FİLM

3.4K 192 57

"Defne birşey söylemek istiyorum."

"Söyle bakalım. Neye borçluyum ziyaretini."

"Gören de hiç gelmiyorum sanar."

"Gelmiyosun tabii."

"Ben mi gelmiyorum?"

"Evet. En son ne zaman geldin?"

"2 gün önce."

"2 gün çok uzun. Tam olarak 48 saat."

"Dalga mı geçiyosun?"

"Evet."

Diyip güldü. Kapı tıklandı ve içeriye Selin girdi.

"Kahveleri getirdim."

"Teşekkürler."

Selin kahveleri koydukdan sonra çıktı.

"Ee ne söyliycektin?"

"Ben artık çalışmaya başlamak istiyorum."

"Hmm. Peki bu şirkette olur mu?"

"Aa yok öyle değil. Yani haberin olsun diye söyledim. Öyle bana göre bir yer bulursan..."

"Aaa tabii. De sen niye burda çalışmak istemiyosun?"

"Yok ya. Bana göre değil böyle yerler. Kasıyo."

"Bişey diyim mi?"

Ömer başını salladı.

"Sende barmen tipi var bak."

Ömer gülmeye başladı.

"Ben mi?"

"Hı-hı."

"Doğru söylüyosun."

İkisi de gülerken kahvelerinden bir yudum aldılar.

"Senin işlerin yoksa yemeğe çıkalım mı?"

"Bütün işlerim bitti. Yani gidebiliriz."

"Ama hesaplar senden."

Gülmeye başladılar.

"Şaka yapıyorum tabii ki. Hadi gidelim."

"Tamam."

İkisi de ayağa kalktı.

(...)

Masalarına karşılıkkı oturdular. Garson geldi.

"Hoşgeldiniz."

"Teşekkürler."

"Menüye bakabildiniz mi?"

Ömer konuştu.

"Bir dakika... Defne sen ne yersin?"

"Ben risotto alıyım."

"Tamam o zaman ikimiz de risotto istiyoruz."

"İçecek ne alırsınız?"

Ömer Defne'ye sorarcasına göz kırptı.

"Sen ne istersen."

"O zaman şarap?"

Defne kabul etti.

Garson başıyla onaylayıp ilerledi.
"Buraya daha önce gelmemiştim."

"Çünkü yeni açıldı."

"Bişey diycem."

"Söyle."

"Sen niye okuduğun mesleği yapmıyosun?"

"Dedim ya... O mesleği yapmak için seninki gibi bi şirkete girmem lazım. Ama geriyo beni işte. Sinirli halimi bilirsin."

NABER BARMEN? Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!