten çok fazla bir sebepte yoktu hayatta yaşamama sebep olacak ... Hayat bile bu sebeplerin olmaması açısından kalbim delik dünyaya fırlatmış beni bu da yetmemiş gibi ailem tarafından da çok sevilmemişim sanırım, en azından  yetimhanede  olmam bunu gösteriyor. Yağmur hızlandığında okula giriyordum yavaşça sırt çantamdan kitabımı çıkarmakla uğraştım çünkü okulda ki tek burslu bendim ve okulun birincisi, okul başkanı olmamdan dolayı hayatın sadece bana bu yönden iyi bakmasından dolayı burada ki bütün öğrenciler istisnasız bana düşmandı. İlk geldiğim günlerde az eziyetler çekmemiştim, çoğu kez aşağılanmış ve dışlanmıştım ama bu benim görmediğim muamele değildi yetimhane zaten bana doğduğumdan beri bu güzelliği yapıyordu. Tam binaya girecekken çok yüksek bir motor sesi ve ardından kendimi ıslanmış olarak buldum,  zaten üstüme hırka almadığım için üşüyordum bir de üstüne ıslaklık bütün vücudum donmaya başlamıştı. Yavaşça gelen motora baktım, üniversiteli olduğunu düşündüğüm kumral kaslı bir adamla göz gözeydim ve bu pislik beni ıslattığı için sırıtmakla meşguldü. 

Onu okulda ilk kez görüyordum kesinlikle öğrenci değildi, gözlerime bakıp '' Affedersin '' dedi, sesi çok çekiciydi noluyordu bana yavaşça yutkundum bu sinir şeye önemli değil demek bile istemiyordum ama ben okul başkanıydım ve bunu yapmak zorundaydım. Kötü insanlardan nefret ediyordum ve onlar gibi olmamak için elimden geleni yapmalıydım gülümsedim gözlerine baktım tanrım gözleri çok güzeldi  '' Önemli değil, zaten yağmurda da ıslanmıştım '' deyip arkamı döndüm ve binaya girdim sola dönüp kızlar tuvaletine girdim en sık geldiğim yerdi aslında bütün ağlamalarıma şahit olan dostlarım gibiydi bu tuvaletlerin her biri komikti aslında ama hayat kendisine güldürmeyen bir komedi değil miydi zaten; en azından ben bu komediyi izledikçe ağlayanlardandım.. 

Üstümde ki ıslaklığı kontrol edip kendimi kurutma makinasının önünde kurutmaya çalıştım ama tişörtüm sırılsıklamdı gözlerimi kapadım. Güne çok güzel bir başlangıç yapmıştım her zaman ki gibi dudaklarıma nemlendiricimi sürdüm ıslaklığıma razı olup tuvaletten çıktım, kendimi kurutmak için zaman kaybettiğimin farkına vardığımda ise derse tam 3 dk geç kalmıştım ve bu benim için çok nadir olan bir şeydi. Fizik laboratuvarının kapısına tıklatıp içeri girdim, Daniel hoca tahtaya formülleri yazarken '' Leana hemen yerine geç bir daha olmasın lütfen '' dedi, özürdilerim efendim deyip yerime geçmek için harekete geçmiştim ki sıramda o ukala beni ıslatan motorlu ayı oturuyordu.  Hem de bütün varlığıyla sıranın yüzde doksanını kaplamış bana yüzde onluk bir alan bırakmıştı. Sınıfta tek başına oturan bir tek ben vardım çünkü kimse beni yanına oturmaya layık bir insan olarak görmüyordu yavaşça çocuğun yanına oturdum ıslaktım ve üşüyordum bu da yetmezmiş gibi adam kaloriferin yanında oturuyordu. Not almak için defterimi çıkarırken vücudumun her yeri titriyordu üstüme hırka almamakla aptallık etmiştim, defterimi koyarken sıraya kolum onun göğsüne değmişti sıcaklığı koluma değdiğinde resmen ona kalorifermiş gibi sarılmak istedim. 

Fizik hocam '' Leana, sınıfımıza yeni gelen Ian' la mutlaka teneffüs de tanış ve ona okul hakkında yardımcı ol kendisi Oxford lisesinden geldi ve hem 3 hem de 4. sınıf derslerini aynı anda alıyor aynı senin gibi '' dediğinde yavaşça gülümsedim. '' Tabi ki bay Murrock , fakat 8 proje ve okul başkanlığını yürütürken pek fazla zaman ayıramayabilirim kendisine ama yine de yardımcı olamaya çalışacağım.'' ...  

Ian'nın yanında gülümsediğine emindim bu adam neden durmadan gülümsüyordu, ben gülmekten nefrete ederim ve gülümsemelerim genelde zorla olurdu.  Ian beni belimden tutup kendine çektiğinde ne yapacağımı şaşırmıştım kucağının üstünden beni kaloriferin olduğu tarafa geçirip üstünde ki hırkayı benim üstüme çocukmuşum gibi giydirdiğinde gözlerimin dolmasına engel olamamıştım. Aman Allah'ım hayatımda ilk kez biri benim için benim iyiliğime olan bir şey yapıyordu ve ben deli gibi ağlamak istiyordum.  Üstüme giydirdiği hırkadan hayatımda en sevdiğim kokuyu yağmur değmiş toprak kokusu ama daha farklı bir şey de vardı, yavaşça hırkayı kokladığımda bunun sandal ağacı kokusu olduğunu farkettim. 

Ian kulağıma fısıldadığında normalde üşümem gerekirken bir anda içini ateş basmıştı

 '' Sakin ol seni zannettiğin kadar yormam Leana uyumlu çocuğumdur '' 


AŞKA GELEN YABANCIBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!